Dış ses
Tony odaya girdi ışığı açtığı anda arkasındaki koltukta bacak bacak üstünde atmış silahini temizleyen Fury'i gördü. Korku ile geriye dogru irkildikten sonra sinirle suratına baktı
Tony: birincisi bu rahatsız edici, ikincisi danışmanlık saatlerimin dışında size yardım etmiyorum o günlerde gelin.
Fury: zırh takıp kahramancılık oynayan birinin xaha cesur olmasini beklerdim.
Ayaga kalkti. Silahi beline yerleştirdi. Ceketinin icinden bir kutu alıp masanin uzerine koyarak kapiya yöneldi .
Fury: açtıktan sonra ararsın.
Tony Fury çıktıktan sonra kutuyu eline aldı icini açtığında şaşkın bakişlar ile kutunun icine baktı elini kutuya uzattı. Kutudaki yırtılmış resmi alıp arkasını çevirdi. " kayıp parçayı bulduk." Yazıyordu. Kosarak çekmecedeki telsiz telefona sarılıp Fury'i aradı.
Fury: Anlaman düşündüğümden uzun sürdü.
Tony: O olduğuna emin misiniz?
Fury: gel de kendin gör telsizin arkasında koordinatlar
Fury' nin telsizi kanaması üzerine kosarak alt kata indi zırhı giyinip kordinatlara gitti. Hagar girisinde onu bekliyordu. Tony indiğinde başı ile içeriyi gostedi koridorda adım adım yürürken Tony'nin icindeki gerginlik büyüyordu. Lydia'nın odasının önünde durdular yan odaya gecip camdan ona baktılar. Tony'nin yüzünde ki gerginlik öfkeye dönüşmüştü
Tony: Bu kız 10 yaşında mantıken 35 yaşında bir kadın olması lazım karşımda en az!!
Fury: Haklısın ama DNA'sına etki eden şey büyümesini geciktiriyor.
Coulson: ayrıca pençeleri ,kırmızı aşırı ürkünç, gözleri elektrik iletkenliği, normal bir insanın 10 katı duyu performansı, Reflex ve hızlıda .
Tony: " Tony ve Fury ,Coulson'a baktı." Yani genç olması bunun yanında bir hiç.
Coulson: ha bide hızlı iyileşiyor.
Tony: onunla konuşucagım!
Fury: tabi geç
Tony ile odadan çıkıp kaının önüne geldiler. Tony derin bir nefes aldı. Kapıyı itip iceriyegwctiğinxe öylece baka kaldı. Gorunumu değişmişti. Ama bakışları aynıydı.yırtık parça fotoğrafı yumruğunun icine alıp sıktı.
Fury: Alfa bu bay....
Lydia: bay Anthony Stark kısaca Tony Stark namı değer ironman
Tony: doğru "diyerek elini uzatır" bu benim holografik bilgisayar projem değil mi?
Lydia: sayılır bu daha iyisi , hala lityumdioksitlemi idare ediyorsun yoksa kalbindeki aküyü değiştirdin mi!?
Tony: o isi hallettim bir 20 yıl daha buradayım
Lydia: harika ama odamdan çıkın işlerim var!.
O sırada havada uçan robotlardan biri Alfa'nın kafasına çarpması ile sinirlenip arkasını döner robotu alıp ona bakar.
Lydia: bu üçüncü bir dahakine kalemlik olarak masada bulursun kendini!
Kapıdan çıktıklarında Tony gülümsüyordu. Döndü Fury' e baktı.
Tony: zeki, düşündüğümden de zeki. Kaç ayda yaptı burayı?
Fury: son 72 saat içinde.
Tony: üç günde nasıl?.
Fury: kafasını doldurma çabasında düşünmemeye uğraşıyor.
Tony: ne oldu da?
Fury: anlatacağım ama aşağı inelim önce!
..........................................................................................................................
Fury ve Stark'ın odamdan çıkmasıyla Projeyi çalıştırdım kalbimin 3 boyutlu modeli ile çalışmaya başladım. Kalbi makineden ayırıp makineyi incelemeye başladım altındaki plakaları çıkarttım. ben çıkardım. Üstünde ki kapsülü sola ayırıp incelerken Tony içeri daldı.
Tony: bu şey değil mi?
Lydia: güç toplama haznesi şu da baskılayıcı ve kapı çal!
Tony: ayrıca akımı Fazla gücü içeride hapsediyor. yedek bir dolmuşçasına. aslında Mantıklı bir detay silaha eklenirse kısa devre yapmak yerine aşırı güç orada birikir ve gerekli durumda kullanılır
panele yaklaşıp yakından incelemeye başladım.
Lydia: mantıklı , ama Neden buradasınız!
Tony: farklı insanlar ilgimi çeker. pençeleri olan bir kız da ilgi çekici.
Diyerek elindeki iğneyi sırtıma batırdı.
Lydia: aow!
Tony: ilginç, reflekssif atak bile aktive edemedi. Kapsülden çıkmıştın demi.
Lydia:evet
Tony: Bu yetenek doğuştan mı?
Etrafımda dolanıyor, bana ve icatlara bakıyordu. sinir bozucu hale gelmişti.
Lydia: Pençeler mi? zekam mı?
Tony: ikisi de?
Lydia: bilmem senin sinir bozuculuğun kimden?!!
Tony: Çoğunlukla babam!
Durdu gözlerime bakarak tekrar iğneyi belime batırdı. etkisi ile geri sıçrayıp masada ki kalemliği devirdim.
Lydia: Sinirleniyorum ama?
Tony:ne yapacaksın ısırıcak mısın?
Lydia: " alaycı bir ifadeyle yüzüne baktım" ben köpek değilim. ama sen o gözlüklerle sineğe benziyorsun. gazete ile kovalarım seni?
Tony: sadece şakaydı. En iyisi ben gidiyim senin işlerin var belli ki. yardıma ihtiyacın olursa beni Stark kulesinde bulabilirsin.
Kapıdan çıkarken gülümseyip gözlüklerini aşağı indirip . tekrar yüzüme baktı olanları anlamamıştım . Masama geçip kalbimdeki Kapsülü holograma yansıtıp İncelemeye başladım . sabaha kadar bir şey çözememiştim. koltukta uyuya kalacakken devrilip holograma tekme attım titryip düzeldiğinde içinde bir şey fark ettim. bir kaç kez daha vurduğumda aslında hiçte gözüktüğü gibi olmadığını Fark ettim.Dıştaki katmanı attım kapsülü içinden çıakrdıp incelemeye başladım . koşarak baş ucumdaki tableti alıp görüntüyü ona aktardım. Kapıyı çarpıp Fury'nin odasına Fırladığımda oda boştu Maria'nın yanına koştum.
Lydia: Fury nerede?
Maria: işleri var.
Lydia: Onu bulmam lazım.
Maria: Fury istemedikçe onu bulamazsın
Lydia: Coulson burada mı? peki.
Maria: Hayır. Haber geldi . Araştırma ekibiyle . Beraber çıktı.
İçimden "iyi ki bir işe yarayacaklar " diye geçirip odama geçtim. İkinci bir görüşe ihtiyacım vardı . odada onların gelmesini beklerken Hologramı tekrar açtım. sanki zaman geçmiyordu saat donmuş ve akmak bilmiyor gibiydi yatağa yatıp uzandığımda zaman kaybettiğimi düşünerek çantama tableti alıp kapıdan fırladım. Alt Kattaki hangar Kapısından kimseye Fark ettirmeden çıktım.
Şehir merkezine geldiğimde Etrafıma bakındım . gri koca ışıklı binalar Acayip mükemmel ve rahatsız ediciydi. kocaman tabelayı görene kadar nereye gittiğimi bilmeden yürüdüm Tabelanın olduğu binanın önüne geldiğimde iri yarı bir adam bana dik dik bakıyordu. içeri girmek istediğimde durdurdu ben zorladığımda ise içeriden başka bir adam geldi İkisi an yana şişko penguenler gibiydi.
Heppy: kime bakmıştınız .
Lydia: bay Stark'a bakmıştım
Heppy: tabi seni dışarı alalım. Tony çocukları pek sevmez röportaj vermeye de niyeti yok
Lydia: oradan bakınca gazeteciye mi benziyorum! Önemli işlerim var bay Stark 'la.
Heppy: velayet ve miras davaları için mahkemeden sıra al!
Lydia: hım, kütleyle zeka ters orantılıymış. bana bak penguen ben ya bay starkla görürştürürsün yada!
"Yoksa ne " demeseydi hiç bir sorun yoktu. Alt tarafı yapacağı bir telsizle yada telefonla bu geldi demek. Ama yok ille beni yoracaklar. Tabi bende bana karşı olan bu tavrını olgunlukla karşılayıp onu karşı duvara fırlattım. Fazla sert attım galiba, çünkü bayıldı. Yanına yaklaşıp nabzına baktım.
Lydia: yaşıyor sıkıntı yok. Şimdi biri bay Stark'ı arayacak mı?
Bir süre sonra Heppy yanıma gelip oturdu. Ona gülmemek için kendimi zor tutuyordum kafasına tuttuğu buz torbasıyla bayağı komikti. Sanırım o da bu durumun farkında olmalı ki
Heppy: sakın gülme!
Lydia: ben seni uyardım.
Heppy: nereden bilebilirdim?!!
Lydia: "sırıtarak" şimdi sen mi ironman'i koruyorsun yoksa o mu seni "deyip güldüm bayağı bozuldu sanırım.
Heppy: bak bak tam olarak öyle de- değil ben...ahh her neyse!!
Lydia: "dalga geçercesine" aaa bozulma sonuçta Timsahları da çürüklerden kuşlar koruyor..
"Ben Heppy'le dalga geçerken" koruyucu melek misali bir kadın gelip onu kurtardı.
Pepper :Merhaba ben Pepper. Aşağıda seni Tony'e götürmek üzere bir araç geldi seni
Aşağı inip Heppy'e hain bir sırıtış attıp arabaya bindim
.........................................................................................
Dış ses
Pepper: kesinlikle kardeşler.
Heppy: ben hangisi daha çok bilmiş onu düşünüyorum.
...........................................................................................
Araba kocaman bir evin bahçesinde durdu. Arabadan inip içeri geçtim. Etrafa bakınırken bir ses " bay stark alt katta efendim"dedi. Merdivenlerden alt kata indim bir odada siyah tişörtü ve kot pantolonuyla çalışma masasının başında oturuyordu.
Tony: bir dahakine istersen ara yada sinyal yolla. Yada ne yapıyorsan Heppy'i duvara vurarak mors alfabesi hariç her şey!
Lydia: ama komikti! ve o çok alıngan!
Tony: bu aralar biraz alınganlığı üzerinde . ee sen ne için geldin peki .
Lydia: "Tableti çantamdan çıkarıp Kapsülü holograma verdim. "bunun için " Evirip çevirdi ,inceledi"
Tony: Jarvis içindeki maddenin ne olduğunu biliyor musun?
Jarvis: Hayır efendim fakat İçinde üst seviye radyo aktivite dalgası var, genel bir güç mekanizması olarak tasarlanmış. içindeki maddede bir çeşit depo edilmiş fakat ne olduğunu söylemem mümkün değil.
Tony: tamam bu şeyi nereden buldun.
Lydia: bana takmışlar!
Tony: ne?!
Suratıma baktı omuz silkerek gülümsedim.
Tony:: sormayacağım! Kalbine birleşmiş halde olduğu hali var mı ?
Kalbi evirip çevirdi inceledi koltuğa oturup çekmeceden galeta alıp kemirmeye başladı bende yanına oturdum bana da bir tane uzattı. hem galeta kemiriyor hemde hologramı inceliyorduk.
Tony: güç sınırı ne bilmiyorum. ama çıkması gerekli. fakat çıkartması da zor. seni hem kısıtlıyor hemde kalbini tamamen sarmış. içte ki sıvı kalbe akarsa olacakları tahmin edemiyorum çünkü madde belli değil.
Lydia: yani bir özel tasarlanmış Reaktör gibi yeterli güç veriyor vücuduma. ama bir nevi de saatli bir bomba! ve onla kalmaya mahkumum!
Tony: çıkartamayız demek onu etkisizleştiremeyiz demek değil. güç akışını değer kalbe doğru oranda bağlarsak pil şişmez o gücü daha fazla kullanırsın ve tehlikesi az olur. fakat ilk çıkacak güç akşını kaldırabilir misin? bedenin yorgun!
Lydia: kaldırırım ama kim yapacak bunu?
Tony: tasarımı düzenlesek gerisini de üst seviyede bir cerraha bırakırız.
tasarımı yaparken gözü bana kayıyordu. bir şey diyecekti ama nasıl dese bilmiyor gibiydi.
Lydia: ne demek istiyorsun?
Tony: merak ettim. Ailen nerede?
Lydia: annem babam ölmüş abim var sanırsam. ama Bulamıyorum galiba Fury tüm dosyaları gizlemiş. bende bulmaktan vazgeçtim.
Tony: neden ?
Lydia: Bilmem, bulmam gerken biri olsa bence Fury şimdiye kadar onu gösterirdi bana.
Tony: Belki çoktan çıkarmıştır karşına.
Lydia: Bilmem. Beklide Romanoff 'un dediği kadar sorumsuzdur.
Tony: Romanoff abartıyor.
Fury:" bir kaç dakika sonra içeriye Fury girdi " bir sen o binadan nasıl çıktın?! İki ne karıştırıyorsun!
Lydia: işe yaradığın zaman kaybolmasan bu durumu yaşamayacaktık.
Coulson: " Fury ile bir kaç saniye bakıştıktan, sonra Fury kafasını çevirip Coulso'n baktı" biz çıkalım hadi.
Lydia: beni çıkarsan da üst kattan duyarım.
Coulson: o işi de halettim." diyerek cebinden kulaklık çıkarttı. "
Lydia: senden nefret ediyorum.
Coulson: tak hadi. "kulaklığı kalağıma taktım" beni duyuyor musun?
Lydia: " acayip saçma gürültülü bir müzik çalıyordu " NEYYY
Coulson: hadi gidelim.
Lydia: NE HİNDİSİ." Coulson sırıtarak beni Beni arabaya götürdü"
.........................................................................................................................
Dış ses
Tony: o kalbindeki şeyden haberiniz var mı.
Fury : Evet ve senin bu işe karışmanı istemiyorum.
Tony:Bak o kalbindeki pil sadece yükleniyor. aşırı yüklemede patlar.
Fury: sen bu işe karışma
Diyerek kapıya yöneldi. Tony arkasından gülümseyerek " sen öyle san" dedi takrar hologram başına geçti.
........................................................................................................................