İçeriğe geç

ALFA ( KIZIL TAŞ LANETI)

Bölüm 8 · 6 dk okuma

ALFA ( KIZIL TAŞ LANETI)

Bölüm 8

LEO

olayın üstünden Bir kaç gün geçti eğitimler hala devam ediyor tablodaki sıralama sürekli değişiyordu. Odaya her girdiğimizde hesaplamalar yapıyor düzeltmeler yapıyordum. Yemek saatlerinde bile Alice ve Numa ile konuşmuyordum. Bu durumdan şikayetçi olmuş olacaklar ki. Yatağımın yanına gelip diz çöktü.

Alice: ne yaptılar sana.

Lydia: hiç bir şey genel deneyler işte.

Alice: yalan söyleme günden beri fırlatarak uyanıyorsun bizle konuşmuyorsun, yemek yemiyorsun. Ne oldu anlat biz senin dostunuz.

Yüzüne baktım anlatmak istemiyordum ama aşağıda ne olduğunu bilmeleri gerekiyordu

Lydia: hiç biri ölmemiş ve benden hepsi nefret ediyor.

Alice: hangi hiç biri.

Lydia: Raino, Nick, Geko. Hepsi aşağıdaki kapsüllerde. Chars kontrolsüzleri hapsetmiyor. Onları kendi yapıyor. Dengelerini bozuyor.

Alice: buradan kurtulunca sorun bitiyor.

Lydia: sorun kaçmak değil alt kattı yok etmek zorundayız.

Numa:o nasıl olacak?

Lydia:bilmiyorum, ama ondan önce birini çıkartmam gerek.

Alice: kimi?

Lydia:Leo.

Alice:o hala yaşıyor mu?

Lydia: bir şekilde gizledim. Ama daha uzun süre orada kalamaz. Onu buradan komple götüreceğim.

Bir kaç hafta sonra bahçeye çıktığımız da Chars'ta balkonda yerini almıştı. Geri kalan 20 gelişmiş de dışarıda sıra oldu. Herkes yerinde sıraya geçti Chars'ta baktık

Chars: size güzel haberlerim var.

arka taraftan gelen sesle herkes gülmeye başladı.

Peter: ölüyor musun.

Chars: hayır, görevlerini başlıyor. Yarından itibaren ilk 10 kişi göreve çıkacak.

Lydia: bildiğin senin pis işlerin için ölmemizi istiyorsun.

Chars: kaba tabirle biraz öyle olabilir ama ben buna işinizi yapıyorsunuz demeyi tercih ediyorum.

Lydia: alt kattakileri mi salsan asıl onlar bunun için yaratılanlar değil mi.

Chars: evet ama onlar çok tehlikeli ve kontrolsüz.

Pis bir sırıtışla suratına baktım

Lydia: ben daha tehlikeliyim unuttu mu.

Chars: evet ama sen kontrol edilebilirsin. Onlar tehlikeli istiyorsan onları bahçeye bırakabilirim dostlarında görmüş olur gitmesi gerekeni.

Diyerek sırıttı sonrasında odaya doğru gittik kapıdan girdikten sonra adanın üzerinde bir dosya ve kırmızı-siyah, yeşil-siyah, turuncu-siyah üç tane esnek kumaştan üniforma vardı. Numa formalı eline aldı. Bize uzattı.

Numa: bu senin (kırmızıyı uzattı), Alice buda sana( yeşil)

Alice: bir de kefen yapıtmışlar .

Numa: iyi tarafından bak bari şık öleceğiz.

Lydia: Ne kadar motivesiniz gözüm yasardı.

Alice: e ekipler kim kim formaların hepsi farklı renk.

Numa: dosya baksana yazıyordur.

Dosyayı elime alıp kapağını çevirip sayfaları okumaya başladım.

Lydia: bize verdikleri isimlere bak. Bana Alfa - Alice'e shadow sana....

Alice: bir dakika neden ben Alfa değilim.

Lydia: çünkü ben en iyiyim ha bide tablo aramızda 25 puan var.

Numa: ver şu dosyayı " diyerek elimden dosyayı çekip aldı" bakalım kim hangi ekipte. 1. Grup : Lydia, Ella, ben, Mark, Luka, bunlar tek sayı grubu.

Lydia: yani en üste 1. Sırada ben varım. Yani ben alfayım.

Numa Alice tam konuşacakken ağzını kapayıp.

Numa: 2. Grup : Alice, Louis, Gerhart, Peter, Linda.

Lydia: bunlar kim peki bizimkiler dışındakiler.

Numa: Ella ve mark C sınıfı gelişmiş. Ella havayı soğutabiliyor yani kar yağıyor.

Lydia: zambonii

Alice: tanıyor musun?

Lydia: yok buzu düzeltme aracı zamboni

Numa: mark ise karşısındakini yavaşlatabiliyor. Peter ve Linda B sınıfı gelişmiş. Peter bitkileri büyüte biliyor.

Alice: harika bahçıvan ne yapacağım mezarımdaki çiçeklere mi bakacak bu.

Numa: ya Bir susun! Linda ses dalgaları ile karşısındakinin dengesini bozabiliyormuş.

Alice: harika bir bahçıvan ve hoparlör.

Lydia: Bir kaplumbağa ve buz dolabından iyidir. Bu A, B, C neye göre belirleniyor ya.

Numa: ilk geldiğinde ölçümlere göre xr dedikleri Bir değer var 10-40 arası C, 41-60 arası B, 61-100 arası A

Lydia: sen bu kadar bilgiyi nerden biliyorsun.

Numa: sen bilim dergisi alırken ben dosya alıyordum.

Karsıdaki kafese gözüm çarptı. Lui 'ye bakarken Alice kolumu dürttü.

Alice: öyle olmaz git ye böyle kemir

Lydia: ne

Alice: anladık yakışmış mavi mavi git söyle buradan yeme çocuğu.

Lydia: iştahım yok

Alice: ruhsuz!

Dedikten sonra yatağın yanına gidip formayı giydim düzenlemek için terziler geldi. ölçüleri alıp pot bölgeleri düzeltti. Sabah kalkıp laboratuvara test için gittik tahlil ve kan verdik. Odalara gidip terziden gelen formaları giydik. Dışarıda hangarın önüne geçtik. Ben hangardan araçların birine gizlice Leo'yu yerleştirdim. Bir kaç dakika sonra hazırlıklar yapıldı araçlara geçtik. Oraya harita açıp bölgeyi gösterdim

Lydia: e ne yapıyoruz planı olan var mi?

Ella: şey şimdi 3. Bölge olarak işaretlenen yerde gelişmiş ihbarları alınıyor. Oralara bir keşif yapacağız. Varsa alıp üste döneceyiz. O kadar.

Lydia: plan dedim görev demedim. Şimdi bölgeye 500 m kala ineceğiz çünkü araç seslerini duydukları anda kaçarlar yada saldırırlar. 500m genel duyu ve his bölgesidir. Duyu gücü işlevsizdir. Ormanda sessizce ilerleriz gerisinde 100m kala mark dalga oluşturup biz hariç herkesi yavaşlat ki kaçamasınlar. Numa sen araçta bekle tehlike olmadan yaklaşma, Luka yavaşlatma olduktan sonra hızını kullanıp 200m ve çapını kontrol ediyorsun. Çok hızlı ol, soğuk planlamacı soğut havayı camlar buz tutsun. Gelişmiş görürseniz koldaki tuşa basın. Tek atlamayın ölürsünüz.

Mark: seni kim lider ilan etti.

Lydia: daha iyi planın mi var.

Mark: direk saldıralım işte neyin planını yapıyorsunuz.

Ella: mantıklı neden sizi dinliyoruz. Bizden. Üst seviyesini diye mi.

Lydia: " sırıtış atarak" peki. Direk dalıyoruz siz kafanıza. Göre bizde kafamıza göre. Tamam mi

Mark: olur

Lydia: sizin hala yaşıyor olmanıza şaşıyorum. O seviyeye gelene kadar nası yaşadınız acaba.

Mark: bana bak ucuna.

Luka markı boynundan tutup duvara geçirdi

Luka: asıl sen bana bak. Senin boş fevri haraketelerinden dolayı ölmeyeceğim. Şu siktimin görevini yapıp dönelim o zamana kadar konuşursan da çeneni çıkartıcak kadar sert bir yumruğu çenene yersin. Anladın mı küçük ucube!

Mark geri çöküp yerine oturdu orman boyu 400 metre ilerleyip mağaranın yakınlarında durduk. O mesafedeyken Luka keşif turu yapıp yanıma geldi.

Luka: kimse yok ortalık sakin gibi

Mağraya girdiğimizde içi çoktan boşaltılmış.tı cevreye bakındım mağra yakınlarında bir kaç ayak izine rastladım.

Lydia: Mark harita!

Haritayı açtığımda mağaranın 400 metre uzağında ayak izlerinin olduğu tarafta bir köy gördüm.

Lydia:köye gitmişler.

Mark: ne yapalım.

Lydia: ne oldu dahi planların bitti mi?

Mark: hayır, sadece içeri girdin mi sen!

Lydia: gördüm kafa tasarı ve parçalanmış bedenler!.

Mark: korkmuyor musun?

Lydia:hayır.şimdi geri tepeye çıkıp köyü etki altına alabilir misin.

Mark: alırım.

Lydia:Luka paketi getir. Köye iniyoruz.

Ella:sadece ikiniz mi?.

Lydia: Ella mağrayı kritik sıcaklığına getir. İçeriye giren donsun ama kapıdan girerken de soğuğu fark etmesin.

Ella: tamam.

Luka Leo' nun olduğu kutuyu alıp yanıma getirdi. Aşağı indiğimizde köyü yağmalayan iki mutant gördük. Aşağı kaydım önlerine indim. Beni gördüklerinde sırıtarak zerine doğru koştular fakat Mark ikisinde yavaşlatınca yürüyemediler koşup enselerine alıcı taktım elektriği çalıştırdım. İkside eletirik sayesinde yere serildiler

*******

Luka yanıma geldi paketi gösterdi.

Luka: ne yapacağım.

O sıra da koşarak yanımıza bir adam geldi boynumuza sarıldı.

Rosier: bizi kurtardınız. Çok teşekkürler.

Adamın yüzündeki gülümseme sözlerinde minnettarlık. İçimi ısıtmıştı. O sırada Luka'nın bana sorduğu soru geldi aklıma. Adamın önüne koydum kutuyu.

Lydia: sizden küçük bir iyilik istemem gerek.

Rosier: ne isterseniz.

*******

Üste döndüğümüzde kapıda Alice ve ekibiyle karşılaştık yanlarında iki adam vardı. Yanıma geldi bilmiş bilmiş sırıttı arabadaki iki adama baktı.

Alice: skor berabere

Lydia: her yerde değil!

Diyerek tabloyu gösterdim gülümsedim. İçeri geçtiğinizde Numa kendini yatağa attı.

Lydia: arabada beklemek yorucu mu hanfendi!.

Numa:çok... Çocuğu naptın!.

Lydia: hallettik.

Alice yanıma geldi omzumu tutu gözlerime baktı.

Alice: başardın mı?

Lydia: hallettim

Duşa alıp tekrar yatağıma geçtim. Derin bir nefes aldım tavana baktım sonra kafamı çevirip Numa' ya baktım.

Lydia: sıra da tek bir iş kaldı.

*********

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.