İçeriğe geç

Aramızdaki şeyler

Bölüm 2 · 2 dk okuma

Aramızdaki şeyler

Bölüm 2

Kumsal

~LIORA ~

Baskıcı bir aile, her şeye katılıp mükemmel olma arzum, çekingen bol anksiyetesi isteklerime Pekte uyuşmayan kişiliğim... Bu dağınık kafayı düzeltecek bır Şey lazımdı. Kumsaldaki kum tanelerini sakinleştirecek.

Ben de bu dağınıklığı düzenlemek için kendimi derslerime ve sanata adadım. Kafamdaki sesleri susturan bir müzik,bir fırça darbesi...

1. Sömestr tatili 2 hafta sonra ve ben uyuyan güzel müzikali ne Aurora rolünü almıştım. Kulağa saçma geliyor biliyorum. Sessiz utangaç Lİora, bir tiyatroda hem de başrol. Ama evet o benim. Çünkü sahneye çıkınca tüm sesler, anksiyetem kısılıyor. Ben artık o roldeyim, ben onu yaşıyorum.

Okulumuzun tiyatro salonuna geldiğimde Herkes çoktan gelmişti.

-LİORAA,diye bağırdı bir ses arkamdan. Bu Serena'ydı. Nasılsın, kostümlerini tasarımını bitirdim. Bu yüzden bugün bugün kostümlü prova yaparız diye düşünmüştüm,dedi ellerini birbirine çırparak. Heyecanı sesinden belli oluyordu.

Beni elimden sürükleyip kulise götürdü. Orada prensimiz Daniel hazırlanıyordu. Beni görünce gülümsedi.

-Hey Liora, dedi elime bir paket tutuşturarak. Tacını aldım,dedi göz kırparak.

Tabii ya sınavlara hazırlanırken gidemediğim için ondan tacımı almasını Rica etmiştim.

-Teşekkürler, Dan. Ne kadar tuttu,dedim cüzdanıma uzanarak.

-Hadi ama Lİora , biz arkadaşız lafı olmaz. Ama belki bir kahve ısmarlarsın,dedi ukaca gülümsyerek. Bu çocuk cidden kahve bağımlısı. Ama bir de şu var ki bende öyleyim...

-Tmm o zaman, provadan sonra.

Serena'nın gelmesini beklerken telefonumu açtım ve Instagrama girdim. Herkes yeni bir hikaye paylaşmıştı. Kuzenim ve en yakın arkadaşım Maya, tatilden fotoğraflar paylaşmıştı. Sınavlardan sonra kafasını dağıtmak için iki günlüğüne LOndra'ya gitmişti. Sonraki durum matematik profesörümüz Bayan Zelda'nın durumuydu. Geçen günkü matematik olimpiyatlarının fotoğraflarını paylaşmıştı. Birkaç duruma daha baktıktan sonra Instagramı kapatacakken Louis'in durum paylaştığına gördüm veee...

Heyecanıma yenik düştüm.

Bugünkü basketbol antremanından fotoğraflar paylaşmıştı. Birincisinde topu atarken, saçı uçuyor ve postürü sanki bir çizgi filmden fırlamıştı. İkinci fotoğrafta topla koşarken çekilmişti. Gözleri bır şahin gibi hedefe odaklanmıştı. Üçüncü fotoğrafta ise... Sanırım duş aldıktan sonra çekilmişti. Artık üzerinde rahat kıyafetler vardı ve yüzündeki ve saçındaki damlalardan bu anlaşılabiliyordu. O cidden müke... (boğazımı ylışlıkla yüksek sesle temizleyip) çok iyi bir fotoğrafçısı var.

Neyseki fotoğraflara daha fazla bakmama gerek kalmadı ve Serena elinde elbisemle geldi. Toz pembe bir elbiseydi. Omuzları açık beyaz inci detayları vardı.

-Serena bu mükemmelll,dedim ona sarılarak. Sen cidden mükemmel bir tasarımcısın.

Serena sözlerim üzerine kızarıp:

-Teşekkürler, ama asıl güzel olan içindeki prenses, dedi.

~~~~~~

Provadan sonra akşam yemeğini de atlayıp direkt yurda döndüm(ayrıca Daniel'la olan buluşmayı da yarına erteledim çünkü ikimiz de acayip yorgunduk.) .

Prova çok iyi geçmişti. Kendimi hazır hissediyordum. İlk kez...

Kendimi yatağa atacakken haftaya gireceğim almanca sınavı geldi. CV'im için işe yarayacak uluslararası bir sınavdı. Bu yüzden masama oturup çalışmaya başladım.

Biraz çalıştıktan sonra bir cesaretle insatgramımı açtım ve durumuma provadan(spoiler vermeden) birkaç fotoğraf koydum. Uçtan gözükecek şekilde. Üzerine insan uyurken mi güzeldir yoksa uyuyan mı güzeldir yazdım. Evet bunu merak ederim hep. Kendimi çoğu zaman çirkin bulurum. Belki de etrafımdaki kızlar acayip güzel olduğundan. O yüzden ağlayarak uyumamın nedenlerinden biri bu.

Biraz efekt ekleyip gönder tuşuna bastım. İçten içe onun bakmasını dinliyordum. Neden bilmiyorum ama bunu istiyordum...

Bölüm sonu

1 yorum