İçeriğe geç

ANNEME NASIL KIYDINIZ

Bölüm 12 · 4 dk okuma

ANNEME NASIL KIYDINIZ

Bölüm 12

BÖLÜM 12

‘Kardeşimle çok iyi geçiniyorduk. Yediğimiz içtiğimiz ayrı düşmezdi, ta ki kardeşim Fatma Hanımla evlenene kadar. Onunla evlendikten sonra aramız açıldı. Sebep az önce de söylediğim gibi, onun her şeye kanmasıydı. Yine lokman yüzünden oldu her şey’

‘Sizden ne istiyor bu adam?’ dedi Şamil Bey.

‘Aslında onun sorunu bizimle değildi. Onun sorunu Fatma Hanımım babasıylaydı’ dedi Üzeyir Bey.

‘Kafam, çorbaya döndü’ dedi Şamil Bey ‘Şu Lokman dediğin adam neyin nesi ki her seferinde karşınıza çıkıyor’

‘Zamanı gelince onu da anlatacağım, yalnız şimdi sırası değil’ dedi Üzeyir Bey ‘Senden ricam, biraz daha beklemen’

‘Peki, öyle olsun’ dedi Şamil Bey.

Bölüm 8

‘Ben sana demedim mi o kızın işini bitirmeden gelme diye’ dedi Lokman, bağırarak.

‘Baba, Ayşe’nin…’ dediğinde babası onu susturarak:

‘Bana onun adını anma, nefret ediyorum o isimden. Onun işini bitirmedikçe de nefretim devam edecek’ dedi, tükürürcesine.

‘Tamam, baba’ dedi Serkan, boynunu bükerek ‘O kızın işini bitirmek için odasına gidecektim ki yaşlı bir adamla karşılaştım. Oradan geçip gidecek diye bekledim ama olmadı. O beni durdurdu’

‘Yaşlı bir adamla mı başa çıkamadın’ dedi Lokman.

‘Bende senin gibi düşündüm ama benden bile çevik çıktı. Elindeki bastonuyla neredeyse kafamı gözümü yaracaktı. Ayrıca adamlarımın yanıma gelmesini de o engellemiş’

‘Kim ulan kim bu adam’

‘Bilmiyorum baba, ama o kızın yakını olduğunu düşünüyorum. Çünkü onun ismini söyleyip beni tehdit etti’

‘Böyle bir şey olamaz’ dedi babası ‘Çünkü o kızın hiçbir akrabası yok’

‘Demek ki varmış baba’

Lokman, sinirle Serkan’ın boğazına sarılarak:

‘Yok, onun hiçbir akrabası yok dedim sana. Olsaydı ben bilirdim’

‘Baba, boğuyorsun beni’ dedi Serkan, Lokman’dan kendisini kurtarmaya çalışarak.

Lokman, Serkan’ın boğazını sıkmayı bırakarak:

‘O kız ölmedikçe ne sen ne de ben rahat olacağız. O yüzden sana üç gün izin veriyorum. Bu üç gün içerisinde kanlımız olan o kızın işini bitirecek öyle geri döneceksin’ dedi Lokman, kararlı bir sesle ‘Hele bir işini bitirmeden geri dön, o zaman sana yapacaklarımı tahmin bile edemezsin’

Serkan, ‘Tamam, baba’ dedikten sonra ona:

‘Baba, bu yaşıma kadar hiç sevmedin mi beni?’ diye sordu.

‘O nasıl söz, elbette ki seviyorum seni. Hem nereden çıktı bu söz’ dedi Lokman.

‘Bu nasıl sevgi baba, bu yaşıma kadar başımı bile okşadığını görmedim, sadece dayak ve laf sokmalarını işittim’ dedi Serkan, iç geçirerek.

‘Sana her türlü imkânı sağladım ya bu sana yetmiyor mu?’

‘Yetmiyor baba yetmiyor’ dedi Serkan yumruğunu sıkarak ‘Küçük bir gülümsemeni bile esirgedin benden. Oysaki hep o gülümsemeni bekledim yıllarca’

‘Hadi lan yeter bu kadar’ dedi Lokman ‘Git o kızın işini bitir, ondan sonra dile benden ne dilersen’

‘Küçük bir gülümsemen yeter bana’ dedi Serkan, ardından saygıyla selam verdi. Daha sonra oradan ayrıldı. O çıktıktan sonra Lokman arkasından pis pis sırıttı.

Serkan, yanından ayrıldıktan sonra işlerini yürüten Numan geldi.

‘Numan Efendi, girdiğimiz ihale işi ne oldu?’ diye sordu.

Numan, üzgün bir şekilde:

‘Maalesef alamadık’ dedi, boğuk bir sesle.

‘Ya hu bu kaçıncı ihale kaçırışımız’ dedi Lokman. Ardından da ‘Kim almış ihaleyi’

‘İsmi bilinmiyor efendim, yalnız bildiğim kadarıyla aynı kişi’

‘Kimsin sen kim?’ dedi Lokman, sinirden köpürerek ‘Kaç seferdir işimize taş koyuyorsun’

‘Efendim, böyle giderse elimizdeki avucumuzdaki her şey gidecek’ dedi Numan ‘Birde kredi aldığımız bankalar bir daha kredi vermeyeceklerini söylediler’

‘Niyeymiş o’ dedi Lokman, gözlerini kısarak ‘Hâlbuki kredilerimizi zamanında ödüyoruz’

‘Bilmiyorum efendim’

Lokman, yavaş yavaş sona geldiğinin farkındaydı. Fakat kendisine toz kondurmak istemiyordu.

Bölüm 9

‘Baba, neden sevmedin beni?’ dedi Serkan, kendi kendine, hem söyleniyor hem de hastaneye doğru gidiyordu.

Son bir yıldır kendini sorguluyordu Serkan, hep içinde bir şüphe vardı. Bu şüphe kendini yiyip bitiriyordu. Son bir yılda da daha da çok artmıştı içindeki şüphe.

‘Yoksa ben onun evladı değil miyim? Bundan dolayı mı bir gün olsun içten oğlum demedi’ dedikten sonra da ‘Elbet bir gün öğreneceğim her şeyi’

O kendi kendine konuşarak hastaneye doğru gelirken Üzeyir Bey, siyah camlı arabanın içinde onu takip ediyordu.

‘İhaleler ne oldu?’ dedi Üzeyir Bey

‘Hepsini kazandık Üzeyir Bey’ dedi Fikri Bey

‘Ya bankalar, onlar Lokman’a daha kredi vermeyecekler değil mi?’

‘Evet, Üzeyir Bey bankaların hepsiyle konuşup ikna ettim. Artık Lokman’a kredi vermeyecekler’

‘Güzel’ dedi Üzeyir Bey ‘Bakalım Lokman Efendi bundan sonra ne yapacak’

‘Serkan, muhtemelen Ayşe’ye zarar vermeye gidiyor’ dedi Fikri Bey, endişeli bir şekilde.

‘Korkma, ona bir şey yapmaz, yapamaz’ dedi Üzeyir Bey ‘Yapsaydı ilk girişiminde yapardı’

‘Nasıl yapamaz?’ dedi Fikri Bey,

‘Çünkü onlar kuzen, ikisinin de kanları aynı. O yüzden yapamaz’

‘Nasıl, anlayamadım’

‘Fikri, Ayşe kardeşimin kızı, Serkan ise benim oğlum’

‘Yıllardır sakladığın sırrın bu muydu senin?’ dedi Fikri.

‘Evet, dostum sırrım buydu’

‘Ama neden, neden sakladın yıllarca?’

‘Öyle gerekiyordu dostum’

‘Ne demek öyle gerekiyordu’ dedi Fikri, eliyle Üzeyir Bey’i geri iterek ‘Hani ben senin dostundum, dost dediğin arkadaşından sırrını saklamaz’

‘Haklısın Fikri, ama anlatamadım işte’

‘O zaman şimdi anlat Serkan, senin nasıl oğlun oluyor?’

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.