İçeriğe geç

Araf

Bölüm 11 · 4 dk okuma

Araf

Bölüm 11

5. Bölüm - Gölgenin Ardındaki Mektup

Dün Emir'le olan görüşümden sonra eve gelip direkt uyumuştum. Bu kadar karmaşaya rağmen iyi bir uyku çekmiştim. Uyandığımda saat 09.32'ydi. Yataktan kalkıp yatağımı topladım, giydiğim pijamalarımı katladım ve çekmeceme yerleştirdim. Sonrasında evde otururken rahat bir şeyler giyebilmek için dolaba yöneldim. Kısa kollu, v yakalı, uzun yeşil elbisemi aldım. Elbisenin ön kısmı daha kısaydı. Dizlerimin biraz aşağısına geliyordu önü ama geri kalanı bileklerimdeydi. Aynanın karşısına geçip saçlarımı ördüm. Parmaklarımla örgülerimi hafifçe gevşettim.

Tam bir şeyler yemek için mutfağa geçeceğim sırada kapı çaldı. Kapı zili çaldığında içimde bir kararsızlık oluştu. Kim bu beklenmedik ziyaretçi? Kapıyı açtığımda, uzun boylu -yaklaşık 183 boyu vardı-, siyah saçlı, 25-26 yaşlarında bir adam karşımda duruyordu. Yüzü birini andırıyordu ama kim olduğunu seçememiştim. Kapıyı açtığımda birkaç saniye yüzüme sonrasında elbiseme baktı.

Birisini beklemediğim için biraz şaşırmıştım. Şaşkınlığımı gizlemeye çalışarak "Pardon, kimsiniz?" dedim. Gözlerimin içine bakıp hafif bir tebessümle kendini tanıttı: "Merih ben. Merih Kaya. Emir'in kardeşiyim. Gerekleri belgeleri getirmemi söylemişti." Bunu derken elindeki belgeleri kendini kanıtlamak istercesine bana doğru yöneltti.

İşte. Emir'e benziyordu!

Rahatlamıştım açıkçası. Artık benim de yüzümde tebessüm vardı. "Geçsene, ben de tam kendime bir şeyler hazırlayacaktım."

"Rahatsızlık vermeyeyim," dedi çekingen bir sesle.

"Yok estağfurullah ne rahatsızlığı. Buyur." dedim ve elimle içeriyi işaret ettim.

Ayakkabılarını çıkarıp içeriye girdi. "Nereye geçeyim ben?" diye sordu.

"Tam karşındaki oda salon. Oraya geçebilirsin. Ben hemen bir kahve yapıp geliyorum. Nasıl içersin?"

"Sade olursa sevinirim."

"Bana Işık diyebilirsin. Resmiyete gerek yok."

Gülümsedi, gülümsedim.

Merih'i arkamda bırakarak mutfağa geçtim. Birkaç dakika sonra elimde 2 kupa biri sade biri şekerli kahveyle salona geçtim.

Salona geçtiğimizde, oturup sohbet etmeye başladık. Merih sessizce oturdu, gözlerimle onu süzerken, aklımda Emir'in son zamanlardaki gizemli davranışları dolaşıyordu. Kafamda sorular uçuşuyordu ve cesaretimi toplayarak sordum:

"Küçükken nasıl bir çocuktu Emir? Şiddete meyilli miydi?"

Merih, derin bir nefes aldı ve gözlerini düşünceli bir şekilde tavana çevirdi. Sonra dudaklarını aralayıp şu yanıtı verdi: "Abim genellikle sakin bir çocuktu. Kendisine ve çevresine zararı olmayan kimseye dokunmazdı. Ama bana, anneme, kendisine, arkadaşlarına zarar veren olursa gözlerinden alev çıkardı. Kaç yaşında olursa olsun tavrı netti. İçinde bir yerlerde bir öfke vardı, zaman zaman onu kontrol edebilirdi."

Bu cevap beni hem rahatlattı hem de şüpheye düşürdü. Ama yine de aklımdaki soruları sormaktan vazgeçmedim.

"Emir'in hiç sevgilisi oldu mu? Veya şuan bir sevgilisi, eşi var mı?"

"Hayır. Abim 'ülkeyi arındırma' işlerine başladığından beri böyle işlere vakti olmadığını söyler. Önceden de sevgilisi olduğunu hatırlamıyorum. Yakın olduğu birkaç kız vardı ama, o kadar."

Bu sefer aldığım cevap nedenini bilmediğim bir şekilde içimi rahatlattı.

"Emir'in ilk cinayetini ne zaman işlediğini biliyor musun? Ve ne zaman hapse düştü?"

Merih'in yüz ifadesi ciddileşti, bir an gözlerini kaçırdı. Sonra dikkatlice sözlerini seçerek anlatmaya başladı:

"İlk cinayetini ne zaman işlediği hakkında kesin bir bilgiye sahip değilim. Benim bildiğim ilk cinayetini 18 yaşındayken işledi. Ben 16 yaşındaydım o zamanlar. İlk cinayeti Adnan Yılmaz'dı. Ama bundan önce bir cinayeti var mıydı bilmiyorum."

"Bu cinayetler abinin kendi fikri miydi yoksa birinden mi emir alıyor? Abin bir piyon mu?"

"Dediğim gibi, abim çevresine ve insanlığa zarar veren herkesin cezasını keser. Çekinmez. Bu cinayetler tam da abimin kurgulayacağı türden işlendi. Abim bir piyon değil, oyun kurucusunun ta kendisi. Oyunu kendi kurallarıyla oynar."

Şaşırmalı mıydım yoksa normal mi karşılamalıydım, bilmiyordum. Abisi olduğu için onu savunuyor olabilirdi ya da gerçekten yaptığı işle gurur duyuyordu.

"Emir Savaş cinayetleri tek başına mı işliyor yoksa bir örgütle mi hareket ediyor?"

Merih hafifçe gülümsedi "O kadarını ben anlatamam Işık. Yeri geldiğinde abim anlatır ya da kendin öğrenirsin zaten."

Merih'le yaklaşık 2 saat boyunca sohbet ettik. Başlarda konu sadece Emir'di ama sonrasında konu konuyu açtı.

Tam bir kahve daha almak için mutfağa gideceğim sırada dış kapının yanındaki camda bir insan silueti gördüm. Aynısını Merih de görmüş olmalı ki çatık kaşlarla ayaklandı.

Adam bizi fark etmiş olacak ki gölgesi hareketlendi. Kapının olduğu yöne koşmuştu. Perde kapalı olduğu için adamı göremiyorduk ama benim adamlarım olmadığından emindim.

Koşarak kapıya gittim ve kapıyı açtım, Merih de arkamdan geliyordu. Dışarıya çıktım. Adam ortada yoktu. Merih adamı bulma umuduyla etrafı kontrol etmeye başladı.

O sırada yerde duran bir zarf dikkatimi çekti; bir mektup.

Endişeyle etrafıma bakındım. Merih benim yanıma geri döndü. Bir şeylerin ters gittiğini ya da gideceğini anlamış olmalıydı.

Merih yanımdayken adamı bulamazdık o yüzden titreyen sesime inat gür bir şekilde bağırdım "Fırat! Bahçeye bir adam girdi. 180 boylarında, yüzünü görmedik. Mektup bırakıp kaçmış. Hemen etrafı kontrol edin ve adamı bulun!"

Fırat evdeki diğer korumalarımdandı.

Fırattan ses geldi "Tamamdır Işık Hanım. Bakıyoruz!"

Eğilip endişeyle mektubu aldım ve zarfı açtım.

"Kararını verdin Işık Aksoy. Mahkumun, Emir Savaş'ın, Kaya ailesinin yanındasın. Bu yoldan geri dönüş yok. Bu sadece fragman..."

mektubu açmamla birlikte yere küçük de bir bıçak düştü. Bu apaçık bir tehtiddi! Yine aynı adamlar göndermiş olmalıydı. Beni Emir Savaş Kaya'dan vazgeçirmeye, avukatlığını bırakmaya zorluyorlardı. Neden? Kimdi bu adamlar?

"Emir Savaş'ı bırakmazsan yapacağımızı biliriz. Ki buradan dönüş yok." diyorlardı apaçık.

Merih endişeyle bana döndü.

Bu yoldan geri dönüş yok demişlerdi, dönmek isteyen kimdi?

Asıl ben onları bu tehtid için pişman edecektim...

Bölüm sonu

Sonraki bölüm kilitli

12. bölümü 5 jetonla uygulamada açabilir, kaldığın yerden devam edebilirsin.

16 yorum