İçeriğe geç

Anti-Gerçekler

Bölüm 1 · 3 dk okuma

Anti-Gerçekler

Bölüm 1

Antigona

İnsanların yada başka varlıklıların duyguları farklıdır. Kimi parası olan kendisine sahte sevgiyi malı ile çeker, kimi ise bu muamelatı başkalarından dilenir. Insanın aşkı tam olarak nasıl algılaması zordur. Fakat bu hikayedeki ana karakterin maceralarını okuduktan sonra aşkın nekadar pahabiçilemez olduğunu ve sınır tanımadığını anlayacaksınız. O yüzden geri yaslanın ve kendi arzunuz ile bu hikayede olanlara iki gözünüz ile şahit kalın.

Zamanın birinde hiç bir insan tarafından keşfedilmemiş (en azından şimdilik öyle ima edilen) bir gezegen varmış. Bu gezegen Saman yoluna komşu olan Andromeda'da bulunurmuş. Esrarengiz olan "Elvania" adındaki Gezegen'de "elf" ismindeki yaratıklar yaşarlarmış. İnsanlara benzeyen şekilleri varmış, tek fark ise uzun sivri kulakları, eski moda olan Viktorian giyimleri ve hızlı olan hafızalarıymış. Bu gezegenin ana dili italyancaymış, fakat çoğu elf eğitim görmeyi sevdikleri ve büyüdüklerinde parlak gelecekleri olması için öğrenci hayatlatında derslerinde ingilizce, türkçe ve fransızca gibi dilleri'de öğrenmeye can atarmışlar.

Bu gezegende sadece 20 krallık varmış, ve bu krallıkların birinde Antigona Culogera adında genç bir prenses yaşarmış (hangi krallık olduğu ve tam adı şimdilik belli değilmiş, fakat genelde aşkın, neşe'nin ve dramın krallığı olarak bilinirmiş). Babası kral Fortechio, annesi kraliçe Oriana ve 4 kardeşleri ile birlikte zenginlik ve bereketlilik içerisinde devasa bir sarayda yaşarmış. Antigona güzel, akıllı, arkadaşçıl, romantik, fakat bir okadarda er*tik ve şakacıymış. O altın sarısı beline kadar uzanan saçları ışıl ışıl parlar, kulaklarındaki o altın küpeler bir mum ışığı gibi parıldarmış. Onun diller derslerinde öğrendiği türkçe dilinin ona bir gün nasılda yardımcı olabileceği'nin hiçde farkında değilmiş.

Antigona'nın iki abisi Alirum ve Eharum sürekli birbirleriyle ve onunla didişmeyi çok severmişler, fakat kız kardeşlerinide korumak onların görevimiş. 2 kız kardeşi olan Sophiana ve Poliana abilerinin bukadar baskısından rahatsız olsalarda, ortanca kız kardeşleri olan Antigona buna alışkınmış. En küçük kardeşi olan Sophiana neşeli ve güler yüzlü, Poliana ise güzelliğine takıntılı bir kızmış.

Antigona reşit olduğundan buyana evde kalmayı pek sevmez, sürekli kendisini partilere ve eğlenceye kaptırırmış. Ailesi kaç kere ona evlenebileceği en iyi erkeklerle tanıştırıp randevuya çıkartsada, Antigona onlara karşı gram hiç birşey hissetmezmiş. Annesi ile babası onun hakkında endişelenir, yalnız hayatını sürdürüp gideceği konusunu düşünmeden edemezlermiş.

Birkaç yıl sonra tüm kardeşleri evlenen Antigona içine daha çok kapanmış ve hayali elfler dışında başka bir bireysel varlık ile beraber olmakmış, ailesi ise bunu delice düşünürmüşler, ayrıca krallığında hayati bir önem taşıyan bir kural varmış: Her ne olursa olsun krallığımıza ait Sarayın üzerindeki sivri direği geçmeyin, geçilmesi 100% ölümcüldür. Yine bir gün Antigona şık odasında şöyle düşünüyormuş:

Antigona: Olmaz, artık daha fazla dayanamiyorum! O dire beni onun yanına doğru sürüklüyormuş gibi hissediyorum. Yalnızlıktan harap olmuş kalbimin içinden bir ses söylenilenlerin doğru olmadığını söylüyor. Ölsem bile, en azından beş para etmez aşk acılı hayatımı yaşamaktan daha iyidir! Zevkimi hiç bulucağım gibi görünüyor bu kendi ırkımın arasında... Kalbim sürekli o ideal varlığın görüntüsünü düşünmeden edemiyor. Aklımdan birtürlü çıkaramıyor...

Ah, ah! Neler düşünüyordu Antigona? Bilmiyordu ki bu atmaya çalıştığı adım hayatını sonuna kadar değiştirecekti. aradan 20 belkide 25 dakika geçer

Antigona: Artık hazırım, yanıma aldığım ekipmanlar, erzak yeterli olacaktır.

Antigona krallığı'nın pandandifini eline alır ve şöyle bir bakar. Sonrada yumuşak biçimde bir 'oh' çekip boynuna asar

Antigona: Bunuda yanıma almalıyım, sevdiğim kişiye vermeye değer!

Bu çatının zirvesindeki uzun sivri direk Antigona'nın boyunu birazcık geçiyormuş. Antigona direğin karşısına geçmiş ve 1, 2, 3 demeden zıplayıvermiş. Tam o sırada güneşten parlak bir ışık Antigona'yı içine çekmiş ve Antigona kendisini sonu yokmuşcasına ilerlediği bir ışık geçidinde bulmuş. Antigona'nın tek yapabildiği çılıklar içerisinde sonunu beklemekmiş. Birkaç dakika sonra geçit kaybolmuş ve Antigona sert bir yere düşüp bilincini kaybetmiş.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.