İçeriğe geç

ANNEME NASIL KIYDINIZ

Bölüm 15 · 3 dk okuma

ANNEME NASIL KIYDINIZ

Bölüm 15

BÖLÜM 15

‘Baba, üzülme abimle inşallah en kısa sürede kavuşacağız’ dedi Şifanur, babasının sırtını okşayarak. Daha sonra da ‘müsaade edersen Ufuk Bey’in küs olan oğlunun peşine düşeceğim’

‘Niçin kızım?’

‘Eğer onu bulabilirsem babasıyla arasını düzeltmeye çalışacağım. Bilirsin bu işleri çok iyi yapıyorum’

‘Emin misin kızım?’

‘Eminim baba, yalnız senden bir isteğim olacak baba’

‘Nedir o kızım?’

‘Ufuk Bey’den oğlunun bir resmini almak baba’

‘İyi de kızım, Ufuk Bey’i doğru dürüst tanımıyorum ki’ dedi Üzeyir Bey ‘Onunla sadece bir sefer iş toplantımız oldu kadar’

‘Benim canım babam, ne yapar eder o resmi alırsın’ dedi Şifanur, babasına sırnaşarak.

‘Kızım yapma şunu, sen öyle yapınca dayanamıyor isteklerini yapıyorum’

‘Sen benim biricik babamsın’ dedi Şifanur, babasının yüzünü öperek.

‘Tamam deli kız, istediğin resmi alacağım’

Bir hafta sonra…

‘Üzeyir Bey, sizinle görüşmek istiyormuş’ dedi Sekreter Zerrin.

‘Tamam, kızım bağla telefonu’ dedi Mustafa Bey.

‘Merhaba Mustafa Bey, bir konuda sizinle yüz yüze görüşmek istiyorum’ dedi Üzeyir Bey.

‘Tabii ki Üzeyir Bey, hangi konuda görüşmek istiyorsunuz?’

‘Bu telefonla konuşulacak bir mesele değil’

‘Öyleyse yarın 13.00 da görüşelim’

Bölüm 12

‘Anne, bu ne güzellik’ dedi Ayşe ‘Seni ilk defa yeşil elbiseyle görüyorum’

‘Kızım, ben burada rahatım, sen beni merak etme’ dedi Fatma Hanım.

‘Anne, benimle gelsene’

‘Kızım, ben seninle gelemem’

‘Ama ben seni çok özledim’

‘Bende seni özledim kızım, ama buradan ayrılamam. Fakat sen geri dönebilirsin’ dedi Fatma Hanım.

‘Anne ben sensiz bir yere gitmek istemiyorum’

‘Kızım, seninle yine beraber olacağız ama şimdi değil’ dedi Fatma Hanım, Ayşe’nin saçlarını okşayarak ‘Kızım, kendine gelme zamanın geldi. Hem bak Mustafa’da seni bekliyor. Bundan sonra her şey yoluna girecek’ dedi ileride bir yeri göstererek. Gösterdiği yerde düğün yeri kurulmuştu, Mustafa’da müstakbel eşini bekliyordu.

‘Mustafa, Mustafa’m bekle geliyorum’ dedi Ayşe, dedikten sonra dönüp annesine baktı, annesi gitmişti. O güzel kokusunu oracıkta bırakarak.

Ayşe, rüya görüyordu. Rüyasında Mustafa ile evleniyordu. Evliliği öyle güzel geçiyordu ki mutluluktan uçuyordu sanki. Bu mutluluk rüyadan uyanmasıyla son bulacaktı.

‘Mustafa, Mustafa’ diye bağırarak uyandı rüyasından, uyandığında yanında komşusu Serap Hanım ve kocası İkram Bey vardı.

‘Ne oldu kızım?’ dedi Serap Hanım.

‘Mustafa, Mustafa nerede?’

‘Mustafa’da kim?’

‘Beni istemeye geleceklerdi, ama olmadı. Onlar, onlar annemi öldürdüler’ dedi Ayşe, gözyaşı dökerek.

‘Sakin ol Ayşe, her şey yoluna girecek’

‘Biliyorum abla, annemde aynısını söyledi’

‘Annen mi?’

‘Evet, abla annem, onu rüyamda gördüm. Öyle güzel bir yerdeydi ki anlatamam. Annem bana geri dönmemi ve her şeyin yoluna gireceğini söyledi’

‘Annen doğru söylemiş kızım, baksana eskisi gibi bizimle konuşuyorsun’

‘Abla, ne oldu bana, hiçbir şey hatırlamıyorum’

Serpil, olanları anlattıktan sonra:

‘İşte böyle kızım’ dedi gülümseyerek.

‘Doğrudur abla’ dedi Ayşe, ‘Karanlık bir tünelin içerisindeyim sanki. O karanlıktan çıkmak istiyordum, fakat bir türlü çıkamıyordum. Tünelin sonunda ışığı görüyor, ona doğru gitmek istiyordum ancak bir güç beni arkamdan tutuyor. Işığa gitmemi engelliyordu. En sonunda var gücümle ışığa doğru gittim ve Mustafa'yı gördüm. Beni yanına çağırıyordu’

‘Kuzum, Mustafa kim?’ dedi Serpil ‘İki seferdir ağzından Mustafa sözü çıkarıyor'

‘Abla, nasıl anlatsam bilemiyorum' dedi Ayşe, yüzü kızararak, dedikten sonra başından geçenleri anlattı ‘İşte böyle abla, annem öldürülmeseydi gelip beni annemden isteyeceklerdi’

‘Peki, onların yerini biliyor musun?’

‘Biliyorum abla, aramızdaki o konuşmadan sonra birbirilerimize adreslerimizi vermiştik’

‘Adres yanındaysa bana verebilir misin?’

‘Ne yapacaksın abla?’

‘Gidip araştıracağım, neyin nesiymiş şu senin Mustafa’n’ bunu derken muzip bir şekilde söylemişti.

‘aman abla’ dedi Ayşe, yüzünü saklayarak.

‘Doğru söylüyorum kız, onun kim olduğunu bilmemiz lazım, hırlımı hırsız mı diye’ dedi Serpil.

‘Cüzdanımın içine koymuştum, ama içinde olup olmadığını bilemiyorum’

Serpil, Ayşe’nin sözlerinden sonra ayağa kalkarak dolaba yöneldi. Ardından dolabı açıp Ayşe’nin eşyalarını karıştırdı. Cüzdanı bulduktan sonra onu açtı. Daha sonra da:

‘Buldum’ dedi Ayşe’ye dönerek.

‘Neyi buldun abla?’

‘Senin şu Mustafa’nın adresini buldum’ dedi Serpil, ardından da ‘Birkaç gün sonra görüşürüz’ deyip odadan ayrıldı.

Bölüm 13

Saat 13.00 civarı…

‘Kızım, ben Üzeyir Hennan’ dedi Üzeyir Bey ‘Ufuk Bey’le randevum vardı’

Sekreter kız, ayağa kalkarak Ufuk Bey’in odasına girdi. Birkaç dakika sonra çıktıktan sonra:

‘Ufuk Bey, sizi bekliyor’ dedi, gülümseyerek.

Üzeyir Bey, sekretere ‘teşekkür ederim kızım’ dedikten sonra kapıyı açarak Mustafa Bey’in odasına girdi.

Ufuk Bey, nezaketen ayağa kalkarak Üzeyir Bey’e oturması için yer gösterdi. Daha sonra da ona:

‘Benimle yüz yüze görüşmek istediğiniz mesele nedir?’ diye sordu.

‘Bir hafta evvel kazandığım ihaleyi size vermek istiyorum’

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.