"Ay Elifciğim seni ne çok özlemişim iyi oldu denk gelemiz" nasıl özledim bir bilsen.
"Ne?" No. Salak.
Masanın etrafında dolanıp elifin yanına gittim. O siyah uzun saçların kafanda olmayabilir Elif. Yaklaştım. Sessizce bizi izliyorlardı. Elifin suratına Tokatı geçirdim.
Elim zonkluyordu. Kafası sağ tarafına düşmüşken elime uzun siyah saçlarını 3 tür doladım.
Hem saçını çekiyor hemde kafasını arada masaya vuruyordum.
"Allahın belası. Senin yüzünden ölüyordum ben. Gerizekalı. Bu adamı da aldattın. Onun için ayrı bir dayak atacağım." Sol elim karnımdaydı. Sakince dövüyordum.
Bir de ciyak ciyak bağırıyordu mal. "Ciyaklama be hindi gibi cadaloz" dedim.
"Çirkef kadın bırak saçımı. Asıl sen orospusun sevgilisi olan bur adamın altına girip çocuk yapmışsın." Durdurmanın beni.
Burnunu masaya vurdu. Bir kırılma sesi ve bir ciyaklama daha. "Sensin o biz siz ayrıldıktan sonra yaptık ne yaptıysak. Sen sadakatsiz köpeğin tekisin." Diyip bıraktım. Emir bana ben ve Sevgiliside Elife bakıyorduk. Burnu kırılmıştı ve hala ciyaklıyordu.
Emir beni tutup dışarı çıkarttı. Arabaya sokup eve getirdi eve girince.
"Aferin lan. Yemin ediyorum eline sağlık. Yapamak isteyip yapamadığım şeyi yaptın. Ellerin dert görmesin."
Diyip anlamı öptü.
Sıritiyordum ama sinirliydim. "Benim seninle bir şey konuşmam gerekiyor." Dedim.
"Ne. No oldu. Konuşalım. Gel." Diyio beni koltuğa oturttu.
Başladım. "Biliyorsun ben babamın zoruyla senle evlendim. O da öldü. Eğer çocuğumuz olmasa zaten seni bırakmıştım. Çünkü zaten şirketin yüzde 60 benim. Para sıkıntısı da çekmem.
Ama çocuğumuz var. Yani ben seni bu yüzden bırakmıyorum. Ama sen anlaşmayı şimdi bitirmek istersen kalan 2 ayı da geçirmek zorunda değiliz." Dedim.
Bana sadece bakıyordu. Tanımasam üzüldü derdim ama ne kadar tanıyorum ki.
"Yani istersen çocuğumuz babasız büyümesin. İstersende şimdi ayılabiliriz." Diye ekledim.
Gözleri hüzünlü bakıyordu.ve pat diye olaya girdi.
"Ben sana aşık ım."
Ha.
"Af buyur?"
"Aşığım diyorum kızım neyini anlamıyorsun?" Az önce o şaştı şimdi ben.
Söyle bir soru dönüyordu aklımda. Ben bu Emiri seviyormuyum. Sanırım evet. Ama kalbimi çok kırdı. Beni siktir et meleğimi istemedi. Şimdi istiyormuydu.
"Çocuğumuzu istiyormusun. "
"Ben onu hep istiyordum. Sadece emin değildim. Sana böyle bir sorumluluğu ben yükledim sonuçta. Yani vicdan azabı gibi bir şey duydum sana karşı. Yoksa pişman falan değilim. Zaten sen benden çok seviyon onu"
"Sen bizi çok üzdün" dedim dolu gözlerle.
"Farkındayım. Özür dilemeye yüzüm yok ama yinede özür dilerim."
"Benim canım kurabiye çekmişti o gün ama sen onları attın." Artık ağlıyordum. Oturduğum koltuğun önüne diz çöküp ellerimi tuttu. "Özür dilerim. Gerçekten o günlerde Elif beni rahatsız ediyordu ve işler çok yoğundu sana patladım."
"Özür dilerim. Sendendir bebegimdende" dedi.
"Benden değil ondan dile zaten benim canım çekmemişti onun çekmişti" burnumu çektim akıyordu.
"Bir daha gıcık gıcık davranırsan pılımı pırtımı ve çocuğumuzu bohçaya koyar giderim." Dedim.
Bana umutlu ve mutlu gözlerle baktı. Yanıma oturup bana sıkıca sarıldı. Kafam göğüsüne denk geliyordu.
Burnumun sümüğü gömleğine akıyordu. Eli saçlarımı ve belimi okşuyordu.
"Sende beni seviyormusun" diye bir soru yoneltti.
"Evet" yoo sesim götümden çıkmadı. "Duyamadım". "EVET ALLAHIN CEZASI EVET" diye bağırdım.
Kıkırdadı. "Sümük oldu" dedim. Az önce aslan şimdi kediydim. Sesin çekingen çıkmıştı. "Bir şey olmaz üstüme sıçabilirsin bile"
"Ya pislik."
"Petek" dedi. Bende cevap olarak "hı" dedim. "Bir kere öpermisin beni?" Diyince kıyamadım sesi çok tatlı çıkmıştı. Kafanı kaldırıp yanağını öptüm. "E bu yanak" diyince ötekinide öptüm."
"Gel üstümüzü değiştirelim."
Beni kucağında yukarı çıkarttı. Elime pijamalarımı verip odasında bıraktı. Kendi banyoda giyincekti. Askılı uzun pijamalı takımımı giymiştim. Emir banyodan çıktı. Üstü cıbıldı. Altında gri eşofman vardı.
Ama Emir bey biz hamileyiz. Hormonlarımız normalden daha fazla efenim. Bu biliniz lütfen.
Ben adamı yiyecekmiş gibi bakınca üstüne tişört giydi.
"Aman 2 dakika manzar izleyemeyelim demi biz. Yedik bir yerlerini zaten. Aman git giyin üstünü." Diyerek söyledim. Tişörtü çıkarttı.
Ah ah. Darısı başınıza kız. Aminler buraya.
Ben ona bakarken beni kucağına aldı. Aşağıya inerken ellerim rahat durmadı ve göğüsüyle boynu arasındaki kısmı okşadım.
"Uslu dur" diyip anlamı öptü. Tamam durdum.
"E ben açım" Ben hep açtım gerçi. "Ne yemek istersin." Diye sorunca "döner hemde böyle tavuk Sulu sulu olsun. Domates falan off. Emir bana döner alırmısın?" Dedim dudaklarımı sarkıtıp.
Sarkıttığım alt dudağıma öpücük kondurdu. "En son ben seni öptüğümde çocuk yaptık. Şimdide kardeşmi yapcaz. Ne olur yapalım. Aa ama yapamayız çünkü ben açım" diyince kahkaha attı.
Dönerlerimizi sipariş vermişti bekliyorduk. Kapı çalınca hemen ayaklandım. Ama kocam bey benden önce davrandı.
"Kocana böyle bakmadın be." Diye sitem etti. Bu haline kıkırdadım. Elindeki dürümü alıp 5 dakikada yedim.
"Sana bir sürprizim var."
"Neymiş. Ne .Ne. Ne. Ne."
Arkasından bir paket çıkarttı. Kazan dibi. En sevdiğim tatlıların. Çığlık attım. "Banamı aldın. En sevdiğim" diyerek kutuyu elinden aldım. Az önceki yemekten elimde olan çatalı aldım.
Çatala tatlıyı almış ağzıma götürecekken önüme diz çökmüş elinde yüzük kutusuyla bana bakan Emiri gördüm. Elimde çatal ağzım açık kaldım.
"Benimle evlenirmisin?"













