İçeriğe geç

Aptal Arkadaşlar

Bölüm 13 · 4 dk okuma

Aptal Arkadaşlar

Bölüm 13

13. Bölüm: Yastık Mary Jane

Aidan'ın Anlatımı

Aidan: Tebriğiniz size kalsın gitmem gerek Bay ve Bayan Taylor.

Ventic: Umarım o kıza aşık olmamışsındır Aidan. Unutma gelecekte kızımla evleneceksin.

Aidan: Kızınızla evlenmeyeceğim Bay Taylor. Bu görev bittikten sonra kendi hayatıma devam edicem.

Ventic: Senin yerinde olsam kızımla evlenmeyi düşünürdüm. Sonuçta koskoca Taylor Şirketinin sahibi olursun.

Aidan: Eğer bir şirkete sahip olmak isteseydim gidip küçük varisle evlenirdim. Sonuçta Stark şirketi Taylor şirketinden her alanda daha büyük. İzninizle.

Masadan kalkıp Taylorların yüzüne bakmadan dışarı çıkıp arabama bindim. Tegan'la evleneceğimi Mary Jane'e doğrultulan bir silahın önüne atlarım daha iyi. Minik Stark, şimdi Endüstri'de ya kriz geçiriyorsundur yada hala baygın bir şekilde yatıyorsundur. Gazı kökleyip 15 dakikada Stark Endüstri'ye vardım. İçeri girerken güvenlik beni durdurmaya çalışsa da son anda Irithel gelip beni içeri aldı. Asansöre binice konuşmaya başladım.

Aidan: Uyandı mı?

Irithel: Sinir krizi geçirip kendi ofisini dağıtacak ve sonrasında Keila'yı görüp tekrar bayılması uyandı demekse, evet uyandı.

Aidan: Siktir.

Irithel: Seni göremeyince bir şeyler dedi ama pek anlamdım. "O Aidan ve Tegan'da zaten planlarını bilmiyorum zannediyor. Onları da planlarını da siksinler." diye bağırdı. Ama ne ima ettiğini anlayamadım.

Amına koyayım. Mary Jane fark etmiş. Siktir. Siktir. Siktir. Siktir. Siktir. Siktir. Siktir. Siktir. Siktir. Siktir. Siktir. Siktir. Siktir. Siktir. Siktir. Siktir. Siktir. Siktir. Siktir. Siktir. Siktir. Siktir. Siktir. Siktir. Siktir. Siktir. Siktir. Siktir. Siktir. Siktir. Siktir. Siktir. Siktir. Siktir. Siktir. Siktir. Siktir. Siktir. Siktir. Siktir. Siktir. Siktir. Siktir. Siktir. Siktir. Siktir. Siktir. Siktir. Siktir. Siktir. Siktir. Siktir. Siktir. Siktir. Siktir. Siktir. Siktir. Siktir. Siktir. Siktir. Siktir. Siktir. Siktir. Siktir. Siktir. Siktir. Siktir. Siktir. Siktir. Siktir. Siktir. Siktir. Siktir. Asansörden çıkıp Mary Jane'in ofisine girdim. Ofisin büyük camlarından içeri ay ışığı yansıyordu. Her taraf dağılmış, yerde cam kırıkları vardı. Büyük odadan geçip küçük yatak odasına girdim. Yatakta kıvrılmış bir şekilde yatıyordu. Uyuyan Güzelim Benim. Yatağın yanındaki sandalyeye geçip oturdum. Irithel odada çıkıp bizi yanlız bıraktı.

***

Mary Jane'in Anlatımı;

Uyanıktım ama gözlerimi açmak istemiyordum. Yaptıkları aklıma geldikçe kafasına silah dayayasım geliyordu. Pislik. Sen hangi hakla beni kendine aşık edersin? Ve şimdi üstüne kokusu burnuma gelince kalbim bu güzel kahve kokusuyla uyumamı, beynimse komidin altındaki silahı çekip kafasına sıkmamı söylüyordu. Yeni uyanıyormuş gibi davranıp yatakta doğruldum. Dirseklerini dizlerine yaslamış Aidan doğrulup bana baktı. Yüzünden bir şey okunmuyordu. Ya da ben anlayamayacak kadar yorgundum. Yataktan ayaklarımı sarkıttığında onunla karşı karşıya gelmiştim.

Aidan: İyi misin?

Mary: İYİ MİYİM ACABA?

Kan beynime sıçradı ve ayağa kalktım. Bir adım atsam dizlermiz birbirine değicekti.

Mary: Babam olarak gördüğüm adam öldü, en yakın arkadaşlarımdan ikisi ve sevgilileri öldü, Keila komaya girdi Ve tabii ki En önemlisi aşık olduğum adam bana ihanet etti! Sizce iyi miyim Bay Gallagher?

Sadece bana baktı. Hayatının hatasını yapmış gibi. Oda ayağa kalktı sonrasında.

Aidan: Seni seviyorum.

Mary: Çokta sikimdeydi lan. Yarmaz bana bu oyunlar. Git bunları gelecekteki karına söyle.

Aidan: Eee, söylüyorum zaten.

Mary: Aidan kafana sıkmama çok az kaldı.

Aidan: Sık o zaman.

diyip belimi kavradı.

Mary: Canına mı susadın lan sen?

Aidan: Evet.

Mary: Aidan çıldırtma beni. Ne saçmalıyorsun?

Aidan: Geçen kütüphanende "Düşmandan Aşka" diye bir kitap gördüm. Bizde öyle bir şey miyiz?

Mary: Hayır Aidan. Bizimki aşktan düşmana.

Aidan: Yani bana aşıksın?

Mary: Lan konuyu saptırma.

Aidan: Konu ne ki?

Mary: Konu... Iıııııı... Bende bilmiyorum.

Bana güzel gamzelerini gösteren bir gülüş yolladı. Oba kızgınlığıma rağmen bu gülüşüne düşebilirim. Ona baktığımı fark etmiş gibi sırıtmaya başladı.

Aidan: Leydim?

Mary: Efendim?

Aidan: Yatalım mı?

Mary: Aidan ne diyorsun sen? Onu yapmak için küçük değil miyiz? Hani diyorsan banane yaştan, o zaman bilemeyeceğim.

Aidan: Fesat Leydim benim. Uyumak için yatmaktan bahsediyorum.

Mary: Heee, ben yanlış anladım.

Aidan: Hem de çok, Leydim.

Mary: Ama benim uykum yok.

Aidan: Ama benim bir yastığa ihtiyacım var.

Mary: Ney?

Ayaklarım yerden kesildiğinde daha olayı kavrayamadan sırtım yatakla buluştu. Tam tavanla bakışmayı bitirdiğim sırada Aidan üstüme yatarak göğüs kafesimi kırdı. Kafasını boyun boşluğuma koyup, ellerini belime sarıp uyku moduna geçti.

Mary: Aidan?

Aidan: Efendim?

Mary: Neden senin yastığın oluyorum?

Aidan: Çünkü ben öyle istiyorum.

Mary: Ama ben istemiyorum.

Sıcak nefesini boynumda hissediyordum. Boynuma ardı ardına bir kaç tane öpücük bıraktı. Gıdıklandığımdan dolayı gülüp kafamı o tarafa doğru yatırırken onunda gülüş sesini duydum.

Aidan: Bence bira dayanabilirsin, Leydim.

O uykuya daldığında bende çok beklemeden kollarımı ona sarıp uyumaya çalıştım. Bir kaç dakika sonra ben kanlı elbisemle oda benden üstüne kan bulaşmış takımıyla ikimizde uyuya kaldık. Bana ihanetini, yarın kaldırılacak 5 cenazeyi, kanlı kıyafetlerimizi, bir kaç oda yanımızda komaya girmiş Keila'yı, doğum günüme girdiğimizi, 15 yıl önce bugün anne ve babasının anne ve babamı öldürdüğünü, gelecekte olabilecek her şeyi boş verip uyuduk.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.