Sabah sandalyede geriye devrilerek uyandım. Saate bakıp geç kaldığımı fark edince hemen üstümü değiştirerek salona indim kapıdan girdiğimde. Clint sinirli bir şekilde suratıma baktı. karşı raftan bir kılıç alıp yanıma geldi.
Clint: Geç kaldın
Lydia: Normalde başımda zebani gibi dikilirsiniz
Clint: git kılıç al
Raftan herhangi bir tanesini seçerek yanına gittim. Elimdekine bakıp göz devirdi
Clint: kafana göre seçme, eline en iyi oturanı al
Rafta göz gezdirdim. Kan olduğundaki kurt işlemeleri ve kırmızı deri üzerine altın işlemli kabzasının tepesinde ki şeffaf ufak taş aşırı ilgimi çekmişti. Kılıcı elime aldığımda Taşın rengi kırmızıya dönmüştü. Clint yanıma gelip taşa baktı gülümsedi.
Lydia: Rengi Neden değişti.
Clint: Kira'ya sorarsın. Hadi al Kılıcı yanıma geç.
Elimin şekline duruşuma baktı tekrar gözlerini devirdi. Derin bir nefes alıp yanıma geldi.
Clint: öyle tutarsan elinden düşer tek elle tutsan dahi düşmemesi lazım "tutuşumu düzelttim" sadece yaptıklarımı yap ve beni dinle "Clint Bazı hareketler yapıyor bende onu taklit etmeye çalışıyordum" hareketlerin hem keskin hemde estetik olmalı kılıçla bir bütün olmalısın "Clint konuşmaya başlayınca alaylı gözlerle ona baktım" Neden duruyorsun
Lydia: Kira gibi konuştun.
Clint: sadece yaptığımı yap ve kılıcı vücudunun bir parçası gibi düşün gibi hayal et.
Clint 'in yaptıklarını yapmayı denedim .Biz hareketleri yaparken kapıya yaslanıp bizi izleyen Louis'yi fark ettim. Antrenman bitince havlumu Alıp yanına gittim. Beraber koridorda hem yürüyüp hem sohbet etmeye başladık.
Louis: bu gün seni öldürmeyi denemedi mi "deyip hafifçe sırıttı"
Lydia: yok bu gün kılıçla dans ettik.
Louis: Coulson odana laboratuvar kurmuş
Lydia: evet ,sabah kitapların üstünde uyanınca "koridorda ayrıma gelince durup birbirimize baktık" .
Louis: o gün gerçekten kitaplar için gelmişsin galiba.
Dedikten sonra Göz kırpıp sol koridora girdi. arkasından baka kaldım. kendime gelince odaya gidip yatağa oturdum yüzümde anlayamadığım bir gülücük oluşmuştu. sonra yataktan kalkıp tekrar masanın başına geçtim. çizimi düzelttim bir kaç parça alıp prototipi hazırlamaya çalıştım.
********************************
3 ay sonra YIL:2008 ay: şubat
4 prototip 2 başarısız proje sonra kalkanı hazırlamıştım. Sağıma soluma baktım Kalkanın içine yerleştirilecek bir nesne arıyordum. Sonra kameranın dibinde duran ördekleri gördüm aralarından birini kapıp. Fury'nin odasına koştum. her zaman olduğu gibi kapıyı çalmadan içeri daldım
Fury: şu kapıyı çalmayı öğren artık.
Lydia: "ördeği masanın üzerine koyup çipleri üstüne yerleştirdim" ördeğe ateş et
Fury: sana bunun peşini bırakmadı söylemiştim.
Lydia: ya ateş etsene sen.
Fury nişan alıp art arda iki el ateş eder Fury'nin attığı mermilerin ikisi de dümdüz olup yere düştü . kendinden emin bir biçimde bana baktı.
Lydia: Ve dayanıklılık seviyesi hala 99 ve yükseliyor bak şimdi tekrar 100 oldu
Fury: yapacağını biliyordum. Projenin planlarını Adam'a götür. Gemi ölçeğine getirsin.
Planları ve bir kaç eşyayı alıp Laboratuvara koştum içeri girdiğim anda Adam karşımda dikiliyordu.
Adam: sana buraya yetkin olmadan giremeyeceğini söylemedim mi??!
Lydia: Başkan Fury'nin emri bina ölçütlerine göre bundan yapılacakmış
Adam:" Adam planlara baktı" Ne yani Başkan Fury'nin sana bu projeyi emanet ettiğine inanmamı beklemiyorsun değil mi. ayrıca bu proje Rafa kalktı hiç bir profesör yap....
Adam konuştukça sinirleniyordum bende elimdeki çipleri adamın Göğsüne yerleştirip atabildiğim en sert yumruğu attım korkarak büzüldü ama hasar almamıştı. ilmiş bir biçimde sırttım. Adam hem şaşırmış hemde korkmuş bir halde bana bakıyordu.
Adam: ama sen nasıl!
Louis: çünkü onun adı Alfa!
bana göz kırparak elindeki planlar alıp masaya serdi Projeyi nasıl büyüteceğimizi düşündük. Biraz uğraştıktan sonra odama geçip yattım. Sabah kalktığımda. Eğitim salonuna indim. Romanoff'a dersim olmasına rağmen beni Kira bekliyordu.
Lydia: Romanoff nerde?
Kira: ajan Romanoff 'un işleri var şu anda. Bu gün benimle desin var. geç otur." karşısına oturdum" kapat gözlerini rüzgarın sesine odaklan. Duyuların kuvvetli. şimdi yan odadaki bilgisayardan çıkan müziğe odaklan.
Lydia: oldu diğer ülkenin istihbaratını da dinleyim mi!
Kira: odaklan.
Lydia: "Derin bir nefes alıp gözlerimi kapadım etraftaki seslere odaklandım" sifon sesi geliyor. bilgisayar yok.
Kira: yan odayı duymayıp bizden 5 oda ilerde olan tuvaleti mi duydun.
Lydia: Yan binadaki tuvalet. " yan binadaki küçük pencereyi gösterdim."
Bir iki buna uğraştık. binadaki tüm sesleri duymayı başardım fakat bilgisayar sesin duyamıyordum. Son bir kez daha odaklandığımda keşke duymasaydım dediğim sesler duyarak yüzümü ekşittim.
Kira: ne duydun "sırıtarak"
Lydia: alt kattaki paspas dolabında sadece paspaslar için değilmiş. " kira sırıtmaya başladı" ben daha ne kadar dinleyeceğim
Kira: bilgisayar sesini duymadın.
Lydia: " ne olduğunu sonradan anladım" Odada bilgisayar yoktu demi.
Kira: Aferin, bildin .
Lydia: iki saattir olmayan bir sesi mi duymaya çalışıyorum.
Kira: evet.
Lydia: harika. Gidebilir miyim artık!
Clint: "arkada duvara yaslanıp bizi dinleyen Clint. bir anda öne atıldı "hayır gidemezsin. daha bitmedi. " masadan ok ve yayı alıp tuşa bastı" başla yeşilden 3 atış.
Lydia: şaka mı bu! Bu gün beni delirtmeye ant içmiş gibisiniz.
Clint: hadi.
Lydia: "o anki öfke ile kasadan aldığım 3 üç oku sırayla attım üçüde yeşile geldi" al oldu mu. Bu gün derdiniz ne sizin .
Romanoff:" arkada bir anda belirdi" sabır ve dikkat testi sınıfta kaldın.
Lydia: o ne demek şimdi.
Romanoff: ilkinde bilgisayardaki sesi duyamadın. dikkatini dağıttı hep diğer seslere baktın. ikincide bırak sabretmeyi sırf hemen bitsin diye iki oku aynı anda attın.
Lydia: sonuncu iyi bir şey değil mi?
Romanoff: Bazı şeylerin iyiliği amacına bağlıdır kaldın. odana dönebilirsin.
Lydia: ama..
Romanoff: odana sabah geç kalma
Salondan çıkıp odama geçtim çalışma masasına oturdum dosyalardan birini çıkardım açtım tek tek incelemeye başladım. o sırada odaya Kira girdi.
Kira: ne yapıyorsun
Lydia: başarısız proje dosyalarını inceliyorum belki içinden bir şey çıkar. sen neden geldin.
Kira: "yatağa oturdu" Acelecilik en büyük zayıflıklarından biri.
Lydia: " koltuğu çevirdim." ben aceleci değilim sonuç odaklıyım 2 saat olmayan bir sesi dinlettiniz bana.
Kira: bilgisayar vardı. ama sen müzik sesi hariç her şeye odaklandın. sabırsızlık odak kaybı yapar. sen kendine yeniliyorsun . Geç karşıma otur.
koltuktan kalkıp yanına oturdum. Elini alnıma koydu şaşkın gözlerle yüzüme baktı.
Lydia: ne oldu
Kira: korkuyorsun
Lydia: " şaşkın bir ifadeyle yüzüne baktım" neyden.
Kira: O kadar mantıkla bakıyorsun ki önünü düşünerek. şimdiyi kaçırıyorsun.
Lydia: bazen bilmece gibi konuşuyorsun anlamıyorum.
Kira: Mantığın sabrını köreltmiş. sabretmem gereken durumlarda öfkeleniyorsun. duygulara o kadar yabancısın ki. yanlış duyguyu yanlış yerde kullanıyorsun. Duygular bizi biz yapar "ayağa kalktı kapıya yöneldi" kaçma onlardan, onları kullan
dedikten sonra çıkıp gitti. Belkide haklılardı her şeyden önce kendi içimdeki hesaplaşmayı bitirmeliydim