Yaman'ın dizleri titriyordu.
Bu imkânsızdı.
Az önce gördüğü çocuk...
Kendisiydi.
Ama nasıl?
Ekran kararmıştı.
Oda yeniden sessizliğe gömüldü.
Yaman bileğindeki siyah göze baktı.
İlk kez...
Sembolün hafifçe parladığını fark etti.
Bir anda telefonuna bildirim geldi.
Bilinmeyen Numara:
"17 seni bekliyor."
Yaman'ın kalbi hızlandı.
Mesajın altında bir konum vardı.
Şehrin dışında terk edilmiş bir çocuk yuvası.
Tam yirmi yıl önce kapatılmıştı.
Ve Yaman'ın hafızasında o yere dair hiçbir şey yoktu.
Ama içinden bir ses gitmesi gerektiğini söylüyordu.
Gece yarısı yola çıktı.
Yağmur yeniden başlamıştı.
Çocuk yuvasının paslı kapısına ulaştığında nefesi kesildi.
Kapının üzerinde silinmiş harflerin altında tek bir sayı duruyordu:
17
Yaman yavaşça içeri girdi.
Koridorlar karanlıktı.
Duvarlarda eski çocuk çizimleri vardı.
Fakat çizimlerin hepsinde aynı sembol bulunuyordu.
Siyah Göz.
Tam o anda üst kattan bir ses geldi.
Bir çocuk sesi.
Fısıltı halinde:
"Geç kaldın..."
Yaman donup kaldı.
Çünkü o ses...
Kendi sesiydi.