Sevgili okurlarım 🤍
Bu bölüm biraz sessiz ilerliyor gibi görünebilir. Ama bazı kırılmalar bağırarak olmaz; içten içe olur. Hayat’ın netliğiyle Polat’ın geciken dürüstlüğü ilk kez bu kadar açık şekilde karşı karşıya geliyor. Okurken “ben olsam ne yapardım?” diye düşünürseniz, bilin ki doğru yerdesiniz. Bu hikâye tam da o sorular için yazılıyor.
23. BÖLÜM
Kapı kapandıktan sonra ev bir anda sessizleşti.
Hayat koltuğa oturdu ama kahvesine dokunmadı. Gizem’in söyledikleri kulaklarında yankılanıyordu.
Şehir dışı.
Geçici ama uzun sürebilir.
Polat’ın sahildeki bakışı geldi gözünün önüne.
“Yapacağım.”
İstemeden dudaklarını bastırdı birbirine. Yapmak… bazen kalmaktan daha zordu.
Telefonu eline aldı. Aramak istemedi.
Bu sefer gerçekten istemedi.
Çünkü artık hep ilk adımı atan olmak istemiyordu.
Dakikalar geçti. Sonra ekran aydınlandı.
Polat:
Bugün sana söyleyemediğim bir şey var.
Hayat derin bir nefes aldı.
İşte buydu. Kaçış değil belki ama gecikme.
Hayat:
Dinliyorum.
Bir süre yazı gelmedi.
O bekleme anı… Hayat’ın en iyi tanıdığı yerdi.
Kalbinin tam ortasında duran o belirsiz boşluk.
Polat:
Görevle ilgili bir değişiklik olabilir.
Henüz net değil.
Seni endişelendirmek istemedim.
Hayat telefonu yavaşça sehpanın üzerine bıraktı. Gözlerini kapattı.
Endişelendirmek istememek…
Ama insan bilmediği şeyden daha çok yorulurdu.
Bir süre sonra tekrar yazdı.
Hayat:
Ne kadar sürebilir?
Cevap hemen gelmedi.
Bu da bir cevaptı aslında.
Polat:
Birkaç hafta… belki ay.
Netleşince söyleyecektim.
Hayat gülümsedi ama bu gülümseme yüzüne değil, sadece içine dokundu.
“Netleşince”…
Yani o gittikten sonra.
Hayat:
Anlıyorum.
Tek kelime.
Eskiden olsa açıklama isterdi, hesap sorardı, üzülürdü.
Şimdi ise sadece olanı olduğu gibi kabul ediyordu.
Telefon çaldı. Polat arıyordu.
Hayat birkaç saniye ekrana baktı, sonra açtı.
“Evet,” dedi sakince.
“Sesin farklı,” dedi Polat.
“Çünkü artık farklıyım,” dedi Hayat. “Netleşmesini bekleyen biri değilim.”
Sessizlik oldu.
Bu sefer Polat sustu.
“Gitmen gerekiyorsa git,” dedi Hayat. “Ama beni yarım cümlelerle burada bırakma.”
“Bunu yapmayacağım,” dedi Polat.
“Bunu zaman gösterecek,” dedi Hayat.
Telefonu kapattıktan sonra Hayat aynaya baktı.
Gözleri yorgundu ama kararsız değildi.
İçinden geçirdi:
Sevmek kalmak demekse, ben artık beklemeyi sevmek sanmıyorum.
O gece ilk kez Polat’ı düşünmeden uyudu.
Bu bir vazgeçiş değildi.
Bu, kendini seçmekti.
Ama Polat için…
Asıl sınav şimdi başlıyordu.
Sevgili okurlarım 🤍
Bu bölüm Hayat’ın duvar ördüğü bir yer mi, yoksa sonunda kendini koruduğu bir eşik mi?
Polat’ın “netleşince söylerim” tavrı sizce bir alışkanlık mı, yoksa korku mu?
Gitmek mi daha zor, kalmak mı?
Yorumlarınızı mutlaka yazın, gerçekten her birini okuyorum ✨
23. bölüm bir sessizlikti…
24. bölümde bu sessizliği bozan bir yüzleşme var.
Bana destek olmak ve bölümleri kaçırmamak için wp kanalıma katılabilirsiniz:
👉 https://lnk.bio/sevipgidenbirisiii
(Link kopyalanmıyorsa Google’a aynen yazarak aratabilirsiniz.)