Adım gölge, sadece gölge...
Artık kendi karanlığında kaybolmuş bir gölgeden ibaretim...
O patlamadan geriye kalan tek şey küle dönmüş bir beden oldu...
------------------------------------------------------------------------
Nerede kalmıştık? Evet taburcu olmuştum. Devlet baba maalesef bana bakmamıştı.
Sinir katsayım ile beraber içimdeki intikam ateşi de harlanıyor, beni bu hale sokan kahpeleri daha kötü bir şekilde cezalandırmak istiyordum.
Ancak bırakın tekrar askere dönmeyi, nizamiyenin paspasında bile yatırmadılar. Beni, 'gazi' ünvanı ile kapı dışarı ettiler.
İşte burada anladım ki; devletin artık benim hizmetine ihtiyacı yoktu. Fakat benim devlete misliyle ihtiyacım vardı.
Nitekim ihtiyaçlarım karşılandı, gazi maaşı bağlandı ardından bana bir ev tahsis edildi ve üç yıl kira ödemeden oturabileceğim söylendi.
Durun işte orada, benim istediğim şey bu değildi. İstediğim şey o hainlerin kökünü kurtmaktı, ihtiyacım olan şey buydu.
İşte o gün kendime bir söz verdim; o piç kurumlarının hepsinin döl yataklarını kurutacaktım ki bir daha çoğalamasınlar. Bu ülkede bir daha çocuklar babasız, analar evlatsız kalmasın diye...
Aynaya baktığımda artık kendimi bile göremiyordum, bu adam kimdi? Bu adam ailesini koruyamamış beceriksizin tekiydi.
Yüzüme baktığım her geçen gün kendimden tiksiniyordum. Suratımdan eser bile kalmamıştı, belki acı hissetmiyordum fakat içimdeki acıyı da dindiremiyordum.
İntihar etmeyi çok düşündüm aslında. Fakat hiçbir işe yaramayacak, çoluk çocuk, kadın, yaşlı demeden yine herkesi katletmeye devam edeceklerdi.
Belki bu yüzden, belkide içimdeki acıyı biraz olsun dindirebilmek ve yanmış yüzümü bir daha görmemek uğruna yüzme ilk bulduğum siyah maskeyi geçirdim.
İşte o anda aklıma komutanımın söylediği o söz geldi; "her zaman bir adım arkalarında ol evlat tıpkı bir gölge gibi, soluğunu enselerinde hissetsinler ama sesini duyamasınlar, gözlerinin içine bile baksınlar ama seni asla göremesinler."
İşte bu, ihtiyacım olan tek şey bu. İçimi soğutur mu emin değilim ama bir şeyde eminim. O da artık Üsteğmen Alparslan Demir olmadığım. Artık kimliğim yok.
Ben artık; gece karanlığında sinsice ilerleyen, kimsenin arkasına dönüp göremediği o Gölgenin ta kendisiyim.
~4. Bölümün sonu~
