2020 Yaz ayıydı. Günler yine sıcak ve başımızda ki korona sıkıntısı bizi içten içe yakıp kavuruyordu. Birbirimize sarılmayı çok özlediğimiz ve insanlar ten temasını özlemiş bir gündü. Yakın arkadaşım izinliydi ve dışarı çıkmıştık. Konstantinopolis in en güzel saatlerinde Kadırgalar Vadisine yolumuz düştü bir vapura atlayıp gittik arkadaşım ile beraber. Uzun ve güzelce bir parktı bir yere oturup sohbet etmeye ve tekelden aldığımız biraları içmeye başladık. Arkadaşım o zamanlar motorunu yeni almıştı. Bir çok insan ona yanıktı oturduğumuz her ortamda ona bakmayan insan kalmıyordu. Çok engin bir delikanlıydı. 180 boyunda iri, sporunu yapan, kara kaş, esmer ela gözlü, yakışıklı bir adam yani benim aksime genelde onun pek sosyal çevresi yoktu. Etrafımıza insanları toplayan tatlı dilli kişi bendim ama ona hayran olurlardı çoğunlukla gün sonunda etrafında kızlar toplanırdı. Bende her insan ile iyi arkadaş olurdum. Daha mesafeli bir insandım, ne kadar insan canlısı gözüksemde içimde atamadığım bir karanlık ilk savunmasız anımda gözlerimden okunuyordu. Arkadaşım gibi hayatta bir şeyleri umursamamak istiyordum. Ama her gece düşüncelerimin yükünde eziliyordum. Benim malesef sürekli maske takmama sebep olan bir durumdu. Etrafımdaki herkesi manipüle edebilirdim ve istediğimi yaptırabilirdim. Ailem yüzünden kendimi sürekli bir şekilde korumak için bu tecrübeyi edinmiştim. Neyse oturduk ve sağımızda oturan kişilerden çakmak isteme suretiyle onların yanına oturduk ve sohbet etmeye başladık. Konular birbirini kovalarken sürekli yeni insanlar aramıza katılıyordu. Sohbetler ediyor içiyor mevcut siyasi sistem hakkında konuşuyorduk hepimizin gündeminde Türkiye ve yozlaşmış sisteme direnmeye çalışan gençler olarak hem güldüğümüz hem üzüldüğümüz konular açılıyordu. Tuvaletim gelmişti ve İBB nin tuvaletine gittiğimde bir kız gördüm yanına oturdum ve onunla konuşmaya başladım biraz üzgün ve gözleri şişmişti yardımcı olabiliceğim bir şey olup olmadığını ve çantamdan çıkarttığım mendili ona verip iyi hissedip hissetmediğini sordum. Sevgilisinden yeni ayrıldığını ve mutsuz hissettiğini kendinin yanlız kalmak istediğini ve biraz sonra arkadaşının geleceğini söyledi. Rahatsızlık verdiğim için özür dileyerek yanından ayrılırken "yukarıda oturuyoruz kalabalık bir grup ve kimse birbirini tanımıyor ama eğleniyoruz isterseniz sonra kafa dağıtmak için gelebilirsiniz dedim" kafasını salladı ve verdiğim peçeteye burnunu sildi. Bende tuvalete koşarak indim çünkü patlamak üzreydim.
Yukarı çıkarken kızı göremedim sanırım içimden geçirerek çok kötü oldu ve arkadaşı eve götürdü dedim..
Yukarı çıktığımda biri müzik çalar getirmiş ve herkes delicesine dans edip şarkılar söylüyorlardı. Arkadaşımın yanına gidip durumu anlattım. Şaşırdı ve iki kızın yanımıza uğrayarak bira almaya gittiklerini söyledi. Dedim sanırım içimden bu gün bir kişiyi daha mutlu edeceğiz. Bu habere sevindim ve voleybola çağırdılar onlarlara oynarken kendimi kaptırmışım ki yanıma gelen kızı bile görmemişim. Sarışın uzun bir kız yanıma yanaştı ve kulağıma arkadaşıma yardımcı olduğun için teşekkürler dedi. Orda tanıştığım bir kaç kişi oww dedi. Ve sanırım bende o an oww olmuştum. Çok etkileyici bir kadındı. O an biranın verdiği cesaret ve bi anlık duygu patlaması ile birden yanına gidip acaba benimle dans etmek ister mi diye sordum.
Güzel kız -İyi dans ederim bana ayak uydurabilecek misin?
-Tabi ki de.. ( dans etmek konusunda hiç bir fikrim yok)
Dans etmeye başladık. Bayt keyifliydi fakat benim özgüvenim yavaş yavaş düşüyordu. Ve masklerim kırılıyor duvarlarım iniyordu. Hiç kendimi bu kadar savunmasız hissetmemiştim.
Güzel kız- ismin ne yakışıklı çocuk.
Duraksadım. İltifat almaya alışıktım. Ama bu denli bir kadının bana yürümesi beni çok heyecanlandırmıştı.
- ee İsmim Aren, senin. İsmin
Güzel kız- AA ismin anlamı ne.
Lafımı özellikle mi kesmişti yoksa sesten dolayı ve merakından dolayı tam beni duymamışmıydı. Biraz sinirlennmiştim ne durum olursa olsun.
-İnternetten bakabilirsin, sonuçta özel bir ismim var.
Güzel kız - o zaman sende benim ismimi öğrenemezsin hı dedi.
lafımı demek ki bilerek kesmişti.
İpleri bu denli güzel bir kadının eline teslim edersem çok büyük bir zorluğa giriceğimi düşündüğüm için.
- bu gece bir isimsiz güzel bir kadınla dans edeceğim o zaman.
Güzel kız- sanırım o şekilde olacak.
Malesef küçük bir egom vardır ki cevapsız soruları sevmem.
Müzik çalan çocuğu bulup gecenin en güzel dans eden çiftini seçelim dedim ve kızın yanına tekrardan gidip bak en iyi dans eden çiftini seçiyorlarmış gidelim de tozu dumana katalım. O da kabul etti ve uzattığım elimi tuttu.
Diğer insanlar utandığı için 4 çift olarak dans ettik ve ne hayretler torpiller içinde biz kazandık.
Kazananların isimlerini sordular.
Ben ismimi söyledim ve yanımdaki güzel kız
Bir çiçek ismi dedi.
O an gözlerinin içine baktım ve kelimeler sarf etmeden konuştuk.
Güzel kız- zekisin ama bende öyle
- Benim için artık sadece Güzel kız değil aynı zamanda da Zeki olarak kabul ediyorum seni.
Geç oldu ve artık gitmemiz gerekiyordu.
Kulağına eğildim memnun oldum bir çiçek ismi güzel bir rumuz.
Bir çiçek ismi- yanağımdan öptü ve gece için teşekkürler.
Kıpkırmızı oldum ve tam giderken beyler bayanlar haftaya yine aynı gün ve saat 8 de burdayız. Biraz yürüdükten sonra bir çiçek isimli kızın sırıttığını gördüm ve arkadaşımın sırtına vurarak çok mutluyum lan dedim.
Bana baktı ve kanka haftaya bu gün mezarlığa gideceğiz ona ne diyeceksin.
Derin bir nefes çekip boğazıma düğümlenen cümleyi yutmaya çalıştım. Sahi bu gün maske mi düşürüp gerçekten eğlenmek benim hakkım mıydı? ne diyecektim ona?
