İçeriğe geç

ARAF

Bölüm 3 · 1 dk okuma

ARAF

Bölüm 3

GÖLGEDEKİ ADIMLAR

Şehir artık eskisi gibi değildi.

Yaman Aksoy’un adı, farkında olmadan yeraltı dünyasında yankılanmaya başlamıştı. Bazıları onun Arslan Demir’in varisi olduğunu söylüyor, bazıları ise bunun bir tuzak olduğunu düşünüyordu.

Ama herkes aynı konuda hemfikirdi:

Bir şey değişmişti.

Yaman ise hâlâ bunun ağırlığını taşıyamıyordu. Bir yandan öğrendiği gerçeklerle boğuşuyor, diğer yandan hayatına devam etmeye çalışıyordu. Ama artık hiçbir şey “normal” değildi.

Kafede çalışırken bile etrafını kontrol ediyor, arkasındaki insanların bakışlarını tartıyordu. Eskiden fark etmediği ayrıntılar şimdi gözünden kaçmıyordu.

O gün yine geç saatlere kadar çalıştı.

Çıkışta Eylül’ü gördü.

Kitapçıdaki kız.

Eylül kaldırımda bekliyordu, elinde bir kitap vardı.

"Sana bunu getirdim." dedi sakin bir sesle.

Yaman şaşırdı.

"Niye?"

"Emanet gibi hissettim."

Yaman kitabı aldı. Kapağında eski bir şehir haritası vardı.

"Bu ne?"

"Eğer aradığın şey geçmişse, şehir sana yardım eder."

Yaman cevap veremedi.

Eylül fazla şey biliyor gibiydi ama sormadı.

O an içinden garip bir his geçti.

Güven mi, yoksa şüphe mi olduğunu anlayamadı.

Aynı gece şehrin diğer tarafında bir adam telefonda konuşuyordu.

"Onu buldunuz mu?"

"Evet."

"Yalnız mı?"

"Şimdilik."

Sessizlik oldu.

Sonra soğuk bir ses duyuldu.

"Dokunmayın. İzleyin."

Telefon kapandı.

Yaman eve döndüğünde kapısının kilidi açık değildi.

Ama içeriden hafif bir ses geldi.

Dondu.

Yavaşça kapıyı açtı.

İçerisi dağınıktı.

Birileri evini aramıştı.

Yaman mutfağa girdiğinde masanın üzerine bırakılmış tek bir fotoğraf gördü.

Fotoğrafa baktığında nefesi kesildi.

Fotoğrafta Eylül vardı.

Altında bir not:

"Yanındaki kişiye dikkat et."

Yaman geri çekildi.

Kalbi hızlandı.

Eylül…

Tesadüf müydü?

Yoksa başından beri planın parçası mıydı?

O anda Yaman ilk kez gerçekten korktu.

Çünkü artık sadece geçmişi değil…

Geleceği de tehdit altındaydı.

Bölüm sonu

1 yorum