İçeriğe geç

Aranan Kan (Asker-Doktor)

Bölüm 1 · 2 dk okuma

Aranan Kan (Asker-Doktor)

Bölüm 1

1

Giray Arın Karadağ "Abi şu kafede dursana. Kahve alıcam ister misin?" "Bekle ben alırım." Diyip, arabanın kapısını açıcakken Yasmin benden hızlı davrandı. "Bu sefer ben ısmarlıyorum." Dedi ve arabanın kapısını kapatıp sol tarafımızda kalan kafeye girdi. Telefonumu gelen bildirimle hemen elime aldım. Bizimkilerden mesaj gelmişti. İzin günlerinin tadını çıkarıyorlar. Attıkları fotoğraflara bakarken etraftan gelen çığlık seslerini fark ettim. Bakışlarımı telefondan çekip soluma baktığımda Yasmin'in girdiği kafenin önünde kalabalık oluşmuştu. Bır hışımla arabadan indim kalabalığın arasından geçtim. Yasmin, kanlar içinde yerde yatıyordu. Karnından ve göğsünden bıçaklanmıştı. Hemen yere çöktüm başını dizlerimin üstüne aldım. Gözleri halsizlikle açılıp kapanıyordu. "Yasmin dayan. Lütfen Yasmin kapatma gözlerini." Gömleğimi çıkarıp yaralarına bastırdım. Kalabalık arasından ambulans çağıranlar vardı.Bir elim Yasmin'in nabzını kontrol ederken ambulansın gelmesini bekliyordum. Nabzı git gide düşüyordu.Siren sesi duyunca derin nefes aldım. "Yasmin bırakma kendini. Az kaldı dayan." Dudaklarımı saçlarına götürdüm. Öptüm, kokladım. Sedyeyle bindirip hastanenin yolunu tuttuk. ___________________________________________ Yazgı Soydere Hastanenin ikinci katındaki yüksek camlardan dışarıya bakıyordum. Yine sessiz sakin bir gün. Derken merdivenlerden gelen sesle başımı oraya çevirdim. "Geri dön Kutay. Boşa nefesini yoruyorsun." Sanırım Kutay yine Eliz'i kızdıracak birşey yapmıştı. Eliz beni görünce sinirli adımlarla yanıma geldi. "Yazgı şuna söyle, burda zaman kaybedeceğini gitsin kaybettiği yüzüğü bulsun." Eyvah. Anladığım kadarıyla Kutay yine nişan yüzüğünü kaybetmişti. "Güzelim, ameliyata girdiğim için çıkarmıştım. Odama bıraktım. Yerini hatırlarsam bulucam söz veriyorum." "Bu iki oluyor Kutay. Üçüncüde bu kadar sakin uyarmam haberin olsun." Kutay ve Eliz de benim gibi bu hastanede doktor. Hastanede tanıştılar. Kutay nişandan bir ay sonra yüzüğü kaybetmişti. Eliz o zaman bu kadar tepki göstermedi. Şuan nişanın 3.ayındalar. Kutay'da ciddi b12 eksikliği var sanırım. Onlar atışmalarına devam ederken siren sesi duyunca başımı tekrar cama çevirdim. Hastanenin önüne gelen ambulansla aceleyle hastayı indirdiler. Cama yakınlaştım dikkatlice inen hastaya baktım. Genç bir kızdı. Küçük bedeni kandan gözükmüyordu nerdeyse.Yüzünün beyazlığı burdan belli oluyordu. Hemen merdivenlere yöneldim. İner inmez sedyeyi tutarak ameliyathaneye doğru koşmaya başladık. "Durumu ne?" Sedyeyi tutan diğer hemşire cevap verdi. "Karın bölgesinde ve göğüs boşluğundan bıçak yaralanması." Elimi boynuna götürdüm, nabzını ölçmek için. Nabız yok denecek kadar azdı. Ameliyathaneye girdiğimizde hızlıca önlük ve eldiven giydim. Hastayı makinalara bağladık. "Yazgı hanım, hasta yaşayacak gibi değil." İçimde az da olsa umut vardı. Hiç bir zaman umudumuzu kaybedemeyiz bu meslekte. En azından benim için öyle. "Elimizden ne geliyorsa yapıcaz. Sonucu ne olursa olsun."___________________________________________ Bir buçuk saat geçti. O süre içerisinde hastanın 2 kez kalbi durdu. Gözüm sürekli kalp ritmindeydi. Yaralarını kapatmıştık. Ama kalbi dengesiz atıyordu. Her an tekrar durabilirdi. Ben nabzını yoklarken tekrar korktuğum şey oldu. Kalbi durdu. Hemen elektro şok bağladık ve göğsüne bastırdım. Olmadı, tekrar bastırdım. Yine olmadı. Tekrar, tekrar, tekrar, olmadı. Hastanın kalbi durmuştu. Hastayı kaybettik.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.