İçeriğe geç

Angel (Omegaverse)

Bölüm 36 · 5 dk okuma

Angel (Omegaverse)

Bölüm 36

Gitmeliyim

İyi okumalar 🦋

___________

~2 hafta sonra~

Minho arabada giderken düşüncelerinin içinde boğuluyordu resmen. O kadar çok karışıktı ki kafası ve o kadar çok endişesi vardı ki günlerdir doğru düzgün yemek bile yemiyordu.

Bir taraftan geride bıraktığı Omega'sını düşünüyordu. Hyunjin ile konuştuktan sonra onu kendi evine geri götürmüştü. Patlamada zarar gören tüm evler tamir edilmişti ve Jisung'un ailesi de Busan'dan döndüğü için, omega'nın da kendi normal hayatına geri dönmesi gerekiyordu.

Ama Alfa bebeğini öylece evine götürmüş son kez sarılıp koklayamamıştı bile. Bu da kafasını, onu Japonya'ya götüren arabanın kapılarına çarpması için iyi bir nedendi.

Jisung dumadan Minho'ya mesajlar atıyordu ama Minho görmezden geliyordu. Bunu yapmak zorundaydı. Geri dönüp dönemeyeceğinden emin değildi. Söz verdiği omegasının yüzüne bakamazdı..

Hyunjin o gün olanları Minho'ya anlatmıştı. Minho, Japonya Kralı Lee Seojun'un hizmetçiden olan çocuğuydu, tek çocuğuydu. Ama kral çocuğu istemiyordu. Böylece yakın olduğu Kore kralıyla bir anlaşma yapmıştı.

Minho, Hyunjin tarafından büyütülecekti ve tam eğitimini tamamladığında Delta kendi tahtını, varisi olarak Minho'ya bırakacaktı. Böylece delta kenara çekilip yönetim işleri olmadan sonsuz hayatını yaşayacaktı.

3 yaşındaki Lee Minho, eğer Japon kralı bu yıllar içinde varis sahibi olamazsa Japonya'ya geri gelecek ve kendi ülkesini yönetecekti. Lee Seojun Minho'yu Hyunjin'e verdiğinde Felix'in ölüm haberi çıkmıştı. Bu yüzden Hyunjin alfayı büyütmek istemişti.

Lee Seojun ise ileride evlenip çocuk sahibi olacağına inanıyordu ama ölmemiş olan Gamma'yı büyütmek onu saklamak o kadar karmaşık olmuştu ki evlenememişti. Ama elindeki Gamma'yı kullanmayı düşünmüştü.

Artık Felix, Hyunjin'e ait olduğuna göre, Delta Minho'yu Japonyaya teslim etmeliydi. Ve şu an alfa arabada -yükseklik korkusu olduğu için uçağa binmeden- Japonyaya gidiyordu ve sınıra varmak üzereydi.

Hyunjin, Minho'ya söz vermişti. Bir planı olduğunu söylemişti ve alfa'nın bugün olacak varis törenine katılmasını istemişti. Alfa da krala güvenmişti gerçi ama planın ne olduğu hakkında ufak bir fikri bile yoktu.

Sınır çizgisine 100 metre kala araba durmuştu. Ve artık Minho dönüşü olmayan bir yola doğru adımlamak üzereydi. Arabasından inmiş ve son kez arkasında bekleyen Kore askerlerine bakmış, onu bekleyen Japon askerlere taraf yürümeye başlamıştı.

Her attığı adımda omegasını düşünmüştü, ilk karşılaşmaları, ilk sarılmaları, ilk öpücüğü, omegasının deli hareketleri, heycandan yaptığı konuşmalar, asla uslanmayan kişiliği. Attığı her adımda bu anılarını geride bırakmaya çalışıyordu çünkü ne olacağını bilemezdi.

Belki de Hyunjin sadece kandırıyordu. Onu orada bırakacaktı. Ne de olsa kendi ruh eşine kavuşmuştu. Artık bir varise, arkadaşa, küçük kardeşe ihtiyacı yoktu.

Japon askerilerinin yanına vardığında arkasını dönmüş ve son kez Kore topraklarına bakmıştı. Düz, ağaç olmayan kuraklık bir yoldu ve uzaktan Kore tarafından gelen tozlar içinde bir araba gözüktü. Araba o kadar hızlı geliyordu ki tüm tozu havaya kaldırmıştı.

Tam Kore askerlerinin yanına vardığında ani fren yapmış ve tozu iki katına çıkarmıştı. Gelen rüzgar sayesinde uçup giden tozlar görüş açısını açtığında Minho kendine koşan küçük bedeni görmüştü.

M: "Gelme!"

Alfa ne kadar bağırsa da Jisung adımlarını daha da hızlandırmıştı ve artık Japon sınırına varmak üzereydi. Japonya askerleri senkronize bir şekilde onlara taraf koşan omega'ya doğru sikahlarını kaldırdığında, Kore de aynısını onalara taraf koşan Alfaya yapmıştı.

Minho tam sınır çizgisinde Jisung'u yakalamış ve kolları arasına alarak sarılmıştı.

M: "Bebeğim"

J: "Adi, şerefsiz herif seni"

Omega hem ağlıyor, hem alfaya sarılıyor, hem de küçük yumruklarıyla alfanın sırtına darbeler indiriyordu.

J: "Yalvarırım gitme"

M: "Mecburum"

J: "Lütfen"

Jisung'un ağlamaları hıçkırıklara dönüştüğünde Minho küçük bedeni kendinden uzaklaştırmış ve yüzüne bakmıştı.

M: "Sevmek; güzel birinde aşkı aramak değil. O kişide, bilmediğin bir zamanın beklenmedik bir anında, kendini bulmaktır."

Alfa ağlamaktan ıslanmış dudaklara hafif bir öpücük bırakmış ve tekrar geri çekilmişti.

M: "Ben sende kendimi buldum, ormanlarımda açan yaseminler solmadan geri geleceğim"

Minho fısıldayarak konuşmuştu ama Jisung çok net duyuyordu. Bu sözler ve küçük öpücük biraz da olsa rahatlamasını sağlamıştı.

J: "Geç gelirsen bok çiçeği açtırtırım sana"

Jisung kollarını göğsünde birleştirerek konuşmuş ve derin bir nefes almıştı. Minho ise gülümseyerek başını sallıyordu.

M: "Gitmeliyim."

Omega tekrar ağlamaya başladığı için yüzünü saklamak adına başını alfasının boynuna gömmüştü.

J: "Biraz daha böyle kalalım lütfen yalvarırım"

M: "Küçük sincabım ben yokken ağaçlara falan tırmanma."

Jisung başını kaldırdığında omzunda el hissetmişti. Kore askerinden biri Jisung'un omzundan tutarak geriye çekmişti. Minho ise anında ayağa kalkmış ve hızlı adımlarla tekrar Japon askerlerine taraf yürümüştü.

J: "Gitme..."

Omega bağırarak çırpınsa da ne askerin elinden kurtulabilmişti ne de Minho'yu görebilmişti. Alfa arkasına bile bakmadan adımlamış ve arabaya binerek askerlerle birlikte çoktan uzaklaşmıştı.

...

C: "Rahatım artık debelenmeyi bırak"

Seungmin 2 haftadır Chan'ın odasında dolanıyor, ikide bir yastığını düzeltiyordu.

S: "Acıyor mu. Yastığını düzelteyim mi?"

C: "Yemin ederim rahatım"

S: "Ama sırtının üstüne yatmışsın acımıyor mu?"

C: "Yemin ederim acımıyor"

Şey Chan ameliyatttan sağ çıktığına biraz pişmandı sanırım. Omega asla onu yalnız bırakmıyor. Chan onu enkazdan kendi elleri ile kurtarmıştı. Ve şimdi sıra Seungmindeydi. Omega kendini alfaya karşı borçlu hissediyordu. Ya da sadece onunla ilgilenmek istiyordu bilemedim...

S: "Çorba mı getirsem"

C: "Az önce yedim"

S: "Bir daha ye"

Chan bıkkınlıkla ofladığında Seungmin minik adımlarla geri çekilmiş ve koltuğa oturmuştu. Saatlerdir Jisung'a ulaşamıyordu, bir taraftan onu da merak ediyordu.

S: "Ay yok ben senin yastığını düzelticem rahatsız gözüküyor"

Alfa artık ağlamaklı mırıltılar çıkarmaya başlamıştı. Keşke anestezi verseler de saatlerce uyusa diye geçirmişti içinden.

Omega, özenle alfa'nın sırtına yaslı olan yastığı düzeltirken içeri Kral ve eşi girmişti.

Kralın geldiğini gören Chan, yataktan destek alarak yatar pozşyondan uzaklaşmış ve zorlukla kendini oturur pozisyona getimişti ki kafasına küçük bir şaplak yedi. Felix ise gülmemek için kendini zor tutuyordu. Bildiğin Seungmin Chan'ın başına şaplak atmıştı.

C: "Ah ne yapıyorsun?"

S: "Vurun kellesini kralım. Doktor sakın oturma dedi oturuyor"

Hyunjin gülümseyerek yaklaşmış ve Chan'ı yatırmak için omuzlarından hafif ittirmişti. Felix de sevinçli küçük adımlarla alfaya yaklaşmıştı hemen.

F: "Chan Hyung hemen iyileş. Diğer korumalar çok korkutucu"

Gamma son cümlesini fısıldayarak söylese de herkes duymuştu ve gülmeye başlamışlardı.

Chan'ın yarası belki çabuk iyileşirdi ama bacakları için aynı şeyi söyleyemezdi doktorlar. Kurşunu omurgadan çıkarmışlardı ve ayaklarına giden sinirler hasar almıştı. Alfa şu an ayaklarını kullanamıyordu. Ama doktorlar fizyoterapi ile iyileşeceğini söylüyordu.

C: "Siz nasılsınız?"

Alfa başı ile kralının omzunu işaret etmişti.

H: "Ben gayet iyiyim. Eşim bana iyi bakıyor"

Hyunjin Felix'e göz kırptığında gamma gülümseyerek bakışlarını aşağı indirmiş hemen ardından konuşarak sessizliği bozmuştu.

F: "Chan hyung biliyor musun bu gece Jeongin hyung'un baya sancısı çıkmış. Hastaneye kaldırmışlar. Ama taburcu olmasına da izin vermemişler her an doğum yapabilirmiş"

Gamma olabilecek en heycanlı ses tonuyla konuşmuştu. Chan ise pür dikkat küçük bedeni izliyordu. Duyduklarıyla şaşırsa da aslında beklendik bir şeydi zaten. Changbin'in ah pardon Jeongin'in doğum süresi yaklaşmıştı.

Oluşan sessizlikten sonra bu sefer ilk konuşan kişi Chan olmuştu.

C: "Minho?"

H: "Geceye kadar kurtulmuş oluruz"

___________

ARKADAŞLARRR BİZ NE YAŞADIKK ALLAH CEZAMI VERMESİN BİZ NE YAŞADIK HAAA. BEN İYİ DEĞİLİM. BİRİ BENİ ALSIN GÖTTEN GİRSİN ANCA ÖYLE KENDİME GELİRİM. 👇

Bölüm sonu

20 yorum

  • Hyunjin o sözleri Minho için söylediysen götüne eyfel kulesi sokup gözlerini oyup dilini kökünden kesip dudaklarını birbirine dikip ellerini ve ayaklarını kesip götünde atom bombası patlatıp boynuna kafir çatalı koyup açlıktan gözü dönmüş timsahlara atıp ordanda jüpitere yollarım

    2Yanıt
  • LAN AMK HYUNJİN NE KURTULMUŞ OLURUZ MİNHO Bİ GİTSİN BEN SENDEN KURTULURUM ALLAH'IN CEZASI(ŞİMDİ ÇOK SÖVMEDİM KAHPELİK YAPARSA ANA BACI GİRERİM)

  • oha sakin olun yorumlara gel,bu arada hyunjin kahpe çıkarsa aglarim

  • Lan hyunjin BEN SENİN ANANI BACINI DAYINI HALANI YENGENİ YİĞENİNİ DEDENİ NİNENİ BEŞİKTEKİ BEBENİ SİKİYİM LAN MİNHODANMI KURTULUYON

  • HYUNJİN BEN SENİN ANANI AVRADI SOYUNU SOPUNU SULALENİ MESREPİNİ ESSEKTEKİ DEVESİNİ MEZARDAKİ NENESİNİ SOYUNDA SOPUNDA NE KADAR KIZ KISRAK VARSA ONUN KULLİYATINI AĞZINI YÜZÜNÜ YOLUNU YORDANINI MEMBAGİNİ AMBIYANSINI KILAVUZUNU TARLADAKİ İNEĞİNİ YÜZ YIKADIĞI MASRAPASINI TİLAVETİNİ GELMİŞİNİ GEÇMİŞİNİ KAPININ ONUNDEN GEÇMİŞİNİ TETİNDEN SU İÇMİŞİNİ KÖPEĞİNİ KÖMECİSİNİ DEDESİNİN YEDİ CEDDİNİ DOĞURTAN EBESİNİ TAŞINI CİNSİYETİNİ HÜRRİYETİNİ SABAHININ SEHER SAATİNİ KAFASINDAKİ SAÇI ARKASINDAKİ KISI ELİNİN AYARINI BAHÇENİN HIYARINI BOŞ BOŞ GEÇEN YILLARINI ŞAŞI BAKAN GÖZLERİNİ KUTURDEYEN DİZLERİNİ MEMLEKETİNİN YAYLASINI SAFİYESİNİN AYDASINI GÖZLERİNİN FERİNİ BABASININ KENİNİ ANASININ SAÇ TELİNİ BAHAR ESEN YELİNİ DÜĞÜNÜNDEKİ GELİNİ BEYNİNİN VAKUMUNU BAHÇEDEKİ ZAGGUMUN TUTTUĞUN KALEMİNİ CİĞERİNİN VEREMİNİ BÖBREĞİNDEKİ TAŞI BOYNUNUN ÜSTÜNDEKİ BAŞI YEDİ CEDDİNİ OLUŞUNU DİRİSİNİ HERGÜN BİRİSİNİ EDİRNEDEN SIRNAĞA DÜNYADAN MARSA NE KADAR TANIDIFI VARSA EN DEĞİŞİK POZİSYONLARDA SİKEYİM

    1Yanıt
  • minho dan mı kurtulacaksın?HYUNJİN SENİ BİN AYRI PARAYA BÖLER ODUN ATEŞİNDE KIZARTIP KURTLARA YEM EDERİM NE DİYON LAN SEN