Sunum yaptığım günün üstünden 1 hafta geçmişti. Neyseki sorunsuz bir gün olmuştu olması gerektiği gibi ben sunumumu yaptım oda aralarda dahil olarak yardımcı oldu. En son bütün herkes çıkmaya başladığında bende bilgisayarımı topluyordum. O sıra yanıma gelip konuşmak üzereyken abim aramıştı. Bende direkt fakülteden çıkıp. Beni bekleyen abimin arabasına binmiştim. Sonrada öğrenmiştim adını. Beyin cerrahı Göktuğ Korkmaz. Alanında gerçektende başarılı biriydi. Maalesef ki ben bundan nasibimi alamamıştım.
Bu gün ise kuzenim Aselin düğünü vardı. Kuzenden de yakındım onunla ne olursa hep dimdik yanımda durmuştur. Bu gününde onu yalnız bırakmıyacaktım. Allahtan derslerim sabahtandı. Okuldan çıkıp direkt eve geçtim ve hazırlanmaya başladım. Üstüme belime tam oturan siyah saten askılı bir elbise giymiştim. Ayak bileğime kadar uzanan eteğinde yartmacı vardı. Siyah stiletolarımı giydim makyaj olarakta hafif tutmuştum kırmızı bir rujlada patlatmıştım. Saçımın uçlarınada maşa yapıp açık bırakmıştım.
Aşığıya indimde abimler ve babam beni beni bekliyordu. Annemse ayakkabısını giyiyodu. Babam beni görür görmez. Annene dönüp "Hayatım gel biz baş başa gidelim ne dersin? "
Annemin "Koltuğumu özledin canım ben bilmiyorum sanki seni" demesiyle babam susmuş abimler açtıkları ağızlarını kapatmak zorunda kalmışlardı.
Daha sonra evde çıkıp düğün salonuna geçmiştik. Bizimkiler bir masaya geçip oturmuşlardı. Bende Aselin yanına çıkıp bir ihtiyacı var mı diye bakmıştım. Beyazlar içinde bir ay parçası gibi olan Asele bakarken istemeden duygulanmıştım. En güzel anılarımda hep vardı o şimdi ise evleniyodu.
"Bizim erkek fatma duygulanabiliyor muydu ya? "
"Şaka gibi evleniyorsun. "
"Hem de aşık olduğum adamla evleniyorum kızım. "
"Hep bir telefon uzağındayım biliyorsun demi? "
"Hiç şüphem olmadı ki. "
"Bu kadar duygusallık yeter ihtiyacın bişeye ihtiyacın var mı? "
Asel hızla masanın üstende duran kırmızı nedime kurdalesini koluma bağladı. Sonra damat beyciğimizin gelmesiyle ben aşağıya indim onlarda bi 15 20 dakika sonra inmişlerdi.