Gece Gülü Sarayı’nın en üst katında yer alan devasa kütüphane, kristal avizelerin sönük ışığı ve siyah mermer zeminlerin soğukluğuyla kaplıydı. Tavanlara kadar uzanan devasa meşe raflar, Arcadia İmparatorluğu'nun unutulmuş tarihine, kanlı savaşlarına ve kutsal ritüellerine dair binlerce deri ciltli kitaba ev sahipliği yapıyordu.
Devasa bir çalışma masasının üzerinde, minik bedenime kıyasla dev gibi duran altın işlemeli kalın bir kitap açıktı.
Elysia yanıma yaklaşıp gümüş bir tepside getirdiği ılık çayı masanın kenarına bıraktı. "Prensesim, sabahtan beri bu tozlu sayfaların arasındasınız. Lütfen biraz dinlenin," dedi endişeli bir sesle.
"Dinlenmek için henüz çok erken Elysia," dedim, parmağımı 'Arcadia ve Vassal Krallıklar Hiyerarşisi' yazan bölümün üzerinde gezdirirken. "Bu sarayda hayatta kalmak istiyorsam, basacağım toprağın geçmişini ve üzerindeki güçleri ezbere bilmeliyim."
Gözlerimi kitaptaki mühürlere diktim. Arcadia İmparatorluğu, evrenin ve zamanın mutlak hakimiydi. İmparatorluk ailesi, gökyüzünün en yüce iki gücü olan Güneş ve Ay’ı, yani göksel zaman akışını kontrol eden kutsal bir kana sahipti. Babam Ciro Güneş'in iradesini taşırken, merhum annem Cecilia Ay'ın zarafetini simgeliyordu. Ve ben... Vespera prenseslerinin asaletini taşıyan tek meşru varistim.
Fakat kitabın devam eden sayfaları, İmparatorluk çatısı altında birleşen ve hiyerarşide ikinci sırada yer alan Dört Mevsim Krallığı’nın devasa gücünü gözler önüne seriyordu:
İlkbahar Krallığı (Kuang): Kraliçe Aishlynne Kuang tarafından yönetiliyordu. Kanlarında taşıdıkları kadim fıtri güç sayesinde toprak, ekinler ve doğanın bereketi üzerinde mutlak bir kontrole hattıydılar.
Yaz Krallığı (Lynette): Kral Lewin ve Kraliçe Eirlys Lynette’in hüküm sürdüğü bu diyar, ateşin ve volkanların yıkıcı gücünü kanlarında taşıyordu.
Sonbahar Krallığı (Glowe): Kaiser Glowe’un liderliğindeki krallık, rüzgar akımlarına fısıldıyor ve yer altındaki madenlerin —altın, elmas ve değerli taşların— mutlak hakimi olarak imparatorluğun ekonomisini besliyordu.
Kış Krallığı (Bound): Kral Salvator ve Kraliçe Diana Bound’un yönettiği Kış diyarı ise buzun, suyun ve fırtınaların mutlak koruyucusuydu.
Bu dört krallık, Arcadia İmparatorluğu’na sadakat yemini etmiş vassal devletlerdi. Ancak her birinin fıtri gücü, yanlış bir hamlede imparatorluğu sarsabilecek kadar tehlikeliydi. Sayfayı yavaşça kapattım.
Birkaç ay sonra...
Gece Gülü Sarayı’nın sessizliği, ana saraydan gelen çalkantılı bir haberle bölündü. Saray hekimlerinin sabah saatlerinde Cariye Elodie’nin dairesinden çıktığı ve haberi doğrudan İmparator Ciro’ya ilettikleri öğrenilmişti: Cariye Elodie ilk çocuğuna hamileydi.
Elysia haberi getirirken elleri hafifçe titriyordu. "Prensesim... Sarayda büyük bir hareketlilik var. Cariye hanımefendinin hamile olduğu kesinleşti."
Penceremden dışarıya, Güz Sarayı'nın yönüne doğru baktım. Elodie’nin yüzündeki o hırslı gülümsemeyi şimdiden görebiliyordum. Karnında taşıdığı çocukla birlikte pozisyonunu sağlamlaştırdığını sanıyordu.
"Bırakın sevinsin Elysia," dedim, minik parmaklarımı masanın üzerinde ritmik bir şekilde oynatırken. "Tahtın gerçek sahibinin kim olduğunu zaman herkese öğretecek."