“Eğer dertsiz bir başın varsa, bil ki; o baş en yakın zamanda patlayacaktır.”
Belki de bir yeri yakıp arkana bakmadan çekip gitmek çok kolaydı. Dumanların arasında kalan sanrıları oluşturan olmak eğlenceli olabilirdi. Belki de kaos bazı insanlara haz veriyordu, kim bilir. Kundakçı olmak bazılarının kulağına cesur, korkusuz, zeki, eğlenceli bir şey olarak gidiyorsa, bunu kabul ediyorlarsa, havalı buluyorlarsa, kundakçılar kendinden övünüyorsa belki de benim kendimden şüphe etmem gerekiyordu.
Kundakçılar kaçardı. Hiç bir şey olmamış gibi. Yangını hiç başlatmamış, orada yokmuş, hiç var olmamış gibi kaçar, geride bıraktığı alevlerin hangi yüreklere sıçrayacağını düşünmeden.
Kundakçı olmak eğer övünülecek bir şeyse, galiba şuanda göz yaşı dökmeyi bırakıp ayağa kalkmalıyım. Başkalarının benim hakkımda ne düşündüğü önemli değilse eğer kundakçılar neden suçlansındı?
Eğer şimdi bir adım atarsam pişman, bir adım geri atarsam zalim olacaktım. Peki sadece yerimde dursam?
Yardım etmeyecek, kaçmayacaktım. Belki de beklerdim.
Tüm benliğim, mutluluk ve küçük bir çocuğun acısıyla harmanlanmış evimin ruhu, kardeşimin bakışları... Hepsi aynı şeyi yap diyordu; Kundakçılar kaçar, sen kaçma. Sen kundakçı olma ve yaktıklarını kurtar.
Kundakçılar alçaktır, dediler.
Kundakçılar herkesin hayatını yerle bir edip kaçar ve hayatına bakar.
Sen o alçak Kundakçılar gibi olma. O gece bir çok ses yakındı bana, yaktıklarını kurtar diye. Bir çok değil, tüm sesler.
Ben ne kaçtım ne de kurtardım. Ben alevlerin benim için olan planına ayak uydurdum.
Alevlerin büyük bir planı vardı ve planın merkezinde ben vardım. Benim yaktığım alevlerin ardında gizlenen grup, fısıltılarını henüz duyamayacağınız kadar uzaktaydı. Yalanlar, sırtınıza saplanan bir bıçak kadar büyüktü. Sıradan bir meyve bıçağı gibiydi, ama daha önce onlarca canı almıştı. Sırlar, gece görülen kabusların sonu gibiydi. Ne yeterince rahatlatıcıydı, ne de yeterince korkunçtu.
Büyük hikaye ise kitabın son sayfasına kadar görülemeyecekti. Belki tahmin, belki fal, bu hikayeden anlayacağınız şey, ancak kendinizi telkin etmeyin tahminlerinizle. Alevlerin Planında hiç bir doğrunun temeli sağlam değil. Yalanların hiç biri palavra değil...