İçeriğe geç

ARALIK KAPI

Bölüm 4 · 5 dk okuma

ARALIK KAPI

Bölüm 4

4.BÖLÜM :ORMANIN GİZEMİ

Biz ölürdük bazen, yaşadığımızı sanırlardı. Ama ruhlarımızı parçalayanlar aslında onlardı, bilmiyorlardıki ki. Onlar kendince hep iyilerdi. Onlar kendince hep haklı olandı. Sadece tek kötü bizdik onların karşılarında. Biz suçlardık kendimizi, onlar suçladı diye bizi.

Kendimizi parçalardık niye biz yaptık bunu diye. Ama onlar hiç üzülmediler yaptıklarına.

Biz hergün vicdan mahkemesindeydik ama onlarsa bize bakıp gülenlerdi.

Biz acı çekiyorduk onlar gülüyorlardı. Biz ölüyorduk onlar kahkaha atıyorlardı. Peki nedendi neden insanlar üzmek bilmiyordu insanları? Neden acı çektiriyorlardı ki bizlere? Bizler hep mahkum edilmiştik hayatlara.

Yutkundum. Karşımda kanlar içinde yatan bir kız vardı. O an yanındaki adama ilişti gözüm.

Pelin ölme diye yalvarıyordu kıza. O an anladım yerde yatan kızın ismi Pelindi ve sanırım ölmek üzereydi. Peki ben ne yapabilirdim ki ? Kızın karnından ve kolundan kan akıyordu vurulmuş olmalıydı. Düşünmeye başladım. Hızlı ve seri olmalıydım. Yanımda da hiçbir şey yoktuki.

O an annemin doktor olduğunu hatırladım ondan bir kaş şey öğrenmiştim.

O an oradaki adam beni farketti.

Sende kimsin diye sordu bana.

Bak şimdi beni dinle bu kızı beraber kurtarabiliriz annem doktor ve ondan bir kaç şey biliyorum. Eğer yanında bez yada ilk yardım çantası varsa çabuk getir.

O adam hızlı bir şekilde yanındaki arabaya yöneldi. İlk Yardım çantasıyla geldi yanıma. Hemen aldım ve içinden bir parça sargı bezi çıkardım. Vurulduğu yerleri sarmaya başladım. Kan kaybetmemeliydi yoksa ölebilirdi çünkü çok fazla hasar almıştı.

Bezin rengi kan rengini almaya başlamıştı. O an o adam konuştu.

Nabzı atmıyor.

Şokla elimi bileğine götürdüm kızın. Nabzı atmıyordu. Bir süre korkuyla baktık yanımızda yatan kişiye. Yani şimdi karşımda biri mi ölmüştü? Burası tehlikeli olmalıydı. Burada birileri vurulduğuna göre burası tehlikeliydi.

O an bir mucize gerçekleşti. Karşımda yatan kız çok hafif bir şekilde nefes aldı. O an bağırdım sevinçle.

Nefes alıyor!

Karşımdaki adamda şokla yerde yatan kıza baktı. O zaman çabuk dedim onu hastaneye yetiştirmelisin. Tamam dedi ve ardından ekledi. Teşekkürler sen olmasaydın onu kurtaramazdım.

Rica ederim diye bağırdım arkasından.

En önemlisi ben buradan nasıl kurtulabilirdim. Biraz burayı tanımak istediğim için ormanda gezinmeye başladım. Ama bu orman tehlikeli olabilirdi. Sonuçta az önce gördüğüm kız vurulmuştu.

Peki ben buraya nasıl gelmiştim? Bu KARMANIN işi olabilirdi. Çünkü ben buraya gelemezdim ki. Hem arkadaşlarım da neredeydi? Yoksa hepsini mi kayıp etmişti? Anladığım kadarıyla Karma tehlikeli biriydi. Biz onla nasıl başa çıkacağımızı bilmiyoruz. Bilmediğimiz gibi de onu yok etmeye çalışıyoruz ve bu çok saçmaydı. Biz saçmalıktan doğmuş gibiydik.

Gezinirken bir gölge gördüm karşımda. Karşımda bir adam vardı ve yere çöküp üzgün ve baygın gözlerle yere bakıyordu. Bu adama ne olmuştu acaba?

Yanına ilerledim adamın. Yanına geldim ve onun gibi yere çöktüm.

Sende kimsin diye sordum ona.

Ben Oğuz, peki sen kimsin?

Ben Buse. Merhaba. Niye bu kadar üzgünsün.

Çünkü ben birini vurdum az önce.

O an şokla irkildim az önce kurtardığımız kızı bu adam mı vurmuştu yani. Şokla konuşmaya başladım.

Peki neden vurdun ne işine yaradı?

Ben istemedim ki o istedi.

O kim peki?

Söyleyemem ama ben istemedim o istedi. Nazlı istemedi onu vurmamı vurma dedi bana onun canı çok yandı dedi ama ben vurdum dinlemedim çünkü asıl yapılacak ihanetin sahibi o değildi. Herkes Nazlı suçlu sandı.

Ama o genel suçlu değildi ki.

Herkese kendi suçluymuş gibi gösterdi bu Pelin e onun suçlu olduğunu gösterecekti. Ama aslında o masumdu. Hatta o Pelin i çok seviyordu. Ama bunu yapmak zorundaydı bu onun borcu gibiydi. Kendini ihanet etmiş gibi gösterip kendini suçlatacaktı. Ama asıl suçlu olan bendim. Ben asıl olan o kötüyüm. Ama onlar benim suçsuz olduğumu zannediyorlardı ama ben suçlu olduğumu Pelin e gösterdim ve onu vurdum.

Hemde üç kurşunla belkide öldü kim bilir. Ama benim niyetim Nazlının suçsuz olduğunu göstermekti. Çünkü o çok üzülüyordu Pelin' e.

Duyduğum şeylerle birlikte şoka girdim. Anlamakta güçlük çeksemde az önce benim kurtardığm kızı bu adam vurmuştu. Üstüne kendisinin kötü biri olduğunu vurgulamıştı bana. Bu ormanda neler dönüyordu böyle. Bu ormanda bir gerçek vardı bunu anlamıştım.

Peki seni hiç polise şikayet etmediler mi?

Ettiler etmez olurlar mı? Ama ben polislerden kaçtım.

Peki hem suçunu kabulleniyorsun ama hemde suçundan kaçmaya çalışıyorsun neden?

Çünkü ben korkak bir mahlukum.

O an bende anlamıştım. Bizler suçunu kabullenen ama suçumuzdan kaçan o mahluklardık.

Korktum ölmekten hapise girince kendimi öldürmekten korktum. Çünkü ben orada yaşayamazdım. Kendimi sözlerime bile batırırdım bunu biliyorum.

Ben suçluyum ama bunu duymak bana hüzün veriyor. Ben Pelini isteyerek mi vurdum sanıyorsun?

Bana bunu zorla yaptırdılar. Aslında Pelin bir oyuna düştü ama farkında değil. Belkide sonunda dayanamayacak. PELİN çok iyi biriydi ama iyiliğini körelttiler.

Bizlerde böyleydik işte iyiliğimizi insanlar harçamış ve köreltmişlerdi.

Ama ben buradan nasıl kurtulacaktım. Buranın bir çıkış yolu varmıydı ki?

Sana üzüldüm ama bence artık iyi biri olmaya çabalayabilirsin.

Senin içindede iyilik var bunu gördüm sen o iyiliği çıkarmaya çabala tamam mı?

Gerçekten şu an neler diyordum bu adam bir insanı vurmuştu ama ben de ona tavsiye veriyordum bana neler oluyordu böyle?

Peki buranın bir çıkış yolu var mı biliyormusun?

Sola yürü ardından sağdaki yol ayrımına gir orada çıkış var. Bu arada bana verdiğin tavsiyeler sayesinde teşekkürler.

Bide teşekkür ediyordu ama neyse bu adam birini vurmuştu.

Rica ederim dedim ve sola doğru ilerledim.

Yürü yürü bitmek bilmedi yol. En sonunda bir ağacın gövdesinde dinlenmeye başladım. Gölge bana iyi gelmişti.

Bu orman anlaşılan çok büyüktü ve yürü yürü bitiyordu. Ayağa kalktım ve yürümeye devam ettim. En sonunda sağdaki yol ayrımına girdim.

Yine yürü yürü bitmedi yol. Yürürken yerde bir kağıt parçası gözüme ilişti.

O yere ilerledim ve yere eğilerek kağıt parçasını aldım. Acaba yine beni neler bekliyordu.

O an kağıtın içini açtım ve ufak bir şok geçirdim bu bir mektuptu. Hemen gözlerimi Kağıtta gezdirip okumaya başladım.

Karma' ya 02.02. 1502

Merhaba Karma. Dünyada yeni insanlar doğmaya başladı bu bizim için çok tehlikeli bir hal aldığının farkındayım. Ama belkide barışı denemeliyiz. Niye anlaşmak yerine onları yani insanları öldürmeyi deniyoruz ki?

Bunu dedikten sonra bana düşman olacağını biliyorum ama bence barış olmalı bu dünyada. Belkide insanlarla bu hayat daha güzel olmaz mı?

İnsanlar bizlerden daha zeki bir mahluklar. Belkide bu dünyaya yeni şeyler katabilirler. Belkide bizim neslimizi öldürmeye çalışacaklar ama onlarda belkide bizlerden korkuyor bilemeyiz ki?

Biz çok eskiden hüküm süren varlıklardık belkide onların sırası şimdi. Belkide sen bunu okuyunca ölmüş olacağım bilemem. Ama sende iyiliği denemelisin iyilik her zaman kazanmalı bunu unutma olurmu?

İyilikle ve huzurla kalman dileğiyle...

Sevgili can yoldaşın HARA 'DAN

SENİ SEVİYORUM BUNU UNUTMA.

Okuduklarımla birlikte şoka girdim. Bu çok eski bir mektuptu.

Karma yaşadığına göre belkide Hara da yaşıyordu. Hara iyi birine benziyordu belkide bize yardım edebilirdi. Ama bu hayatta kimseye güvenemezdim. Belkide bunu bilerek koymuş olabilirlerdi.

Artık kimseye güvenmek yoktu. Biz mahluklar güvenilmezdik çünkü. Artık kimse güvenilmezdi. Bizler hayatın kimseleriydik.

Bölüm sonu

1 yorum

  • Gayet başarılı böyle devam et 🤗🤗🤗

    1Yanıt