İçeriğe geç

Aramızda Biri Var

Bölüm 4 · 6 dk okuma

Aramızda Biri Var

Bölüm 4

Çağlar Karan’ın anlatımıyla

İşlere odaklanmaya çalışıyordum fakat erna’nın söyledikleri aklımdan çıkmıyordu. Derin bir nefes alıp aya kalktım ve adliyeden çıktım. O geceki mekana gittim ve görevliyle konuştum

“Bana geldiğim geceki görüntüler lazım koçum”

“Hallederiz abi gel”

Görevliyle ilerleyip güvenlik odasına girdim. Kamera kayıtlarından tam bardak kırma kısmında bıraktım. Arka kapıdan çıkıyordu. Arka bahçenin kamera kayıtlarını açıp izlemeye başladım. Tam kamera açısı bitmek üzereyken asfalta oturdu. Birkaç dakika sonra yanına bir adam geldi. Ekran kaydını durdurup adamın yüzünü çektim. Ardından kaydı devam ettirdim. Piç herif ernaya yaklaştı fakat erna zar zor adamı ittirmişti. Öfkeyle dışarı çıktım ve arka bahçeye gittim çevredeki bir amcaya adamın fotoğrafını gösterdim

“Bu.. herfi tanıyor musun amca”

“Evet tanırım namussuzu bu mahallenin belasıdır o. Her gece sarhoş sarhoş buraya gelir elin kızlarına bela olur”

“Anladım saol amca”

Telefonumu çıkarıp birkaç arkadaşımı arayıp buraya çağırdım. Gece olunca adamı aramaya başladık. Sonunda sarhoş bir herif bulmuştuk. Herifin ensesinden tutup yüzüne baktım

“Hüso göster bakayım fotoğrafını bu piç miymiş”

“Buymuş abi bak”

“Orospu çocuğu!” Diye hırladım

“Hüso al şunu ben dediğimde video çek”

“Tamam abi”

“Ege sende tut şu piçi”

“Tamam abi”

Sarhoş pislik bişeyler zırvaladı

“Abi siz kimsiniz valla ben bişey yapmadım”

“3 gün önceki gece tam buradaki kızı hatırlıyor musun”

“O güzelliği hatırlamamak elde mi abi bee” dedi yavşak sırıtarak. Sinirle yüzüne bir yumruk attım. Ben yumrukları yağdırırken adam sadece acı içinde ağlıyordu. Yere düştüğü an tüm vücudunu tekmelemeye başladım.

“Abi dur öldürücen adamı hem daha yengeye video çekicez”

“Doğru” dedim dikleşerek

“Ege tut şunu”

“Arda dal sende”

Arda tekme tokat girmeye başlarken hüseyin kaydı başlattı. Bir süre tekme tokat ve acı çığlıktan sonra ardayı söylemesi için yönlendirdim

“Erna’dan özür dile köpek!”

Birkaç acı çığlıktan sonra adam mırıldandı

“Ö özür d dilerim”

“Yalvar lan”

“Y yalvarırım beni af affet…”

Arda, piçi bana devretti. Hüso yüzüm gözükmeyecek şekilde çekmeye devam etti.

“Yengecim.. ee yani erna bacım bu senin içinmiş iyi izle”

Gerileyip birden sertçe adamın iki bacağının ortasına sertçe tekme attım. Adam acılı feryatlarla bayıldı kaldı. Hüso videoyu bitirip adamın kafasına sıktı. Hiçbir zaman içim rahatlamayacaktı. Hep kendimi suçlayacaktım bu sadece bir bahaneydi.

Erna’nın anlatımıyla

Sabah uyanıp giyindim ve adliyeye doğru yola çıktım. Birkaç saat çalışıp sıkıldım ve adliye nin bahçesinde yürüyüş yapmaya karar verdim. Ben dolaşırken bir el beni kendine doğru çekti

“Günaydın genç avukat”

Aramızda birkaç santim vardı ve nefesi dudağıma değiyordu. Bu tüm vücudumun uyuşmasını sağlıyordu

“Günaydın avukat çağlar”

Zorlukla elinden kurtulup yürümeye devam ettim. O da yanımda yürüdü. O sırada telefonuma bir mesaj geldi bilinmeyen bir numaradan video gelmişti

“Kim o ?”

“Bilmem”

Merakla videoyu oynattım ve o adamı gördüm.. o geceki adam. Birileri onu dövüyordu ve zorla özür dilettiriyordu. Gözümden bir yaş süzülmüştü. Videonun sonunda bir adam geldi.. tanıdık bir adam.. kolunda terazi dövmesi olan bir adam… bu çağlar’dı… onun bacak ortasına öyle bir tekme atmıştı ki adam bayılmıştı. Ve video bitti. Kendimi tutamayıp ağlamaya başlattım

“Çağlar…”

Sıkıca sarıldım çağlara. Yüksek ihtimalle bunu beklemiyordu bu yüzden şaşkınlıkla yaklaşık 5 saniye öylece durdu daha sonra kolları sıkıca sardı bedenimi. Kelimelerle anlatılamayacak bir kokusu vardı. Kaç saniye, kaç dakika öylece durduk bilmiyorum ama sonunda sessizliği bozmyaya karar verdim

“Teşekkür ederim”

“Bir daha sakın asilik yapma ! Bak sonuçlarına”

“Yine mi suç bende ?”

“Bir daha böyle bir şey yaşanırsa-“

“Bunları konuşmayalım”

Kafamı kaldırıp derin derin baktım ela gözlerine

Bir farklı bakıyordu sanki. Adını çıkaramadığım bir şekilde… bu acıma değildi, nefret hiç değildi. Deşişik bir şeydi.

“Ne konuşmak ister acaba avukat hanım”

“Dosya…”

“Dosyayı sana veremem. Dediğim gibi daha kolay dosyalarla başlamalısın”

“Lütfen çağlar… bu iş bittikten sonra ne istersen yaparım”

Bir süre etrafı izledi daha sonra bana baktı

“Ne istersem mi ?”

Onaylar gibi başımı usulca salladım

“O zaman yanımda asistanım olarak çalışacaksın”

Sinirle kaşlarımı çattım

“Asistan mı ?”

“Aynen asistan”

Sonrasında imalı bir şekilde kaşlarını kaldırdı

“E tabi istemiyorsan…”

Yutkundum ve mecburiyetten kabullenmek zorunda kaldım

“Tamam olur”

Dudağı büyük bir zafer kazanmışcasına kıvrıldı

“Güzel… o zaman yarın gel başla asistancığım”

Sinirle homurdandım

“Ciddi misin asistancık mı!”

“Bak asistan hanım bu yaşta bu sinir çok fazla. Bence bir meditasyon falan yap bir bakarsın mazallah 30’unda kırış kırış olmuşsun!”

Sinirla göğsüne bir tekme attım fakat kılı bile kıpırdamadı

“O zaman yarın görüşürüz asistan hanım”

Çağlar arkasını dönüp gitti. Bense odama gidip birkaç dosyaya baktım. Günün sonunda tam eve giderken annemin aramasıyla arabayı durdurdum

“Alo anne”

“Alo güzelim napıyorsun”

“Eve dönüyordum tam bende anne iş bitti”

“Günlerdir görüşemedik evde yapayanşoz kaldım. Bak ne diyeceğim, sen şimdi eve gitme benim eve gel hem biraz laflarız”

“E iyi madem”

Annemin şen kahkahası kulaklarıma gelince huzurla gülümsedim

“O zaman birazdan görüşürüz kızım”

“Görüşürüz anne”

Telefonu kapatıp yolumu değiştirdim. Eve geldiğimde inip binaya girdim. O sırada alt komşumuz nuray teyzeyi gördüm. Samimi bir şskilde gülümsedim

“Erna kızım nasıl özledim seni hoş geldin”

“Hoş bulduk nuray teyze bende sizi çok özledim”

“Bu arada avukat olmuşsun duyunca çok sevindim hayırlı olsun işin”

“Saol nuray teyzecim”

“E gel içeri”

“Yok başka sefere geliyim ben bir annemlere çıkıp gidicem zaten”

“E başka sefere o zaman. Ha bu arada benden duymuş olma annen sana yeni talip bulmuş”

Kıkırdadım nuray teyzeye

“Öyledir teyzeciğim hadi görüşürüz”

“Hadi allaha emanet kızım”

Merdivenden çıkıp bizim kapımıza ulaştım ve kapıyı çaldım. Kapı anında açıldı. Yüzünde güller açan annem karşıladı. Ben daha içeriye adımımı atmadan sıkıca sarıldı bana

“Sakin anne daha içeri girmedim”

“Gel kızım içeri”

İçeri geçip koltuğa oturdum ve annemin verdiği çayı yudumladım

“Eee kızım iş nasıl gidiyor”

Tabiki gerçekleri söylemeyecektim

“Ee güzel gidiyor annem. Çalışıyorum öyle”

“İyi bari”

“Eee sen naptın”

“Bende napıyim kızım dün gece rüyamda babanı gördüm. Sen, ben, abin ve baban hep beraberdik. Baban öldüğünden beri fazla görmemiştim. Bende toplaşmak için ilk abini aradım ama açmadı yurt dışı olduğu için herhalde. Sonra seni aradım öyle işte.”

“İyi olmuş annem”

“Sen onu bunu bırak sana güzel bir haberim var”

“Nedir”

“Sana yeni oğlan buldum”

“Ya yok artık anne ben nuray teyzeye bile inanmadım geçen olanlardan sonra ne rahatsın. Geçenki adam sapık herifin teki çıktı”

“Kızım bu çocuk okumuş helal süt emmiş bir çocuk. Hem yakışıklı”

“Hayır anne”

“Evet kızım valla gideceksin yada seninle bir ömür görüşmem”

“Ya anne!”

“Yarın sabah adresi ve çocuğun numarasını atarım”

“Sırf seni kırmamak için”

⚖️

Sabah uyandığımda mutsuzlukla kalkıp saçımı yapıp basit bir şeyler giydim o sırada telefonuma bir mesaj geldi

“Selam erna! Ben fatih. Birazdan buluşacağın bey yani. Ben şimdiden deli gibi heyecanlıyım. Senin güzelliğini canlı canlı görüceğim. Beni deli ediyorsun!”

Mutsuzlukla göz devirdim ve telefonu kapatıp çantama koyup arabaya bindim ve adresteki kafeye gittim. Minimlaist fakat hoş görünen bir yerdi. O sırada fatihin bana ayağa kalkıp el salladığını gördüm. Yapmacık bir gülücük takınıp yanına gittim

“Çok güzelsin erna”

“Sana da günaydın ve merhaba fatih”

“Ehe tabi günaydın ve meraba”

Oturup menüden bir şeyler sipariş ettim

“Nelerden hoşlanırsın erna”

Sıkıntıyla mırıldandım

“Bilemiyorum”

“Bence sende çok manyak bir kafa var”

“Ne?”

“Bence sen direk dansıyla uğraşıyorsun. E fiziğinde müthiş. Belki bir gün bana da yaparsın”

Sinirle kaşlarımı çattım ve bir tokat yapıştırdım

“Ne saçmalıyorsun sen be!”

Tokat attığım elli sıkıca tutup okşadı ve derin bir iç çekti. Ben ise iğrenen bakışlar atıyordum

“Bu eller varya bu eller…”

O sırada birisi gelip fatihin elini sertçe çekti. Karşımda kanlı canlı çağlar vardı

“Sevgilim kim bu lavuk”

Şaşkınlık ve heyecanla kekeledim

“S sevgilim ?”

“Kimsin lan sen havuç kafa rahat bırak benim güzelimi siktir git!”

Şaşkınlıkla ona baktım o ise bana göz kırptı

Fatih ise sinirle kalktı

“Hepiniz aynısınız !”

“Hadi canım yandan yandan”

Fatih gidince çağlar yanıma oturdu

“Kimdi o?”

“Boşver annemin zoruyla tanıştığım biri”

“Bizim çalışmamız gerekirken sen flörtleşme derdindesin asistan hanım!”

“Bana diyene bak sen bana sevgilim dedin”

Gözünü kaçırdı

“Seni o lavuktan kurtarmam gerekiyordu yani bi anlam çıkarma”

Sessizce kollarımı birbirine sarıp başka tarafa baktım

“Ne anlam çıkarıcağım be”

“Her neyse konumuza dönelim. Gidiyoruz”

“Nereye ?”

“Benim eve”

“Ne !”

“Evet..”

“Sen beni eve mi atıyorsun…”

“Sabır…”

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.