Sabah olmuştu.
Minho uyandı, saate baktığında 08:03 olduğunu gördü. Bugün normale göre biraz erken kalkmıştı. Kahvaltısını yapmak için pijamalarını değiştirip mutfağa yöneldi. Bugünler çok sessiz geçiyordu. Kahvaltısını yaparken yerdeki küçük kutunun içindeki telefon gözüne ilişti. Taşınacağı için onu bir kenara ayırmış olmalıydı. Merakına yenik düşüp yemeğini bıraktı ve kutuya yöneldi. Telefonu eline alıp üstündeki tozları üfleyerek dağıttı ve açtı. Bu telefonu en son 3 yıl önce kullandığını hatırlıyordu. Şarjı hâlâ duruyordu. Ki üste bakınca bissürü bildirim olduğunu fark etti. Tıkladı.
Jisungieemm(bebegimm):99+ mesaj
Minho duraksadı. Jisung'u tam unutmaya çalışmışken yeniden... Kafasındaki düşünceleri bir kenara bırakıp mesaj kutusuna tıkladı.
Mesajları görmesi ile adeta yıkılmıştı. Bu küçük çocuğa ne yapmıştı böyle?
Tek tek okudu,
Bazılarında göz yaşlarına engel olamadı,
Bazılarında ise kafasına yumruklar geçirdi.
En son mesajı okudu.
*Bugün 08:00*
Minho
Özledim ben seni
Yine özledim.
Ne zaman bakacaksın?
Ne zaman göreceksin beni
Ne zaman geleceksin yanıma
Ne zaman sarılabileceğim sana?
Yine eskisi gibi...
Sen de istemez miydin Minho söylesene.
İsterdin...
İstediğini söyle bana n'olur
N'olur bir kez beni hâlâ sevdiğini söyle bana.
*son görülme 08:05*
Ona bir cevap vermeliydi. Ona ne olduğunu bile bilmiyordu ama bildiği tek bir şey vardı ki Jisung iyi değildi. Minho'yu unutamamış ve kendi zihnini yormuştu. Minho kendine aşırı kızgındı ama ne yazacağını bilmiyordu. Ne yazsaydı? Ben seni terk ettim çünkü yakın çevrem bunu öğrenip benimle alay etti mi deseydi? Kaç yıllık bir ilişkiyi bitirmişti o. Şimdi pişmandı evet, ama şuan oturup ağlamalıydı zaten. Çünkü Jisung'u da, Kendisini de bu duruma o düşürmüştü. İnsanlardan korkmamalıydı. Küçük insanlar yüzünden sevdiği çocuktan ayrılmamalıydı. Tek bir kelime etmeden terk etmemeliydi onu. Ama artık çok geçti. Tek yapabileceği şey ona ulaşmaktı. Ama artık başka bir sevgilisi olduğunu Jisung'a nasıl söyleyebilirdi?...
Parmakları yavaşça klavyenin üzerinde hareket etti.
Özür dilerim Jisung.
Neredesin,buluşup konuşalım lütfen.
*Han Jisung'un anlatımı ile;*
Sabah olduğu gibi (hiç uyumamıştım.) Minho'ya mesaj atmıştım. Belki bir umut cevap verir ha? Artık ümidim yok ama bilmiyorum... 4 yıl. Koskoca 4 sene geçmiş adam şimdi mi cevap verecek? Akıl hastanesinde yine döndüm dolandım. Deli miydim gerçekten? Bahçeye çıktım. Bir banka oturup kedi sevmeye başladım. Saate baktığımda 08:05'di. Son bir kez mesaj atıp atmadığına baktıktan sonra bankta güneşi izlemeye başladım. Gelen bildirim ile güneşi izleyen gözlerimin odağı telefonuma gitti.

