İçeriğe geç

ARIZA

Bölüm 2 · 5 dk okuma

ARIZA

Bölüm 2

2. BÖLÜM

“Evimde ilk yardım kiti falan yok ve elime pansuman yapmanızıda istemiyorum şimdi evimden çıkarmısınız.” “O zaman ben şimdi çıkıyorum arabadan ilk yardım kitini alıp gelicem elinize pansuman yapmadan sizi bırakmayada niyetim yok.” Bu adam ne saçmalıyordu, o gittiği gibi kapıyı kapattım ve kitledim bir daha onu içeri alıcak kadar saf değildim. Çekmeceye koyduğum silahımıda elime aldım zorla girmeye çalışırsa silahımı kullanmaktan çekinmem doğrusu evet o bir hakim olabilir ama sonuç olarak evime zorla giriyor bu yüzden kendimi korumam yasal sayılıyordur her halde. Birkaç dakika sonra kapı çaldı açmadım bundan sonra da açmak gibi bi niyetim yoktu. En son o çalmaya devam edince gitmiceğini anlayıp koltuğa geçim ve televizyonu açtım. Hatta zil sesini ve onun sesini duymamak içinde izlediğim dizini sesini fulledim.

YAMAN’DAN

Bu kız sağırmıdır nedir kaç kere zile bastım duymadı.(10 dk sonra )Son kez çalıyorum açtı açtı açmadı benden günah gider.( Yaman tekrar zile basar.) Ben şimdi o kapıyı kırmasını bilirim. Biraz geriye çekildim ve tüm gücümle kapıya tekme attım. Attığım tekmeyle kapını zemine düştü. Şimdi karşımda hem korkmuş hemde şaşkın bir şekilde Azra duruyordu. Silahınıda bana doğrultmuştu, anlaşılan böyle bir şey yapıcağımı hiç düşünmemişti.

AZRA’DAN

Televizyondan açtığım dizi çok sarmıştı. Yaman da hala zili çalıyordu, o ne kadar çalarsa çalsın umrumda değildi. Bir anda yüksek bir ses duydum ,noluyordu lan. Hemen masadaki silahı elime aldım ve kapıya doğru yürüdüm. Gördüğüm görüntüyle şok oldum Yaman kapıyı kırmıştı, benim canım evimin kapısı yerde mahvolmuş bir şekilde duruyordu. Anlık bir şekilde silahımı Yaman’a doğrulttum. “Hakim misin nesin ben anlamam Yaman beyfendi sen benim kapımı ne hakla kırıyorsun lan.” Bir anlık sinirle sesim fazla yüksek çıkmıştı. Ve umarım hakime böyle konuştuğum için mesleğimden olmuyorumdur dimi. “Bu yaptığım şey için kusura bakmayın komiserim hem alt tarafı bir kapı için bir hakime böyle konuşmamalısınız ve merak etmeyin kapınızı en erken bir vakitte yaptırıcam bundan bir kuşkunuz olmasın. Neyse şimdi konumuza dönelim siz koltuğa geçin ben elinize bakıyım.” Bu karşımdaki Yaman denen adam tam olarak ne yaşıyor acaba, beyninde bir sorun mu var insan samimi olmadığı birisine niye böyle bir yardımda bulunur aklım almıyor. Bari bunun isteğini yerine getiriyimde bir an önce gitsin bu evden. Koltuğa oturdum Yaman da bir anda elimdeki silahı aldı ve beline yerleştirdi. “Valla komiserim bir kaza kurşununuza gitmek istemiyorum, merak etmeyin gitmeden önce vericem silahınızı.” Ya bide bunu söylerken nası yandan sırıtıyor ben onu bi vurursam görür o kaza kurşununu. Hiç beklemediğim anda elimi aldı ellerinin arasına yaralarımı ilk bi bezle temizleyip yavaşça merhem sürdü ve bu işlemi öbür elime de uyguladıktan sonra elimi dudağına getirip öptü. Ee ben de o anlık şokla adamın yüzüne okkalı bir tokat vurdum. İkimiz şaşkın bi şekilde birbirimize bakıyoruz. Aslında bi yanda iyi oldu ohh canıma değsin. “Tokadını teşekkür olarak alıyorum ve küçük hanım beni biraz daha araştırmanı tavsiye ederim bana herkesin kullandığı ismimi söylemen hoşuma gitmedi açıkçası.” Ne, lan ağızımdan ben ne ara kaçırdım ki ismini ve bu hakimin bi ismi daha mı var ama hiç bi kayıtta gözükmüyor. “Madem sizi araştırdığımı biliyorsunuz o zaman bana niye böyle davranıyorsunuz.” “Çünkü beni yavaş yavaş keşfetmeni istiyorum komiserim.” “Neyse ne artık silahımı verin ve çıkın evimden bir daha da görüşmemek dileğiyle.” Silahımı verdi silahı belime yerleştirdim ve bu Yaman denen adamı kollarını tuttuğum gibi koltuktan kaldırdım ve sırtından iterek kapıdan dışarı çıkardım. Ben çıkarmasam adam koltuğuma kök salcak resmen. Hemen Kaan’ı arıcaktım ki bi anda aklıma kavga ettiğimiz dank etti. Evet en yakın arkadaştık ama şuan hiç onu arayamazdım biraz sürünsün canım arkadaşım. Ben kimi arasam diye düşünürken elimdeki telefon titremeye başladı. Ekrana baktığımda Hakan arıyordu. “Hakan bi sorun mu var aslanım.” “Başkomiserim bir kız kaçırma olayı var göreve sizde çağırılıyorsunuz.” “Tamam Hakan sen konumu at ben hemen geliyorum.” Telefonu kapattım ve hemen üstümü değiştirdim. Sonrasında ise atılan konumu açıp motoruma bindim. Yarım saatte atılan konuma varabilmiştim. “Selim, Hakan olay ne şimdi tam olarak anlatın bakayım.” “Başkomiserim size kısaca durumu özetliyorum, şimdi bu gördüğünüz villanın sahibi sevdiği kızı kaçırmış ve burda tutuyormuş.” “Peki bu kadar kolay bi görevi siz halledemiyormusunuz ki amir benide bu göreve göndermiş.” “Başkomiserim bu konuda benimde bir bilgim yok maalesef.” Selim araya girdi. “Başkomiserim artık kızı mı kurtarsak mı?” “Doğru diyorsun Selim bu kadar gevezelik yaptığımız yeter.” “Siz dışardaki korumaları etkisiz hale getirin ben de içerideki kızı kurtarmaya çalışıcam ses çıkarmamaya özen gösterin adam anlamasın anlaşıldı mı?” “Anlaşıldı başkomiserim o zaman biz eve yaklaşıyoruz.” “Tamam ilk kapıdakileri etkisiz hale getirin benimle beraber bir kaç kişide içeri gelsin.” Bizimkiler dememle kapıdakileri etkisiz hale getirmiş ellerini kelepçelemişlerdi. Bende kapıyı açtım ve içeri girdim. Arkamdan gelen timi rehineyi daha hızlı bulmak için farklı yerlere yönlendirdim. Bende çatı katı bölümüne çıkmaya başladım. Çatı katı tertemiz gözüküyordu ne adamdan nede kızdan bir iz vardı. Çatı katına bakmaya devam ederken gözüme bir şey takıldı çatı bölgesi dışardan büyük gözüküyordu ama çatı katı çok küçüktü. Duvarda duran kitaplık dikkatimi çekti o kadar alan varken buraya konulması saçma gözüküyordu bende kitaplığı ittim ve bulduğum kapının kolunu çevirdim. Silahım elimde bir şekilde içeri girdim. Karşımda sandalyeye bağlanmış küçük bi kız vardı. Odayı taradım ama o şerefsiz adamdan iz yoktu silahımı belime yerleştirdim ve kızın ağzındaki bantı çıkardım sonrada ellerini ve ayaklarını çözmeye başladım. “Merhaba canım ben Azra senin ismin ne bakalım?” “Abla bende Cansu abla o adam bi daha yanıma gelmez dimi.” Ağlayarak konuşmuştu. “Cansu bak bakıyım bana daha fazla ağlama artık bak ben geldim kurtardım seni o adam merak etme bir daha yanına bile yaklaşamıcak.” Sonra bana sarıldı bende ona sarıldım . “Abla ben özür dilerim çok özür dilerim.” “Niye benden özür diliyorsun canım benim sen bana bir şey yapmadın ki.” Bana daha sıkı sarılmaya başladı. “Tamam Cansu bu kadar endişelenme artık hadi beni bırakta dışarı çıkalım.” Dememle arkamda bir hareketlilik sezdim hızlıca Cansu’yu arkama aldım ve belimdeki silahı elime aldım bir gariplik vardı kimse yoktu ortada. Boynumda bir sızı hissettim hemen Cansu’ ya baktım elinde bir şırınga vardı ve sürekli özür diliyordu. . “Cansu özür dilemene gerek yok tatlım bunu kim istedi senden bana bunu söyle ve elimi tut seni aşağı götüreyim .” “Abla bilmiyorum ben bi abi zorladı beni kardeşim ellerindeydi özür dilerim abla.” Elimi tuttu tam kapıdan çıkmıştık ki biri beni beni kucakladı . Çırpınmaya çalıştım ama bu şırıngadaki şey yüzünden kendimi güçsüz hissediyordum. En son gözlerim kapanmadan gördüğüm son şey evin dışarıya açılan farklı bir kapısından çıktığımızdı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.