Aren motorun üstünde yaşadığı yere gelene kadar uzun bir düşünceye ve umutsuzluğa kapıldı. Nasıl açıklayacağını kara kara düşünüyordu... sırtında bir yük sanki bir boğa oturuyor gibiydi. birikmiş tüm duygularını zor tutuyordu. bu hissettiği şeyi şu şekilde açıklıyordu; "Çocukken zamanında çok sevdiği bir oyuncağı her gün oynadıktan sonra bir gün ansızın o oyuncağın bir daha yüzüne bakmadan rafa kaldırmak gibi" ve bu his sadece sizi etkilemiyor. oyuncağın hisleri ne olacak bir anda unutulmanın yaşattığı o duygu nasıl nasıl...
- Kanka sizin eve geldik.
Aren- AA pardon kanka fark etmedim.
- Kafan güzelse istersen dışarıda biraz oturalım.
Aren- yok be yavrum geçerim ben eve sadece biraz düşüncelere daldım. sen ne yapacaksın burdan gidicek misin o kızların evine ?
- Hayır kanka bu gün yetti yarın iş var. Zaten primi de dolduramadım. Pek de keyfim yok yani.
Aren- Kanka kızları etkile alsınlar senden, parfüm niye boş beleş takılıyorsun ki.
- He kanka ya patron da diyordu, kaslı kollarını çıkart kızlara çakma parfüm sat.
Aren- Şaka yapıyorum be olum! alınma hemen hadi iyi geceler, iyi çalışmalar.
- Tamamdır yavrum eve gidince yazarım. Öptüm gıdındannn.
Aren- G*t lalesi, hadi dikkat et.
Motoru öttürerek giden arkadaşına içinden küfür edermiş gibi bakarak elini salladıktan sonra yavaşça arkasını döndü ve yürümeye başladı.
Evin Merdivenlerinden yavaşça ve sessizce çıkarak 1 saat önce düşündüğü duygulara engel olmaya çalışıyordu. Aren düşündüğü şeyleri o kadar yoğun düşünüyordu ki bi an küçük çaplı bir panik atak geçirdi ve dengesi bozuldu tam düşecekken sırtını demir korkuluklara yaslayarak eliyle iyice kavradı ve yavaşça soğuk merdivenlerin üzerine oturdu.
Dışarıdan bakıldığında çok sarhoş ve üzgün bir adam gibi gözüküyordu.
gözlerini kapattı, daha önce psikoloğunun dediği alıştırmayı yaptı, 3 derin nefes 10 saniye içinden tutmak ve yine 3 derin nefes ve 10 saniye tutmak bir nevi insanın kendisini boğmak olduğunu söylemişti psikoloğu. tansiyonunu düşürmeye çalışıyordu ama düşüncelere ona ağır geldiği için arka arkaya daha uzun tekrarlar ve uzun saniyeler nefesini tutmaya başlamıştı..
sabah olmuş kriz anında bir an olsun hafif bir baygınlık geçirip sonrasında uyuya kalmıştı. sabah erkenden onun ailesi ile mezarlığa gidecekti. Bu acele ile telefonunu şarja koymayı unutmuştu. Eve gider gitmez telefonunu şarja koydu ve evden hızlıca dışarı çıktı. Saat 10 da Karacaahmet mezarlığında olması gerekiyordu ama saat 8.45 idi ve oraya gitmesi en az 1.30
saat sürüyordu. Şuana kadar hiç geç kalmamıştı. Apar topar taksiye bindi ve adrese giderken acele etmesi gerektiğini söyledi. Tutan ücretin iki katını vereceğini onun için inanılmaz önemli olduğunu dile getirdi.
Hızlıca gittiler fakat zamanında yetişemeyecekti ön taraftaki bir ambulans yolu tıkamıştı ve Aren ona camdan bağırarak küfür ediyordu. Aren'in çok büyük öfke sorunları vardı. Taksiden inip ambulansın ön camına yumruk atarak ön camını patlattı ve küfür ederek "hastanız bile olmasa hep sirenleri açıp tüm yolları tıkıyorsunuz. Ambulans yol açıldıktan sonra ışıklara bile bakmayıp hızlıca yoluna devam etti. çok vakti olmadığı ve durup tartışamayacağı her halinden belliydi.
Aren biraz üzülmüş olsa da hala mezarlığa yetişmeye çalışıyordu.
malesef yol açıldıktan sonra bile mezarlığa yetişemedi. Ve oraya gittiğinde orda kimsenin olmadığını fark etti. tam mezarlığın başına gelmişti ki, orda durmuş olan ve hiç hareket edemeyen dizlerinin üstünde bir arkadaşını gördü, yanına koşarak.
Aren- Ela! Ela! iyi misin ne oldu?
Ela- Emre, Emreye sabah işe giderken araba çarpmış.. motordan düşmüş.
Aren, Elayı yerden kaldırdı ve acilen hastaneye gittiler.
Emrenin annesi ağlaya ağlaya Aren'e,
- Seni defalarca aradık neredeydin !??
Aren- Annem, canım annem mezarlıktaydım, telefonum kapanmıştı.
Aren- Ne oldu? Nasıl olmuş? Şuan nasıl?
Annesi- Sabah işe gidicekti vardiyaya geç kalmıştı. Hızlıca evden çıktı. Araba çarpmış ve zor bela yetiştirmişler.
Aren titreye titreye hastanenin dışına çıktı.
"Bu olamaz neden hep böyle şeyler sevdiklerimin başına geliyor."içinden öylesine sessiz bir şekilde haykırdı ki, Gözleri ile sigara aradı. Ne olur içen birisi olsun. Uzun zamandır sigara içmiyordu ve köşedeki bir adamdan bir dal sigara aldı.
Sigarayı yaktı.
Derin bir nefes çekti.
Ağırlaşmış başını yukarıya doğru kaldırdı.
Derin bir nefes daha çekti.
Kafasını aşağıya indirdi.
Camı kırık ambulansı gördü.
Titremeye başlayan ellerinden, sigarası.. düştü...
