İyi okumalar 🦋
Önceki bölümü atlamayın
_______
Siyah şapka ve siyah maskeleriyle delta ve sigma karşı karşıya otumuştu. İkisinin da koyu gözleri gözüküyordu sadece. Ki barın en karanlık köşesinde oldukları için uzaktan bakanlar o gözleri bile göremezdi.
Y: "Görmeyeli gençleşmişsin"
H: "Sen de yaşlanmışsın"
Y: "Bazılarımız ölümsüz değil"
İki kalın ses çok sakin ve dingin bir tonda birbiriyle konışuyordu.
H: "Brikaç saate evlilik cüzdanı hazırlaman gerekiyor"
Y: "Birkaç saat?"
H: "Hemen şimdi demediğime şükret"
Sigma derin bir nefes vererek koltukta daha da yayılarak oturmuştu.
Y: "karşılığında ne alacağım?"
Delta, maske takmış olsa bile sinsi gülümsemesi maskenin altından, hatta gözlerinden anlaşılıyordu.
Ağır hareketlerle elini cebine daldıran Hyunjin, küçük bir kağıt parçası çıkarmış ve masa üzerinde sürükleyerek sigma'nın önünde durdurmuştu.
Yoongi, Hyunjin'in gözlerinde olan bakışlarını masada duran kağıda indirmiş ve dikkatle incelemişti.
Üzerinde adres ve telefon numarası vardı. Sigma ilk başta ne olduğunu anlamasa da sonradan hızla elini masadaki kağıta atmış ve cebine atmıştı.
Y: "İsteğini hemen halledeceğim"
Hyunjin, sigma'yı nasıl ikna edeceğini çok iyi biliyordu. Evet sigma farklı güçlere sahipti. Karşısındaki kişinin gözlerine bakarak ona istediğini yaptıra biliyordu. Bir nevi diğer kurtları kontrol ediyordu.
Bu yüzden evrak hazırlama işi onun için çok kolaydı. Kontrol ediyordu ve sahte yollarla gerçek evrak yazdırıyordu görevlilere.
Ama Delta, sigma'nın birini bulmakta iyi olmadığını biliyordu ve bu işte de Hyunjin fazlasıyla iyiydi.
Yoongi'nin tek zaafı vardı Jung Hoseok... eski sevgilisi olan beta yıllar önce sigma'nın güçlerini öğrendikten sonra ondan kaçmıştı. Hangi ülkede, nerede, ne yapıyordu bilmiyordu ve Sigma, betayı bulmak için her şeyini ortaya koyuyordu.
Ama sonunda bulmuştu..şimdi kralın isteğini hazırlayacak ve kendisini beta'sına affettirecekti.
Hyunjin çok beklemeden masadan kalkmış ve barın arka kapısına ilerleyerek dışarı çıkmış ve rahat bir nefes almıştı.
Akşam olmak üzereydi ve hemen Felix'i almaya gitmesi gerekiyordu. Biraz daha dayanacaktı...
...
"Kral Hwang Hyunjin, ruh eşiyle tanışması üzerine kendisiyle evlenmiş bulunmaktadır. Bu haberi daha duyurmak istemeyen kral, yaşanan istenmeyen olaylar yüzünden, haberi aceleyle duyuru olarak yayınlıyoruz. Kralın eşinin bazı sağlık sorunları bulunduğu için mühürlenmek gibi şansları bulunmadı. Bunu göz önünde bulunduran kral, halk tarafından yanlış anlaşılma olmasın diye ilişkisini açıklamamıştı. Şimdi resmi olarak Kore Krallığı halkına duyurulur, Gamma Hwang Lee Felix Kral Delta Kral Hwang Hyunjin'in resmi eşidir"
Changbin, son kez duyurulacak haberi Hyunjin'e okumuştu. Kral da onayladıktan sonra haber resmi olarak yayınlanmıştı. Belki ülkede biraz kaosa sebep olacaktı ama başka çare yoktu.
Gece saat 2 gibi evlilik cüzdanını eline alan Hyunjin, Chan ve birkaç muhafızla birlikte Felix'i almak için yola çıkmıştı bile.
...
Felix, en ufak eşyasına kadar beyaz olan, garip eşyalarla dolu olan odada elleri kelepçeli bir şekilde oturuyordu. Kaç saattir bu durumdaydı bilmiyordu ama tek yaptığı şey ağlamaktı.
Her dafasında Hyunjin'in umursamaz davranışlarını hatırlayan gamma, gözyaşlarına boğuluyordu. Delta'ya güvenmişti, onu gerçekten sevmişti ama şu an yine yapayalnızdı. Tıpkı eskiden olduğu gibi.
Yeji, beyaz önlükle içeri girdiğinde hala yüzünde hiç hoş olmayan gülümseme vardı. En başından beri Felix, bu kadını sevmemişti.
Felix'in oturduğu yatağın önüne sandalye koyarak tam önünde oturmuştu Vita.
Y: "Biliyor musun Hyunjin'in seni sevip sevmemesi umrumda değil. Benim odak noktam sensin. Hakkında çok ilginç söylentiler duymuştum."
Vita biraz daha yaklaşmıştı gammaya ve kendi gözlerini Felix'in ağlamaktan kırmızı olan gözleriyle buluşturmuştu.
Y: "Gerçekten de telepati yeteneğin var mı?"
Diye fısıldamıştı Yeji..
Y: "Merak etme şimdi birlikte öğreneceğiz"
Vita, Gamma'nın konuşmasına izin bile vermiyordu. İlk defa elinde böyle nadir bir tür vardı ve araştırmalar için çok heycanlıydı. Eğer gerçekten de böyle yeteneği varsa bu ülkeler arası kaosa bile neden olabilirdi.
Yeji ayağa kalkmış ve tekerlekli masayı sürükleyerek Felix'in yatağının önüne doğru getirmişti.
Sinyal makinesinin yapışkanlı ucunu Felix'in sol taraftan alnının kenarına yapıştırmıştı. Gamma karşı koyacak hiçbir harekette bulunmuyordu bile.
Çünkü burada öldürülse bile umrunda değildi. Artık yaşamak için nedeni bile yoktu....
Vita masada duran neşteri eline almış ve ilk defanın aksine ciddi olan mimiklerle konuşmuştu.
Y: "Bir canlı ne zaman beyninin büyük bir kısmını kullanabiliyor biliyor musun?"
Yeji tabii ki de sorusuna cevap beklemiyordu ama sanki sormak ona daha eğlenceli gelimişti.
Y: "Beynine giden damarlardaki kan azaldığında"
Diye kendi sorusunu cevaplamıştı. Eski gülümsemesi geri gelen vita, neşterle gamma'nın alnının sağ tarafına derin bir kesik atmıştı.
Felix, acıyla inlerken, tam damarı kesildiği için kan su gibi yüzünden aşağı akıyordu.
Yeji ise çocuğun kana bulanmış yüzünü umursamadan cihazı çalıştırmış ve dikkatle ekranda dönen sinyal işaretlerine bakıyordu.
Y: "Kullan bakalım o mükemmel makineyi. Bakalım ne kadar güçlüsün"
Felix, artık karıncalanan vücudunu rahat bırakmış ve gözlerini kapatarak bedenini yatağa bırakmıştı. Kan yüzünden kapattığı gözleri titriyordu.
Bu durumdayken bile Hyunjin'i düşünüyordu. Onu nasıl bırakırdı. Felix'e onu sevdiğini söylemişti bunu nasıl yapardı.
Gamma, kapalı olan gözlerinden yaşların süzülmesine izin vermişti. Başındaki kesik yetmezmiş gibi üstüne ağladığı için artık başı da ağrımaya başlamıştı.
Vücudu sanki yüzyıllardır uykusuz kalmış gibi yorgundu. Uykuya dalmak istiyordu.. belki de hiç uyanmak istemediği bir uyku..
Kapalı olan gözlerinin önünde kıpırdanmalar oldu. Gözleri kapalıydı ama sanki beyni ona bir şeyler göstermek istiyordu. Ve gamma buna izin verdi.
Felix'in tüm gerçeklikle bağları kopmuştu. Boş bir oda görüyordu. Ama sadece görüş vardı. Kendisini göremiyordu. Sanki rüyada gibi. Konuşamıyor, kıpırdayamıyordu.
Görüntü daha netleştikçe gamma'nın gözüne çarpan ilk şey sarayda uyandığı o sabah gördüğü taç olmuştu... o taç gördüğü ilk andan beri ona tanıdık gelmişti ve şu an tam gözünün önündeydi.
H: "Melek"
Duyduğu sesle sanki tüyleri diken diken olmuştu. Delta'sının sesiydi. Bağırmak istiyordu. Hyunjin gel beni al diye bağırmak istiyordu ama konuşamayacak kadar halsizdi.
Sonra görüş açısı daha da netleşti ve aşık olduğu, bakmaya doyamadığı o suratı gördü. Bu kişi Hyunjin'di. Taç takan kişi oydu ve şu an tam başının üstünde durmuş ona bakıyordu.
H: "Melek gibisin küçük gamma"
Felix, bu sefer yüzünde, çilleri üzerinde delta'nın parmaklarını hissetmişti. Bu dokunuş ise gamma'nın hissettiği son şey olmuştu. Felix, kendini siyah bir boşlukta bulmuş ve yorgunluktan titreyen, gerçeklikle bağı çözülmüş vücudunu derin bir uykuya bırakmıştı.
Tüm bu olaylar yaşanırken Vita, yatakta ölü gibi uyuyan gamma'ya ve bozulmuş sinyal cihazına şoklar içinde bakıyordu. Gamma'nın telepati yetenekleri cihaza ağır gelmiş olmalıydı ki birkaç dakika sonra cihaz kendini kapatmıştı bile.
Eli ağzında bu manzarayı izleyen Yeji, kapının sert açılması sayesinde şoktan çıkmıştı.
H: "Bana ait olanı almaya geldim"
Odaya dalar dalmaz konuşan delta, sonradan gamma'sının kanlı bedenini görmüş ve hemen vita'nın yakasına asılmıştı.
H: "Ne yaptın ona?"
Vita bozulan cihaz, yatakta yatan Felix ve ona yeşil irislerle bakan delta arasında gözlerini gezdiriyordu.
Y: "Kontrol edilemez bir güce sahip"
Hyunjin, vita'yı yakasından sert bir şekilde itmişti. Kendisini boş bulan vita ise saniyeler içinde yere yığılmıştı.
H: "Atın zindana"
Son emrini Chan'a söyleyen delta ilk önce gamma'nın başına takılı olan yapışkanlı sinyal kablosunu çıkarmış ve hemen sonra da Felix'i kollarına alarak oradan uzaklaşmıştı.
Araba saraya doğru ilerlerken, delta durmadan feromon salgılamıştı gamma'sına yanında olduğunu hissettirmek için. Ama Felix, uykusundan uyanmamış, kıpırdamadan durmuştu tüm yol boyunca.
Ne kadar Jeongin'i telaşlanırmak istemese de güvendiği tek doktor o olduğu için ona haber vermişti delta. Korkuyordu.. gamma'ya bir şey olmasından korkuyordu. En çok da küçüğünün onu affetmemesinden korkuyordu.
Birkaç saat içinde bile onsuz kafayı yemişti ve eğer Felix, ona kırılırsa ne yapacağını bilmiyordu. Her şeyi anlatacaktı gamma'ya.. en başından her şeyi ve gönlünü almak için her taklayı atacaktı.
_______
Normal planladığım hikayeye göre gelecek bölüm final olacaktı. Ama aşırı yarım kalıyordu. Yani dedim ki neden HyunLix'i çocuk sahibi olurken görmeyelim? Neden MinSung'u seviştirmeyeyim? Changbin'i doğurtmayayım? SeungChan'ın arasını yapmayayım? Bilmiyorum devam etse mi yoksa normal finali yazıp atsam mı.
Ama böyle Felix'in güçlü hallerini de görmek istiyorum 😭😭.
Off bana kalırsa MinSung'un çocuğunu da göstermek isterim size. Bir düşünsenize Jisung'un mini versiyonu oluyor ve Minho iki enerji topuyla uğraşıyor 😭😭
Ay bana kalırsa kitap 100 bölüm olacak. Siz karar verin ona göre gelecek bölümü yazayım
Çok konuştum. Bu fotikleri atar kaçarım.
Kitap 31K olmuş tenk yu 😭🦋













