Nedense hersey düzgün gidiyor. Abimle aramız iyi. Kocamla hiç kavga etmedik çünkü son kavgamızda çok pişman oldu. Oğlumun doğmasına 2 ay var. Emir abisiyle görüşüyor çünkü türkiye deki şirketi yönetmeye karar verdi abisi. Yani burda yaşıyor.
Eveeet. Oğluşum 7 aylık. Yüzdük yüzdük kuyruğuna geldik. Oğlumun doğumu yaklaştıkça sorular kafamda dönüp duruyordu.
Gözleri ne renk?. Kime benzeyecek?. Babasına mi.? Bana mı.? Bizi sevecekmi.? Yaramaz mı uslumu olacak.? Askere gittiğinde ne kadar ağlarım.? Ama an önemlisi sağlıklı mı.?
Doktorlar bir sağlık sorununun olmadığını söylüyor ama ben biz bile su an hasta adayı olduğumuz için dualarıma sağlıklı olmasını da ekliyorum.
Emirin 1 ay önce alçısı çıkmıştı. 2 ay evde olmaya alıştığı için çalışmakta başta zorluk çekti ama şimdi iyi.
Bu akşam murat abiyle Çağıl abim gelecek. Yemek ne yapsan diye düşündüm. İsveç köfte bence olurdu. Ay canım çekti. Hemen yapmaya koyuldum.
Sonunda yemek bittiğinde kapı çaldı. Misafirlerin gelmesine daha vardı. O zamaaan. Kocam. Hemen kapıyı açtım veee evet kocam.
"Hoşgeldin aşkım." Derek m yi uzattım. Öyle söylemeyi daha çok seviyorum.
Boynuna sarıldığımda güçsüzler kollarını bana sardı. Dudaklarını anlıma bastırdı. "Hoşbuldum." Sesi kısık çıkmıştı. Hastamıydı. Ne oldu lan. Kocam işte çarpıldı.
"Hastamısın bir yerlerin mi ağrıyor. He. Ne oldu." Endişeyle konuştum.
"Yok birşeyim. Tansiyonum oynadı herhalde." Ay kıyamam ben kocişime. Yanağını öpüp içeri geçmesine izin verdim.
Saat daha 3 tü. Herhalde hasta diye gelmişti. Koltuğa geçip uzandı. Havalar artık ısınmıştı. Yaz geldi çiçekler açtı arılar hep- aman hergün oğluma dinlettiğim için aklımda kalmış.
Yanına oturdum. Kollarını başının altından birleştirmiş gözlerini kapatmıştı. Elimi yanağına yerleştirdim. Azıcık çıkan sakalları elime sütüyordu. Elim yanağından alnına gitti. Ateşi var.
🪷🪷🪷
1 saattir ateşi azıcık artmıştı. Alnına koyduğum bez bir işe yaramamıştı. Ateş düşürücü hap falanda yoktu evde.
"Emir. Bir yerin ağrıyormu?" Dedim. Gözleri kapalıyken cevapladı "başım." Sesi kısık çıkmıştı. Elimi şakaklarına koyup masaj yapmaya başladım.
🪷🪷🪷
1 saat daha sonra gene durumu stabildi. Niye düşmüyordu ateşi? Gene bez koymuştum. Sirkeli. Başka ne yapılır bilmiyorum ki.
"Emir ne yapacağımı bilmiyorum ben." Derken sesim kısıktı.
Kapı sisinin duyup ayağa kalktım saat 5 ti bu kim be. Lan abimle. Onlar yemeğe gelecekti. Ay ben onu unuttum.
Kapıyı açtığımda karşımda abimle vardı. Doğru tahmin. "Hosgeldiniz." Dedim. Ne yapayayım yabancı değiller.
"Petek. Hanımcı kocan seni nasıl ayağa kaldırdı."
"Beyler kocam hasta. Ateşi var. Ben düşüremedim."
Salona gelmiştik. "Hastaneye görürseniz olurmu." Diye sordum dudaklarımı büzerek. Abim bana gülümsedi. Yanağımı öpüp "Götürürüz. Ama sen burada kal ben Emiri Götürürüm sen muratla kal. Şimdi hastanede hastalık falan kapıp yoruma."
"Ama bana haber vereceksin. Tamammı?"
"Tamam."
Abim Emiri ayılıp kolunun altından arabaya taşıdı.
Benle murat abi kalmıştık. Benim açtım. "Abi sen Açmısın? Ben açımda" çekinerek söylediklerime güldü.
"Sen otur. Ben bize getiririm." Diyip gitti. Hiç itiraz edemem. Koltuğa kuruldum. Murat abide Tekli koltuğa oturdu.
Ben yaptım diye diyorum. Hiç mütevazi olamam harika olmuş bu köfte. Yemeğim bitince murat abiye baktım. Bana bakıyordu. Kafamı 'ne oldu' anlamında salladığım da konuştu.
"Sen 2 dakikada o kadar şeyi nasıl ağzına sığdırdın bir de yuttun."
O yavaşsa ben ne yapayım. "YEDİM İŞTE YA. 2 CANLIYIM BEN. HERHALDE ÇOCUĞUM ACIKTI DİYE YEDİK." Diyerek ağlamaya başladım. Neden böyle tepkiler verdiğimi sormayın bende bilmiyorum.
Murat abi bana şaşkınlıkla bana bakıyordu. Bense hala ağlıyordum. Karnıma yediğim tekmeyle "SEN NE TEKMELİYON. BENİ ISTEMIYORMUSUN BASKA ANNENIN KARNINA MI GİRCEN!?" Diyerek sitem ettim.
Mal. Niye çocuğa bağırıyorsun akılsız. Of pişman oldum. Şimdide çocuğuma bağırdığım için ağlamaya başladım.
Murat abi bana "şimdi neden ağlıyorsun?" Dedi.
"Ço-çocuğuma b-ba-bağardım. Ya-ya üzüldüyse?"
Murat abi gülümsüyordu. "Sen çok iyi bir anne olacaksın. En azından benimkinden iyi."
Gülümsedim. "Sana tatlı ısmarlasam beni affe-"
"TAMAM. AFFETTİM" Diye heyecanla bağırdım.
Kahkaha attı. Telefonundan sipariş vermişti.
Kocam iyi oldum acaba. Hemen telefonumdan abimi aradım. 3. Çalışta açtı.
"Alo abi. Ne oldu. Kocam iyi mi."
"Evet Petek iyi. Şimdi serumunu çıkarttılar eve geliyoruz."
Oh be.
"Tamam. Bekliyoruz."
Yarım saat sonra falan kapıp çaldı. Ayağa fırlayıp ne kadar hızlı olabilirsem o kadar hızlı kapıya varıp açtım.
Ta ta ta tam. Abim ve Emir. Hemen emire sarıldım. "İyimisin şimdi?" Dediğimde kafamın üzerini öpmüştü. "Mükemmel be açım." Kıkırdayıp geri çekildim.
"Bende seni özledim kardeşim." Ovv trip yedik. "Ya abi deme öyle" dedim.
Neyse işte Emiri ve abimi doyurup hasta ziyareti kısa olur diyip onları evlerine postaladım.
Emir odamıza çıkmıştı. Bende etrafı toplayıp yanına çıktım. Yatak başlığına sırtını yaslamış oturuyordu. Bende pijamalarımı giyip yanına yattım.

Ben yatıp emire arkamı döndüm. Oda kollarını arkamdan uzatıp göbeğimi üzerimde birleştirdi.
"Teşekkürler ederim." Boynumda olduğu için boğuk çıkan sesiyle konuşmuştu.
"Ne için."
"Ben hastalandığımda yanımda olduğun, beni sevdiğin, bana değer verdiğin, sevgimi karşılıksız bırakmadığın, gözlerime aşkla baktığın, ben hatalarıma rağmen affettiğin ve oğlumuz için iyi bir anne olduğun ve olacağın için."
Utanmadım. Ya da utandım. Cevap vermedim.
"Utandım lan" Evet romantizm düşmanıyım.
"Petek 2 dakika romantik olduk sıçtın anın içine." Diyince kıkırdadım. Kafamı ona doğru döndürdüm. Onunda kafası omzumdaydı.
"Ben mi sıçtım. Ayrıca senin bu aniden ve nadiren gelen romantik anların beni çarpıp uyandırıyor." Dedim Gülerek.
Gülümseyip boynumu öptü. "Ben mi nadiren romantik oluyorum? Ben hep romantiğim."
"Ya ya görüyorum."
"Bundan sonra hergun sana şiir okuyarak veya sözler söyleyerek ne kadar romantik olduğumu kanıtlayacağım."
"Hadi. Söyle bir şeyler."
"Birgün bir çift göze aşık olursun, sonra bütün gözlere kör"

