1 TEMMUZ
İYİKİ DOĞDUN DENİZ
Kitabı elime aldım,kitabımı açtım. Yeni bir kitaba başlamıştım, bu bana göre en iyi hislerden biriydi. Kitap okumayı çok seven biriyimdir, her zaman kitap okurum, ama şu aralar bırakmıştım.
Kitap okuma alışkanlığımı kaybetmemek için tekrar uzun bir zaman sonra başladım. Bu kitap okuma alışkanlığımı hiç bir zaman kaybetmeyeceğim galiba.
Kitap okumak beni bambaşka dünyalara götürüyor, bu da beni mutlu ediyor,huzurlu hissettiriyor. Kitabın ilk cümlesi bile akıcı gitti bana. Bir kaç sayfa okuduktan sonra uyuya kalmışım.
Kalktığım da 1 Temmuz sabahıydı. Kuşların seslerinden uyanmıştım. İlk defa bu kadar güzel bir sesle uyanıyordum.
Yatağımdan çıktığım da kitabımı fark ettim, kitap okuyarak uyuduğumu anladım.
Çekmecemin üstünde küçük bir kağıda yazılmış not gördüm. Hemen notu elime aldım ve okumaya başladım.
"Deniz ben Yağmur. Diğer kızlar ile kısa bir alışverişe çıktık,hemen geleceğiz, bu arada doğum günün kutlu olsun"
İnanamıyorum! Bugün benim doğum günümdü. Bu kadar erken saatte mi alışverişe gittiler? Diye merak ettim. Saate bakmak için hemen telefonumu elime aldım, saat 11.22 geçiyordu.
Mutfağa doğru ilerledim. Yemek masasının üstünde en sevdiğim yemeği görünce çok şaşırdım, mutluluktan çığlık atacaktım neredeyse.
Masaya doğru gittiğimde yine aynı küçük bir kağıda yazılmış not gördüm. Elime aldım okumaya başladım.
" Gitmeden önce sana yemek hazırlayalım dedik. Afiyet olsun. "
Çok merak ettim, acaba neden alışverişe gitmişlerdi ki?
Neyse çok fazla düşünmeden masaya oturup yemeğimi yemeye başladım.
Yemeğimi bitirdikten sonra telefonumu alıp odama geçtim. Telefonumu açtım, arama yerine girdim.
* "Eslem" adlı kişiden cevapsız arama*
Görünce çok şaşırdım. Hemen Eslem'i aradım
"Alo?"
"Efendim Deniz"
"Beni aramışsın, geri dönüm dedim. "
"Evet, yeni mi uyandın?"
"Yok, az önce uyandım, Not gördüm, aldım okudum, alışverişe gitmişsiniz. Mutfağa girdiğim de masada en sevdiğim yemek vardı,şok oldum, ve bir not vardı onu da okudum."
"Ah,evet bir hazırlık yapıyoruz, sabah seni de uyandırmak istedik ama çok güzel uyuyordun,uyandırmak istemedik."
"Sorun değil, Ne zaman gelirsiniz?"
"Birazdan geliriz. iyisin demi?, bir sorun var mı?"
"Evet iyiyim,bir sorun yok."
"Tamam o zaman,bay bay."
"Bay bay"
Telefonumu kapattım, oturma odasına geçip televizyondan netflixi açtım. Dolandım, dolandım izleyecek bir şey bulamayınca televizyonu kapattım. Kapattığım sırada kapı zili çaldı.
Kızlar gelmiş olsa gerek. Kapıya doğru gittim, kapı deliğinden kimin geldiğine baktım.
Tam tahmin ettiğim gibi kızlar gelmişti. Kapıyı açtım ve onları karşıladım.
"Hoşgeldiniz kızlar."
"Hoşbulduk."
"Elinizdeki şeyler ne?"
" Boş ver Deniz, sen odana geç ve sakın oturma odasına girme tamam mı?"
Ne olduğunu anlayamadım ama yine de
"Tamam, girmem"
Dedim ve odama geçtim. Hiç üzülmedim. Çünkü belliydi ki bana bir sürpriz yapacaklardı.
Odama geçince telefonumu aldım. Telefonda da yapacak bir şeyler yoktu.
Canım çok sıkılmıştı, dışarıya çıkmak istedim. Kızlara haber vermeye gittim.
" Kızlar ben dışarıya çıkıyorum canım çok sıkıldı tamam mı?"
" Tamam Deniz. Kendine çok dikkat et."
" Tamam ederim merak etmeyin."
Evin anahtarını aldım ve dışarıya çıktım.
Dışarıda öylece geziyordum. Sonra parka gitme kararı aldım.
Parka geldiğimde bir banka oturdum. Öyle boş boş oturup parkta oynayan çocukları izliyordum.
Bir anda kendi çocukluğum geldi aklıma.
Ben hiç parka çıkıp oynamamıştım. Böyle bir eğlenceyi hiç tatmamıştım.
Benim çocukluğum hep yetimhanede geçmişti.
Asla böyle yerlere gitmezdik her zaman yetimhanedeydik.
Keşke parka çıkmamıza izin verselerdi. Çünkü o zamanlar çocuktuk oyun oynamayı seven birileriydik.
Zaten yetimhaneden çok da memnun değildim. Bize bakanlar çok Kaba birileriydi.
Hiçbir şeye izin vermezlerdi, her zaman onların emrinde yürürdük.
Keşke ailem benimseydi bunları yaşamasaydım. Ailesi olanlar çok şanslı ben hiç aile diye bir şey bile tanımadım.
Çoğu kişi akrabalarını sevmiyor. Ben ise keşke akrabalarım bilinseydi diyorum.
Şu hayatta sevmedikleriniz olsa bile değerlerini bilmelisiniz.
Onların yerleri bile her zaman ayrıdır. Değerlerini bilmezsiniz değerlerini bileceğiniz zaman "Keşke değerini bilseydim" dersiniz.
Bir süre sonra banktan kalkıp tur atmaya karar verdim. Birkaç tur attım. Sonra ise telefonum çalmaya başladı. Telefonumu açtığımda Efsun arıyordu.
Aramayı kabul ettim.
" Alo Deniz ?"
" Efendim Efsun."
" Neredesin?"
" Parktayım tur atıyordum, ne oldu?"
"Hemen eve gelmelisin."
Çok şaşırdım. Acaba neden eve gelmemi istiyordu ki?
"Tamam geliyorum."
Telefonu kapattım ve hızlı adımlarımla eve gitmeye başladım.
Binanın önüne geldiğimde hemen asansöre bindim, Sekizinci kata
Bastım.
Sekizinci kata geldiğimde asansörün kapısı açıldı. Asansörden çıkıp kapıya doğru gittim.
Anahtarımı çıkarıp kapıyı açtım.
Kapıyı açtığımda şok oldum, karşımda kızlar vardı.
"Doğum günün kutlu olsun Deniz!"
"İyiki doğdun Deniz!"
"İyiki varsın Deniz!"
"Mutlu yıllar Deniz!"
Sözleri duyunca yine çok şaşırdım. Eve girdiğimde hepsine teker teker sarıldım.
Evi gezdiğimde her yer "İyi ki doğdun Deniz" ile yazılıydı ve her yer süslüydü.
Onlara bir kez daha sarılıp teşekkür ettim. Bana oturma odasına geçmemi söylediler.
Oturma odasına geçtim, bana ayarladıkları koltuğa oturdum. Önümde çok güzel bir masa duruyordu.
Kızlar da benim yanıma geldiler. Biraz sonra Yağmur odadan çıktı ve ışığı kapattı mutfağa gitti.
Gelirken ise elinde pasta vardı ve mumlar yanıyordu.
Sare ise benim en sevdiğim şarkı olan "Kumralım" açtı.
Yağmur pastayı önümdeki güzel masaya koydu.
"İyiki doğdun Deniz"
"İyiki doğdun Deniz"
"İyiki doğdun Deniz"
"İyiki doğdun Deniz"
Çok mutlu oldum ve çok sevinmiştim.
Ilk defa doğum günüm kutlanıyordu.
Gözlerimi kapattım ve bir dilek diledim.
Dileğimi dileyince gözlerimi açtım mumları üfledim.
Alkış sesleri geliyordu ben mumları üfledikten sonra. Eslem pastayı aldı mutfağa götürdü.
Bir süre sonra arkasından Efsun' da gitti.
Geldiklerinde bir tepside kesilmiş ayrı ayrı tabaklarda pastalar, bardaklarda ise kola vardı.
Çok heyecanlandım Çünkü hayatımda ilk defa pasta yiyecektim.
Yağmur ve Efsun bize pastaları ve kolaları verdi önümüze.
Hemen pastayı yemeye başladım.
"Pasta çok güzel olmuş. Kim yaptı?"
Yağmur gülümseyerek
" Ben yaptım" dedi.
Teşekkür edip bir kez daha çok güzel olmuş dedim.
"Afiyet olsun Deniz."
Hepimiz pastalarımızı ve kolalarımızı bitirdikten sonra hediyeleri açmaya başladım.
Efsun bana bir elbise almıştı.
Yağmur bana bir kolye almıştı.
Sare bana bir çanta almıştı.
Eslem bana bir bileklik almıştı.
Hepsini ayrı ayrı teşekkür ettim ve sarıldım.
Hediyeler çok güzeldi çok beğenmiştim.
Kalkıp şarkı açtık parti yapmaya başladık.
Çok eğleniyordum Bu benim en güzel günlerimden bir tanesiydi.
Bana bunları yaşattıkları için onlara bir kez daha teşekkür ettim.
Bu arkadaş grubundan hiç ayrılmak istemiyordum, beraber çok eğleniyorduk, bana çok güzel şeyler yaşatıyorlardı, onların yanında ben daha çok mutlu oluyordum.
Onlar resmen bana bir psikolog gibiydi Daha doğrusu psikologdan daha öteydi.
Her zaman onlardan ayrı kalırım diye korkuyorum umarım hiç ayrılmayız.
Biraz dans edip oynadıktan sonra oturduk ve film açtık.
Bugün benim için bir film aramışlar.
Filmi çok beğendim Tam benim zevkime uygun bir film seçmişler.
Eslem cips ile patlamış mısır getirdi.
Film bittikten sonra sohbet etmeye başladık.
Sohbet o kadar tatlı zevkli ve güzeldi ki hiç susmak istememiştim.
Onlarla zaman geçirmek en güzel zamanımdı.
Biz hiçbir zaman ayrılmayacağımıza karar verdik.
Her zaman birlikte olmak, her zorluğu birlikte yenmeye karar verdik.
Gece olana kadar konuştuk. Saate baktığımızda gecenin bir yarısıydı.
Hiç uykumuz gelmemişti. Efsun Uno oynamak için Uno kartları getirdi.
Uno oynamaya başladık. Onlarla oyun oynamak bile çok güzeldi.
Oyun bittiğinde kazanan ben olmuştum.
Banyoya gidip bakım eşyalarını aldık ve bakım yapmaya başladık.
Bakım yapmayı bitirdiğimizde artık uykumuz gelmişti maalesef Hiç yatmak istemedik ama mecburen yatacaktık.
Hepimiz pijamalarımıza girdik ve uykuya daldık.
Öyle çok yorulmuştuk bugün hemen uykuya dalmıştık.