İçeriğe geç

Altın Mahzen

Bölüm 15 · 2 dk okuma

Altın Mahzen

Bölüm 15

Ölümün Hissi

Valoria Krallığı...

O sabah güneş doğmadı.

Gökyüzü, kurşuni bulutlarla örtülmüş; sarayın taş duvarlarına çöken sessizlik, nefes almayı bile zorlaştırıyordu.

Ne kuşlar ötüyordu...

Ne de rüzgâr esiyordu.

Sanki bütün krallık, görünmeyen bir felaketi bekliyordu.

Olivia odasına çekildiğinde kimse onu bir daha görmedi.

Ne hizmetçiler...

Ne de muhafızlar...

Kapısının önünden geçen herkes içeriden yalnızca derin bir sessizlik duyuyordu.

Kral Morgan kapının önünde uzun süre bekledi.

Elini kapıya koydu.

"Olivia..."

Cevap gelmedi.

Bir kez daha seslendi.

"Olivia..."

Yine sessizlik...

Kraliçe Solans, titreyen elleriyle eşinin yanına geldi.

Gözleri dolmuştu.

"Kapıyı aç..."

Morgan yavaşça kapıyı itti.

Kapı gıcırdayarak aralandı.

Odanın içi buz gibiydi.

Pencereler ardına kadar açıktı.

İçeriye yüzlerce beyaz tüy dolmuştu.

Hepsi ağır ağır havada süzülüyor, tek bir tanesi bile yere düşmüyordu.

Pencerenin önünde...

Kırılmış kanat kolyesi duruyordu.

Solans'ın dizlerinin bağı çözüldü.

Morgan ise tek kelime edemedi.

O anda sarayın bütün çanları aynı anda çalmaya başladı.

Aynı anda...

Yerin yüzlerce metre altında...

Altın Mahzen'in sessizliği bozuldu.

Siyah lahdin üzerindeki son çatlak yavaşça kayboldu.

Taş kapak, kimsenin dokunmadığı hâlde ağır ağır aralandı.

İçeriden buz gibi bir nefes yükseldi.

Önce ince, solgun bir el göründü.

Ardından kirli beyaz saçlar...

Sonra...

Kapkaranlık iki göz.

Gloriant yavaşça doğruldu.

Yüzlerce yılın sessizliği omuzlarına çökmüştü.

Başını kaldırıp karşısındaki dev heykeline baktı.

Heykel, sahibine son kez bakıyormuş gibi hareketsizdi.

Gloriant ağır adımlarla yaklaştı.

Soğuk parmaklarını taşın üzerine koydu.

Bir çatlama sesi duyuldu.

Çat...

Sonra bir tane daha...

Heykel, hiçbir gürültü çıkarmadan ince çatlaklarla kaplandı.

Toz olup dağılmaya başladı.

Artık ona ihtiyaç kalmamıştı.

Gloriant gözlerini kapattı.

İlk nefesini aldı.

Mahzenin beyaz alevleri birer birer söndü.

Altın sütunların üzerindeki mühürler karardı.

Yüzyıllardır kapalı kalan kapılar ağır ağır açıldı.

Gloriant durdu.

Arkasına dönüp karanlığın içinde kaybolan lahdine son kez baktı.

Dudakları hafifçe aralandı.

"İhanetin hesabı... sonunda başlayacak."

Kanatlarını açmadı.

Bağırmadı.

Gülmedi.

Sadece ağır adımlarla Mahzen'in kapısından dışarı yürüdü.

Onun ardından, Mahzen'deki bütün ışıklar söndü.

Karanlık...

Yüzyıllar sonra ilk kez...

Mahzeni tamamen ele geçirdi.

O günden sonra Valoria'da kimse Prenses Olivia'nın adını yüksek sesle anmadı.

Kimse kuzey bahçesine yaklaşmadı.

Ama geceleri...

Sarayın koridorlarında beyaz tüyler bulunurdu.

Ve rüzgârın uğultusuna karışan, soğuk bir kadın sesi her gece aynı cümleyi fısıldardı:

"Uyan... uyan küçük prenses..."

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.