İçeriğe geç

Anıl Abi

Bölüm 26 · 2 dk okuma

Anıl Abi

Bölüm 26

Kahvaltı- Parla

----

Parla'nın gözünden

Başımı yastığa gömerek uyanmayı reddediyordum. Gözlerim kapalı hâlde telefonumu yokladım, ekranın parlaklığı gözümü rahatsız etti. Saat 10:30 olmuştu.Yavaşça aşağıya indim. Merdivenleri tırmanan kokular iştahımı kabartmıştı. Mutfak kapısına yaklaşırken içeriden gelen sesleri duydum. Misafir mi var? Annemin kahkahası, Selma teyzenin sesine karışıyordu. Kapının eşiğinde belirdim ve anında tüm gözler bana çevrildi. Anıl, Sema ve annesi Selma teyze mutfak masasının etrafına yayılmışlardı. Anıl’ın gözleri bana doğru kaydı, yüzünde yarım bir gülümseme vardı. Anlayamayarak yüzüne baktım ne var der gibi.

"Günaydın son ayı bükücü" dedi Mete. Bir eliyle sandalyeden sarkmış, diğer eliyle ağzına peynir atıyordu. Ayı? Üstüme baktım, bakmaz olaydım. Bakırköy sosyete pazarından 150 liraya aldığım ayıcıklı takım vardı üstümde. Şortum ardımı kapatmıyordu bile!

"Ben kalkıyorum!" dedim hızla geri dönüp merdivenlere yöneldim. Arkamdan kahkahalar yükseldi.

Odaya koşar adım girip aynaya baktım. Saçlarım her tarafa dağılmış, yüzüm sabah mahmurluğunun en bariz hâlindeydi. Çekmecemi açıp dizlerde biten, sade bir elbise buldum zaten keten olmasa ne giycem acaba? Saçlarımı toparlayıp yüzümü yıkadıktan sonra hafif bir nemlendirici sürdüm. Aynadaki hâlime şöyle bir baktım. "Tamamdır" diyerek aşağı indim.

Masa donatılmıştı. Reçeller, zeytinler, peynir çeşitleri, pişiler… Sofra, pazar gününün hakkını veriyordu. Selma teyze beni gördüğünde sıcak bir gülümsemeyle, "Oh, sonunda gelebildim kızım.üstünü değişmeden de olurdu o da çok tatlıydı." dedi. Anıl’ın gözleri bir an bana kaydı ama hemen başka yöne çevirdi.

Kahvaltı boyunca herkes farklı bir şeyle meşguldü. Gökhan Mete’ye laf atıyor, Sema ise bana dönüp bir şeyler anlatıyordu. Arada abime bakışlarını yakalıyordum ama anlayamıyordum. Bana döndü yüzünde muzip bir ifadeyle "Abim beni sabah uyandırdı kahvaltıya geç kalmayalım diye… Geldik seni de uyandırmaya çalıştı ama nafile... Ya nolur bir gün de uyusak? " dedi. Pardon? Ne dedi? Anıl beni uyandırmaya mı çalışmış?

Annem göz ucuyla bana bakıp "Evet, Anıl kaç kere yukarı çıktı ama bizim kız mışıl mışıl uyuyordu," dedi.

Ve maalesef Mete konuşmaya başladı " Belki gece uyku tumamıştır da uyuyamamıştır? Beni kaldırsan birlikte yürüyüşe giderdik ablam. " Dedi Anıl da Mete'ye kitlenmişti sonra gözlerini bana çevirdi.

Selma teyze gözlerini kıstı, bizi izliyordu. Sanki sessizliği bozmak için "Ayıcık pijamalarınla ne kadar tatlıydın ama... Bana da link at kız. " dedi ve kahkahalar havada yankılandı.

"Selma teyzeee!" diye söylenerek susturmaya çalıştım ama çoktan herkesin diline düşmüştüm.

Misafirler vedalaşıp gittiklerinde annem sofrayı toplarken ona yardım ettim. Sonra yukarı çıktım ve kendimi yatağa attım. Telefonu bildirim sesiyle elime aldım. Üzerinde "1 Yeni Mesaj" yazıyordu.

Anıl Abi: "Ayıcıklı pijamalarını sevdim aslında"

Yüzüm bir anda kızardı. Telefonu hemen kapattım ama gülümsememi engelleyemedim. Mete odasının kapısından çıkıp bana doğru bağırdı "Ne gülüyorsun öyle? Kimden mesaj? Anıl abiden mi? "

"Mete!" diye cevap verip kapıyı kapadım. Gözüm hâlâ telefondaydı. Anıl’dan başka mesaj gelir mi diye düşündüm ama gelmedi. Ama bu bile beni bütün gün gülümsetmeye yetmişti. Acaba artık vuslat vakti miydi?

----

Yorum ve beğeni canikolar 🙌💓

Bölüm sonu

1 yorum