---
Mahşerin Dört Katlısı
Grup üyeleri: Parla, Mert, Sema, Mete, Gökhan
Mert: Kızlar... Günoooo bu sabah aynada kendime baktım ve dedim ki,Mert, sen resmen bir sanat eseri gibisin. Venus de Milo falan yanımda halt etmiş! 💁♂️
Parla: Tabii ya Mert, senden öğreniyoruz sanatı. 😂 Bu arada, sabah makyajımı aceleyle yaparken eyelinerı az kalsın gözümün içine çekecektim, sanırım işte ‘modern sanat’ deniyor buna
Sema: Parla, eyeliner konusunda ustalığımızı biraz daha geliştirmeliyiz bence. 😂 Ben geçen eyeliner çekerken o kadar çok uğraştım ki neredeyse Picasso’ya döndüm, asimetriyi tam yakaladım! 🙄
Gökhan: Kızlar bırakın eyelinerı ne kadar işinize yarayabilir hem jsldkdld üstelik bana da mı kızlar Mertçim.
Mert: Resmen dramayı ve modayı aynı anda getirdim hayatına 💅 Ama ne yalan söyleyeyim Gökhan haklı sanki hahahahah siz çoook.... Bilirsin sıradansınız
Parla: Sıradan mı?! Pardooon balım tanıştığımız günü hatırlatırım o gün senin hayatını kurtardım dmldkfldsls unuttun sanırım?
Mert: Ah canım Parla (!) unutmam mümkün mü? 😂
Sema: noldu ki kampüste tanıştınız diye biliyorum ben? Anlatsana Mert
Mert: Tabii anlatıyorum... Şimdi gözlerinizi kapatın ve sahneyi hayal edin. İlk günümüz, güneş altın sarısı ışınlarıyla kampüsün taş zeminine vuruyor. Herkes tedirgin ama bir o kadar da heyecanlı. Ben tabii ki üzerimde en şık kıyafetlerimle, başımda şapkamla tam bir moda ikonu olarak kampüse adım atıyorum. Tam bir fashionista! 🕴✨
Parla: Şapka dediği de elit görüneyim diye kasket takmıştı, kantinci abi de demişti ki oooo Ecevit 😂
Sema: Daha başından abartmaya başladı. Devam et bakalım, nereye varacak bu hikaye? 🙄
Mert: Caniiim, bu gerçek bir hikaye, abarti bunun neresinde? Neyse gözümün önünde herkes sıradan, sanki siyah-beyaz bir filmin içindeyim. Derken merdivenlere yaklaşıyorum, tüm kampüsün beni izlediğini biliyorum. Zaten herkesin gözü üzerimde, hissediyorum o sırada nolduysa ayağım takıldı (bence nazar)
Mert: Yuvarlanırken aklımdan geçen tek şey şu,
Mert sen burada ölebilirsin ama en azından şık ölüyorsun 😎
Parla: yuvarlanma (doğru) nazar ve şıklık (şaibeli)
Mert: İşte tam o anda... Sen! Parla! Beyaz atlı prensim! Sen geldin ve beni kurtardın. Elini uzattın, beni yerden kaldırdın ve 'Moda tanrıçası düştü mü?' dedin. Senin soğukkanlılığın, cesaretin... O anda dedim ki 'Bu kız benim kaderim'
Parla: Hahaha! Gerçekler biraz farklı ama olsun boy kompleksi yaptığından ayakkabılarının içine topuk koymuş e okula kadar bir şekilde gelmiş ama merdivenlerde zorlandı tabii biraz ahahahhahaha
Sema: Parla seni resmen masal kahramanı yaptı 🤦♀️
Gökhan: Bu çocuğun olayları abartması beni benden alıyor olum gidip senaryo falan yazsana sen ne işin var senin hastanede? 😂
Mert: Çünkü herkes bana hasta canikom 😎
Sema: Haklısın Mertçim 👍
Parla: e abla zaten
Mete: ya Allah için sizin sabah sabah derdiniz ne bi uyutturmadınız bık bık bık yeter YETERRR
Parla: sabah mı? 🤨
Gökhan: Abicim saat oldu 11 ne sabahı? Biz kahvaltıyı yaptık dağıldık sen hala kış uykundasın 😂
Mert: ay hoşt ayol. Neyi var bunun be hep bi agrasyon biz de ergen olduk da böyle olmadık hiç
Mete: Mert abi bu dediğine sen inanıyor musun gerçekten? Assjsjskndkdkdldkd
Sema: valla Mert bu konuda yalnızsın senin bir drama queen olduğuna yemin edebilirim ama kanıtlayamam 😂
Mert: abi mi?

Parla: Mert balım abartmıyor musun? ne desin çocuk? Mahmut mu desin?
----
Parla yaklaşık 40 dakiakdır Mert'e gülüyordu hatta içerden duyduğu seslere göre Mete de böğürüyordu.
Bir de olmamış Yunan konuşması denemeleri... Bu çocuk harbi deliydi. Bir ara annesi gelip bakmışt neye güldüğüne, o da mesajları okuyunca gülmekten gözleri dolmuştu. Ki bugün (henüz) abisine ve kardeşine yürümemişti o flörtöz halleri daha da hoş oluyordu. Zorla uzandığı yataktan kalktı hazırlanmaya devam etti saat ikide iş görüşmesi vardı sonra eve Sema'yı çağırmıştı makarna gecesi yapacaklardı.
