Kahraman Bakış Açısı
Aramızda geçen konuşmalar sonucunda evime bir portal aracılığıyla geri gönderilmiştim.
Anladığıma göre bana verilen "görevlere" bu portal aracılığıyla gidecektim.
Onlara meşguliyetimden bahsettiğimde gerçekleştirmem gereken görevlerin dünya zamanından yanlızca 10 saniye alacağını anlattılar.
İlk görevim bundan 1 saat sonra başlayacaktı. Bunun için dinlenmek ve üzerimdeki stresi atmasın umarak uyumaya karar verdim.
*
Uyandığımda karşımda bir portal açılmıştı. Başta biraz şaşırdım ve korktum daha sonra olanları hatırladım. Ve daha fazla bekletmeden portalın içinden geçtim.
Küçük bir kız çocuğunun bedenindeydim. Ve sanırım burası ilkokuldu. Ortama ayak uydurmak adına diğer çocukların yanına gittim.
" Merhaba, ne yapıyorsunuz?"
" Sanane, uzak dur bizden ucube!"
" Evet, uzak dur bizden ezik!"
Bana neden böyle baktıklarını ve böyle davrandıklarını anlamamıştım. Onlara neden böyle davrandıklarını sordum.
"Gücünün olmadığını öğrendiğinde hafızanı falan da mı kaybettin yoksa? Aptal!"
"Bunlar ne diyordu be? Ne gücü? Güç ne demek? Bende neden yok ki?" Başlıklı sorularla kafamda 100 sekme açılmıştı bir anda.
Daha sonra beklemediğim bir şey oldu ve bir anda her şey dondu.
Akabinde havada süzülen kanatlı ve erkek olduğunu tahmin ettiğim peri masallarındaki perileri andıran minik bir yaratık bana hitaben konuşmaya başladı:
" Sana olayları ayrıntılı anlamamışlar sanırım ayol o yüzden ben görevlendirildim aşko! Bundan sonra anlamadığın yerlerde ben geleceğim tamam mı canikom."
Bu periye benzer yaratık gerçekten çok tuhaf konuşuyordu, şaşkınlıktan ve durumun saçmalığından dolayı sesim kıçıma kaçmış gibi bir sesle konuşarak:
"T-tamam" demiştim.
Daha sonra bana bilmem gerekenleri anlatmaya başladı:
" Bak canikom burası süper güçlerin var olduğu bir evren ve sen süper güçsüz doğdun hikayeye göre, bu yüzden sana eğitim hayatın boyunca zorbalık yapacaklar, şimdiden kendini hazırlasan iyi olur aşko yani."
" Bir dakika ben ana karakter değil miyim? Neden gücüm yok ve zorbalık görüyorum ki anlamadım."
" Sizin fantezileriniz böyle ben napabilirim kuzuşko bende emir kuluyum yane."
"Anlamadım ama neyse sen devam et anlatmaya."
" Şimdi caniko hikayenin başında eziklenmen lazım daha sonra şöyle davranacaksın..."
Bana yapmam gerekenleri ayrıntısıyla anlatmıştı. Bu nasıl evrendi böyle ya? Ben burdan sağ çıkabilecek miyim acaba diye düşünmeye başladım. Daha sonra aklıma hikayeyi devam ettirmem gerektiği geldi.
Anladığıma göre belirli olayları halledebilirsem zaman atlaması yaşayabilirdim.
Gün boyunca zorbalık görmeye devam ettim ve tabii ki birinci sınıf oyunculuğumu göstererek çok üzülmüş bir ilkokul öğrencisi gibi davrandım.
Çıkış saati geldiğinde tuhaf perinin verdiği adrese giderek hikayedeki evime gelmiş oldum.
Eve geldiğimde annem bana kocaman sarılmıştı ve günümün nasıl geçtiğini anlatmamı istemişti.
Bu kısmı geçiştirdikten sonra benimle ana konuyu konuşmaya başladı:
" Kızım biliyorsun bir güce sahip olmadan doğdun ama ben hep senin yanındayım tamam mı güzelim? Eğer okulda zorbalık falan yapıyorlarsa bana çekinmeden söyle tamam mı canım?" Demişti.
Ah be anneler ne güzel kalpleriniz var sizin, anne hasretim kabarmıştı bir anda. Bu arada benim babam yoktu, orasını ayrıntılı dinlememiştim ama doğumum da bizi terk edip gitmişti sanırım.-Şer*fs*z-
Daha sonra devamını getirmem gerektiği aklıma geldi. Ne olduğunu anlamadığı için suratıma boş boş bakan anneme dönerek:
" Yok anneciğim, zorbalık görmüyorum ben. Teşekkürler iyi düşüncen için." Demiş ve yanağından öpmüştüm.
"Anne sence ben kahraman olabilir miyim?" Demiştim.
Annem ne diyeceğini bilememişti. Ancak yinede umutlarım kırılmasın ve mutsuz olmayayım diye " Eğer çok çalışırsan olabilirsin, kızım." Demişti.
Eh, birazda gerçekçi olmak gerekti. Süper güçlerim yokken nasıl kahraman olabilirdim ki. Ancak tabii ki buna dile getirerek hikaye akışını bozamazdım.
Daha sonra beraber klasik bir akşam geçirerek yataklarımıza gittik.
*** Sanırım bu yaşananlar zaman atlaması için yeterli olmuştu. Çünkü uyandığımda daha büyük bir bedendeydim.
Odamdaki dolabın kapağını açtım ve okul üniforması olduğunu tahmin ettiğim şeyleri üstüme geçirdim.
Akabinde mutfağa doğru ilerlemeye başladım. Annem çok güzel bir kahvaltı hazırlamıştı.
"Günaydın kızım, geç otur hadi hızlıca kahvaltını et."
" Sağol anne." Dedim ve gülümsedim.
" Kızım gerçekten senin için endişelenmeye başlıyorum, geçen gün banyodan çıkarken gördüm vücudun morluklarla kaplı." "Merdivenden bu kadar sert düşmüş olamazsın. Ayrıca bunu her gün yaşıyor da olamazsın. Her gün ayrı bir bahaneyle bana yaralarının sebebini açıklıyorsun, zorbalık mı görüyorsun diyorum hayır diyorsun."
"Ama ben artık dayanamayacağım, bugün okuluna geleceğim ve herşeyi öğrenceğim."
Sessizce annemin konuşmasını bitirmesini bekliyordum. Evet hikayeye göre zorbalık görüyordum ancak annemin üzülmemesi için ona bundan bahsetmiyordum.
Ve sanırım bu kısım benim için hikayenin en zor kısmı olacaktı.
Derince bir iç çektim ve anneme dönerek " Sen bilirsin anne." Dedim ve masadan kalktım.
Daha sonra sırt çantamı da alarak evden çıktım. Ve okula doğru yola koyuldum.
Evet zorbalık görüyordum ancak öyle bir okulda okuyordum ki ne hocalar umursuyordu ne de okuldaki öğrenciler.
Hayır onlarla hiç bir sıkıntım yoktu sadece güçsüz doğmuştum.
***
Günüm tamamen aynı geçmişti. Yaşıtım olan kızlar ve erkekler bana hem fiziksel hem psikolojik şiddet uyguluyordu.
Sonunda okul çıkışı zamanı gelmişti. Eve doğru yürürken caddenin karşısından gelen yüksek sesleri duydum. Şehirde kahramanlar kötülerle her zaman savaştığı için artık tamamen normal karşılıyordum. Taa ki evimin yakınlarında olduklarını görene kadar. Koşarak olay yerine doğru gittim.
Annemle birlikte yaşadığımız ev birbirine girmiş ve yıkılmıştı. Koşarak parçalanmış yapının içerisine girmeye çalıştım.
Çünkü annemin sesini duymuştum. İçeriye girdiğimde yerde yatan ve ölmek üzere olan annemi fark ettim.
Ve ağlayarak yanına koştum. Annem bana:
" Sakın üzülme kızım, seni çok seviyorum ve hayallerini gerçekleştir yavrum. Çocukluğundan itibaren istediğin gibi bir kahraman ol." Demişti kesik kesik nefes alarak ve ellerimin arasında can vermişti.
O gün kahramanların hiç de hayal ettiğim gibi olmadığını fark etmiştim. Sadece ün için, insanların güvenliğini umursamadan kötülerle doğru düzgün savaşmayı bile beceremeyen bir avuç aptaldan başka bir şey değillerdi.
Ancak annemin son istediğini de gerçekleştirmek istiyordum. Ben onlar gibi olmayacaktım.
Bunları düşünerek yıkılmış harabeden sağlam kalan eşyalarımı topladım ve oradan hızlıca oradan uzaklaştım.
Nereye gideceğimi bile bilmiyordum. Ancak asla o kahramanlarla yakın olamazdım onlardan yardım falan da alamazdım. Hepsinden nedret ediyordum.
Adımlarım beni sahile getirmişti. Kayalıkların yakınlarına doğru koşmaya başlamıştım. Hükumet bu tür durumlarda çocukları yetiştirme yurtlarına gönderdiği için benim adıma çoktan kayıp ilanı bile verilmiş olabilirdi.
Bu yüzden gizlenmeliydim. Kayalıkların arasında bir boşluk gördüm ve oraya doğru ilerlemeye başladım.
Küçük bir mağaraya benziyordu burası. Ve sanırım burada beni bulamazlardı. Hem güvenliydi hem kalınabilme kapasitesi taşıyordu.
Zaten başka da çarem yoktu. Geceyi burada geçirmeliydim. Ancak nasıl etrafta dolaşacaktım ki? İnsanlar benim varlığımı unutmadan önce kamufle olmalıydım ki rahat gezebileyim.
Eski evim olan harabeden ve annemin cebinden biraz para bulabilmiştim. Birazda yanımda taşıyordum.
Sanırım kontak lens ve saç boyası alabilirdim. Zaten günümüzde fazlaca bu tür tiplerden vardı. Yadırganmazdım da.
Planımı yapmıştım. Bir markete girerek malzemelerimi alacak, artan paraylada bu geceyi geçirebileceğim miktarda yiyecek ve içecek alacaktım.
Elimde olan kıyafetlerimle olabildiğince tanınmaz hale geldim. Gerçekten haksız çıkmamıştım.
Kayıp ilanları asılmıştı bile benim için. Hızlıca bulduğum bir markete girdim ve ihtiyaçlarımı almaya başladım.
Kasaya geldim ve ödememi yaparak uzaklaştım marketten.
Sanırım bir kaç kişi tarafından fark edilmiştim ancak kimse sesini çıkarmamıştı.
Hava kararmadan kalacağım yere vardım ve halletmem gerekenler için işe koyuldum.
*
Ay ben yine çok yoruldum
Neyse bu bölümde bitti
Okuyan olursa diye teşekkürlerimi sunuyorum ve sizi kocaman öpüyorum