İyi Okumalar 🦋
_______
Jeongin, Felix'e çorbasını içirirken çat diye Jisung dalmıştı odaya. Jisung'un enerji dolu yüzünü görmesi bile Felix'i gülümsetmek için yeterliydi.
Jisung çok tatlıydı. Dudakları minicikti gözleri çok güzeldi, yüzü pürüzsüzdü. En önemlisi de yanaklarıydı. Bence yanakları Jisung'un deposuydu.
Tüm enerjisini yanaklarında biriktiriyor sonra oradan harcıyordu hepsini. Yoksa yanakların bu kadar tombul olması mümkün değildi. Ya da sincaplar gibi ceviz mi taşıyordu yanaklarında?
J: "Benim adım ne?"
Omega, gamma'nın burnunun dibine girmiş ve işaret parmağıyla kendini göstererek konuşmuştu.
F: "J-jisung?"
Felix ne olduğunu anlayamamıştı ve kuşkuyla soruya cevap vermişti.
J: "Oh çok şükür hafıza kaybı yok"
Jisung'un tatlı iç geçirmesine Felix ve Jeongin sesli bir şekilde gülmüştü.
J: "Jeongin doktorum acaba bizim zavallı Seung ile Lixie'nin odasını birleştirebilir miyiz? Bakmam gereken iki tane hasta olunca hangisine yetişeceğimi şaşırıyorum"
Omega, sanki yılların yoegunuymuş gibi paytak adımlarla ilerlemiş ve bayılıyormuş gibi koltuğa atmıştı kendini.
IN: "Kralın buna izin vereceğini pek zannetmiyorum"
Jisung bir hışımla ayağa kalkmış ve sert adımlarla kapıya doğru ilerlemişti.
J: "Bu adam da fazla oldu ha. Ben konuşur hallederim"
Jeongin ve Felix, Jisung'un arkasından "hayır" diye bağırsa da omega durmamış ve kapıyı açarak dışarı çıkmıştı ama geri dönmesi üç saniye falan sürmüştü.
J: "Bu adama cin çıkarma büyüsü yapalım bi ara. Çok sinirli bakıyor. Bakışlarıyla beni dövdü. Altıma sıçacaktım zor attım kendimi içeri. Lix sen bu adamla ruh eşi olduğuna emin misin?"
Jisung nefes almadan konuşarak ilerlemiş ve kendini koltuğa tekrar atmıştı. Hala konuşmaya devam ediyordu.
J: "Anlamıyorum yani sen "mırrr", o "hırrr", sen "pırt", o "zart", sen papatya, o et yiyen bitki, sen melek, o zebani..."
Omega asla susmuyor nefes bile almadan örnekler veriyordu. Arada düşünüyor yeni örnekler bulup tekrar konuşuyordu.
F: "Bana hiç sinirli bakmaz ki o.."
Diye mırıldandığında, Jisung kendi dünyasında konuştuğu için duymamıştı ama Jeongin duymuştu. Omega, biraz hamilelik yüzünden biraz da Felix'e zarar geldiği için kızmıştı Hyunjin'e. Açıkcası o tokattan sonra hiç konuşmamışlardı.
Jeongin hala kızgındı deltaya ama Felix'i ondan ayıramazdı. Birbirleri için yaratılmışlardı ve her ne olursa olsun birbirlerine ihtiyaçları vardı.
Jisung'un durmayan konuşması artık sinek vızıltısına dönüşmüştü.
IN: "Hadi Jisung, Felix'in yürümesine yardım et. Bakalım kasları çalışıyor mu"
Omega, elinde bitmiş olan çorba kasesini kenara bırakmış ve ayağa kalkarak koltuğa oturmuştu. Jisung da hemen ayaklanmış ve yatakta oturan Felix'e doğru ilerlemişti.
İlk başlarda ayakta bile duramamıştı gamma ama Jeongin'in verdiği cesaret dolu konuşmalar ve Jisung'un kulağının dibinde "yaparsın" diye cırlaması sonucunda Felix, baya ilerleme sağlamıştı.
Saatler süren çalışmalar sonra gamma rahat adımlar atmaya başlamıştı. Ayakta tek başına duracak gücü olmasa da adım atabilecek durumdaydı.
Bir anda beynini bu kadar zora sokması tüm vücudunu yormuştu, sinirlerini bile öldürmüştü. Ama iyileşecekti. Yanında onu çok seven kişiler vardı, onlar sayesinde iyileşecekti.
Uzun süren uğraşlar sonucunda Jisung kendi komik anılarından bahsetmeye başlamıştı. Kaç saattir konuştuğunu bilmiyordu ama başını kaldırdığında Jeongin'in koltukta, Felix'in de yatakta uyuduğunu görmüştü. Hatta hava bile kararmıştı. Bu kadar çok mu konuşmuştu? Oysa daha götünü köpek ısırırken Minho ile tanışmasını anlatmamıştı bile..
Omega sessizce ayağa kalkmış ve hiç ses çıkarmamaya özen göstererek odadan çıkmıştı. Ki odanın önünde Chan, Hyunjin ve Minho'yu konuşurken bulmuştu. Jisung'u gördüklerinde susmuşlardı.
Omega hiç çekinmeden onlara taraf yürümüş ve Minho'nun yanında durmuştu. Chan ise küçük olana bu da kim bakışları atıyordu ki bir anda hatırlamış ve gözlerini kocaman açarak konuşmuştu.
C: "Ayaklı jeneratör değil mi bu?"
J: "Bu sefer götünü köpek ısıran çocuk demedi"
Minho gülümseyerek Chan'ı onaylamış ve elini kaldırarak yanında duran yumuşak saçları okşamıştı.
M: "Seungmin'e yumurta aldın mı?"
Diye göz kırpmıştı alfa. Daha sabah olanları yeni hatırlayan omega panikle ellerini havada sallamıştı.
J: "Yumurta almayacaktım yani... konu yumurtaydı ama.."
Omega kekeleyerek konuşmaya başladığında alfa elini yumuşak saçlardan çekmiş ve Jisung'un elini tutarak sürüklemişti kendisiyle birlikte.
J: "Nereye gidiyoruz?"
M: "Bilmem"
J: "Ne konuşuyordunuz üçünüz?"
M: "Seni"
Jisung adımlarını durdurmuş, tam da o zaman anlamıştı ellerinin hala birleşik olduğunu. Hızlı bir şekilde elini şekmiş ve Minho'un elinden kurtarmıştı.
J: "Beni neden konuşuyordunuz"
Alfa, başını eğmiş ve yüzünü omega'nın yüzüne yaklaştırmıştı.
M: "Ayaklı Jeneratörsun ya. Kendi kendine enerji üretiyorsun. Acaba sarayın enerjisini karşılar mı diye konuşuyorduk."
Minho, her kelimesinde aldığı nefesi Jisung'un yüzüne çarpıyordu ve omega, hızlanan kalbi yüzünden kızardığına emindi.
J: "Şakanın sırası değil ne konuşuyordunuz ki"
Minho, küçük olanı çok heycanlandırdığını dört bir yanını kaplayan yasemin kokusundan anlamıştı. Hemen geri çekilmiş ve adımlarına devam etmişti.
M: "Sana olan hisslerimin ciddi olduğunu, bundan sonra evinizin tamirinden sonra da sarayda kalmanı istediğimi krala bildiriyordum"
Jisung, küçük ağzını sonuna kadar açmış Minho'ya bakıyordu. Yaklaşık 3 dakika böyle geçmişti. Ağzı uzun süre açık kaldığını, dudakları kuruduğunda anlamıştı omega. Ağzını kapatır kapatmaz da konuşmaya başlamıştı.
J: "Belki ben seninle kalmak istemiyorum."
Alfa hiç beklemeden cevap vermişti bile.
M: "O zaman kalmak istemen için her şeyi yaparım."
Minho lafını bitirdikten sonra hala şok içinde ona bakan omega'nın elini tutmuş ve tekrar kendisiyle birlikte sürüklemeye başlamıştılar. En alt kata indiklerinde daha yeni anlamıştı Jisung, atış odasına gittiklerini.
Alfa, odanın kapısını açar açmaz Jisung kendini içeri atmış ve gözünün kaldığı büyük silaha taraf koşmuş ve okşamaya başlamıştı.
J: "Bir gün sen benim olacaksın ve birlikte dehşet saçacağız"
Diye fısıldayarak silahla konuşuyordu omega.
M: "Profesyonel olduğunda kullanabilirsin o silahı sadece"
J: "Ben zaten profesyonelim"
Jisung, işaret parmağıyla kendini göstererek, başını dikleştirmiş ve öylece konuşmuştu.
M: "O zaman yarışmak ister misin"
Omega, alfaya taraf adımlamış ve elini uzatarak alfa'nın kendi elini sıkmasını beklemişti.
J: "Ben kazanırsam haşmetli silah benim olur"
Minho, Jisung'un küçük elini sıkmış ve sallamaya başlamıştı ellerini. Sonra ise yüzünü omegaya olabildiğince yaklaştırmıştı.
M: "Ben kazanırsam seni öperim"
Jisung, havada salladığı elini durdurmuş ve sesli bir şekilde yutkunarak burnunun dibinde duran alfa'nın dudaklarına bakmıştı istemsizce.
Dudaklara baktıkça sabah yaşanan olay aklına geliyordu ve o küçük öpücüğü hatırladıkça yanakları kızarmaya başlıyordu. Yanakları kızarınca heycanlanıyor ve feromon salgılıyordu. Bu ise alfa'nın oldukça hoşuna gidiyordu.
M: "Korktun mu?"
Minho, konuştuğunda Jisung başını iki yana sallamış ve düşüncelerinden kurtulmuştu.
J: "Anlaştık!"
M: "Anlaştık!"
Alfa, omega'nın silahını hazırlamış, kulaklığını takmış ve küçüğünü atış için hazır konuma getirmişti. Sonra ise kendi silahını doldurmuş ve hemen Jisung'un yanındaki atış poligonunun önüne geçmişti.
M: "3 el ateş edeceğiz. Hedefi en çok tutturan kazanır"
Jisung'un kulaklığını da hesaba kattığı için biraz yüksek sesle konuşmuştu Minho. Jisung'un başını salladığını gördüğünde ise kendi atış poligonuna taraf dönmüş ve hedefe odaklanmıştı.
M: "1..2...3!"
İki silahın sesi birbirine karışmıştı. İki taraf da atışlarını yapmıştı. Jisung'un dizleri titriyordu resmen. Atış sırasında da hep kaybederse alacağı öpücüğü düşünmüştü. Sanırım kalp krizi geçiriyordu.
Minho çok beklemeden şeytani sırıtışını yüzüne yerleştirmiş ve Jisung'un kulaklığını çıkarmıştı.
M: "Omzun acıdı mı?"
Alfa, eliyle omega'nın sağ omzunu okşamaya başladığında, Jisung anca o zaman sızlayan omzunu farketmişti.
J: "B-birazcık"
Minho, kırmızı yanaklarıyla kekeleyen omega'ya sesli bir şekilde gülmemek için dişlerini birbirine bastırmıştı.
Gülüşünü saklamak için poligonlara taraf ilerlemiş ve masanın üzerindeki tuşa tıklayarak sahte hedeflerin yakına gelmesini sağlamıştı.
Bir süre Jisung'un hedef tahtasına sonra da kendi tahtasına bakmıştı. En sonunda ise eliyle atış yapılan yerleri göstererek konuşmuştu.
M: "2 tanesini kaçırmışsın, bir tanesi de 50 puanlık kısma gelmiş. İyi bir atış."
Sonra elini kendi hedef tahtasına doğru uzatmıştı.
M: "3 atış da 100 puanlık"
Dedikten sonra sırıtmaya başlamıştı. Herkes benim duyduğumu duyuyor mu? Jisung'un yutkunma seslerini?
Minho iki elini, omega'nın iki omzuna yerleştirmiş ve hızlı bir şekilde kendine doğru çekmişti.
M: "Ben kazandım"
Ah küçük sincap neden kazanamayacağın iddialara giriyorsun ki? Bilmem belki de Minho'nun kendisini öpmesini istemiştir...
Jisung, kalbinin kulaklarında atması yüzünden hiçbir şey duyamıyordu. Sadece domates gibi kızardığını hissedebiliyordu.
Minho'nun yüzüne aval aval bakmayı kesmiş ve gözlerini sıkıca kapatarak dudaklarını büzmüş ve alfa'nın kendisini öpmesini beklemişti.
Minho ise kıkırdayarak Jisung'u omuzlarından iterek geriye doğru hareket ettirmiş ve kalçasını silahların olduğu masaya yaslayarak omega'yı kendisi ve masa arasında sıkıştırmıştı.
Burnuna yasemin kokusu doldukça tüm vücudu gevşiyordu alfa'nın.
Minho resmen çıldırtıcı bir yavaşlıkla yüzünü omega'nın yüzüne yaklaştırıyordu. Jisung ise hala gözlerini sımsıkı kapatmış, dudaklarını büzerek öpücüğünü bekliyordu. Yüzüne yaklaşan Minho'yu hissettikçe daha da heycanlanıyordu.
Alfa, tamamen yaklaştıktan sonra dudaklarını uzatmış ve omega'nın minik burnunu sesli bir şekilde öpmüş ve hemen geri çekilmişti.
Jisung ise burnunda hissettiği sıcaklıktan sonra ilk tek gözünü açmış ve Minho'nun uzaklaştığını gördüğünde iki gözünü de açmıştı.
Alfa sırıtıyordu, omega kırmızı yüzüyle ona bakıyordu.
M: "Aldım ödülümü"
Jisung ağlamak istiyordu. Alfa'nın kendisini öpeceğini zannetmişti ve heycanlanmıştı, en önemlisi de bu öpücüğü çok istemişti. Şimdi ne diye öpmemişti ki alfa onu?
Kaşlarını çatmış ve gözlerini doldurmuştu küçük omega. Yoksa alfa onu öpmek istememiş miydi?
M: "Gidelim hadi geç oldu"
Dedikten sonra Minho arkasını dönmüş ve kapıya doğru ilerlemişti ki Jisung küçük eliyle büyük eli tutmuş ve alfa'yı kendine doğru çevirmişti.
J: "Öp beni"
__________
👋👋👋👋
👉🏻🦭
Oy vermeyi unutmayın. Hepinizin götünden öperim.










