İçeriğe geç

Alçin ve 7 dipsiz kuyu

Bölüm 2 · 4 dk okuma

Alçin ve 7 dipsiz kuyu

Bölüm 2

Bölüm 2: NEFS VADİSİ

NEFS VADİSİ

Ailesi ve tüm dostları ile vedalaştı Alçin. Artık gitmeye hazırdı. Evden ayrılırken sadece anne ve babası ile birlikte olduğu resmi yanına aldı. Herkese dönüp son bir kez daha baktıktan sonra kızıl çalı kuşuna dönüşüp gökyüzüne doğru gururla kanat çırptı. Aşağı yukarı iki saat süren yolculuğun ardından Nefs Vadisi'ne sonunda gelmişti. Vadinin giriş kapısına doğru yavaşça aşağı iniş yaptı. O kadar heyecanlıydı ki kapının sol üst köşesinde duran yazıyı görmemişti bile. Gözlerini kapatıp, derin bir nefes alıp açılan kapıdan içeri girdi. Gördükleri karşısında adeta büyülenmişti Alçin. Yemyeşil ormanın içinde tam karşısında gürül gürül masmavi akan bir şelale, onun hemen altında suyun içinde oynayan çocuklar vardı. Hayatında daha önce görmediği bir sürü göz kamaştırıcı yerler Alçin'in gözlerinin önünde duruyordu. Kapıdan içeri girdiği andan itibaren sınavı başlamıştı aslında. Bu vadinin amacı, gözlerinin önünde duran bu güzelliklerin amacının üstünde olmadığını kanıtlamasını istemesiydi. Buraya kadar geldiği inanç doğrultusunda ona sunulan bu güzel, göz kamaştırıcı şeyler hedefinin önünde olmadığını kanıtlaması gerekiyordu. Bu sebeple vadinin ismi Nefs Vadisi olarak adlandırılmıştı.

Hayran hayran içeriye bakmaya devam ederken Alçin, tam karşısında ona doğru gelen bir çocuk gördü. Yüzünde hafif bir tebessüm ile konuşmaya başladı çocuk:

Çocuk: Yeni gelen kişi sen olmalısın, uzaktan vadinin kapısının açıldığını gördüm. Açıkçası biraz şaşırdım. Çok uzun yıllardır kimse gelmemişti.

Çocuğun konuşması bitmesine rağmen Alçin cevap vermemişti; öylece durup karşısında ona tebessüm eden kişiye baktı sadece ve çocuk konuşmasına devam etti:

Çocuk: İstersen sana etrafı gezdirebilirim, ben burayı avucumun içi gibi biliyorum. Bir bilen olmasa bu uçsuz bucaksız vadide kaybolabilirsin. Burada gittiğin yol çok önemli. Sana eşlik etmemi ister misin?

Bu öneri Alçin'in çok hoşuna gitmişti. Hem bu kocaman vadiyi tek başına gezmesi biraz sıkıcı olabilirdi. Öte yandan içinde bir yerde onu rahatsız eden bir his olsa da bunu önemsememiş, anın büyüsüne ve heyecanına kapılıp "evet" cevabını vermişti. Eğer yarım saat içinde hâlâ neden burada olduğunu hatırlayamazsa hem ilk sınavda başarısız olacaktı hem de bu vadide ömrü boyunca sıkışıp kalacaktı. Tıpkı şu anda ona etrafı gezdiren Ergün ve vadide olan diğer çocuklar gibi.

Kapıdan içeri girerken ilk dikkatini çeken şelalenin tam üstüne gelmişlerdi; burası o kadar güzel görünüyordu ki vadide şelalenin etrafında yemyeşil ağaçlar oval bir biçimde şelalenin dört bir yanını sarmışlardı. "Bu manzaraya hayran olmamak elde bile değil" diye mırıldandı Alçin hafif yüksek, hafif alçak ses tonuyla.

Alçin oturduğu bankta hayran hayran manzarayı izlerken ortamın sessizliğini Ergün'ün sesi bozdu:

Çocuk: Neden geldin bu vadiye? Bir amacı olmayan hiçbir kimse gelmez buraya. Senin amacın ne?

Alçin: Hatırlamıyorum; sadece hatırladığım bu vadiye yolumun düştüğü için gelmediğim, ama neden ve ne için içeri girdiğimi şu an hatırlamıyorum. Aslında kapının önünde, içeri girmeden amacımı, neden geldiğimi çok iyi hatırlıyordum. Lakin şu anda hepsi aklımdan bir kuş misali uçtu gitti.

Bu konuşmadan sonra upuzun bir sessizlik oldu. Alçin'in tüm bu düşünceli hali Ergün için hiçbir şey ifade etmiyordu. Aksine mutlu olmuştu. Alçin'i sevmişti çünkü onun burada hiç kendi yaşında arkadaşı yoktu. Burada olan kişiler ya hep küçük çocuklardı ya da hepsi yaşlı insanlardı. Bu yüzden Alçin'in vadiden çıkmasını da istemiyordu. Bu sebeple olabildiğince "Alçin'in dikkatini dağıtmaya devam edecek şeyler yapmaya devam etsem yeter" diye geçirdi içinden Ergün.

Çocuk: Daha sonra aklına gelir nasılsa, hadi gel daha sana göstereceğim bir sürü yer var.

Cümlesi biter bitmez ayağa kalktı ve Alçin'in elinden tutup hızlıca kendisine doğru çekti. Aniden ayağa kalkan Alçin bir an için sendeleyince cebinin içinde duran annesinin ve babasının olduğu resim ayaklarının ucuna doğru yavaşça yere düştü. Hafif eğilerek resmi eline alan Alçin bir süre resme baktı. Resim adeta hafızasından silinen şeyi ona fısıldamıştı. Ergün dönüp;

Alçin: Hatırladım, öylesine gelmedim ben bu vadiye, bir amacım vardı; bu vadi Anka kuşuna giderken geçilmesi gereken ilk yer! Vadinin güzelliği gözümü bir an için boyadı. Daha ilk vadide kaybetmek üzereydim.

Tüm bunları duyan Ergün sinirlendi, hatırlamaması gerekiyordu. Alçin'e doğru hızla yaklaşıp iki kolundan Alçin'i tutarak sinirli bir şekilde:

Çocuk: Bu vadiden istesen de çıkamayacaksın! On dakika içinde vadiden çıkman zaten imkânsız! Sen de benim ve burada olan tüm çocuklar gibi kaybedeceksin! Burada sıkışıp kalacaksın. Benim arkadaşım olacaksın!

Ergün'ün bu davranışları Alçin'i hem korkutmuş hem de şaşırtmıştı. On beş dakikada çıkışı bulup çıkması imkânsız olarak görülse de o bir kuştu. Geçici olsa da o kızıl çalı kuşuydu ve bunu başarabilirdi.

Onu sıkı sıkı tutan çocuğun ellerinden kuşa dönüşüp özgür kalmıştı.

Alçin: Eğer bir dönüşebilen olmasaydım bu dediğin doğru olabilirdi fakat benim için geçerli değil. Seni sevmiştim ama burada olmayı hak ediyorsun sen.

Ergün'e son sözlerini söyleyerek hızlıca gökyüzüne kanat çırpıp çıkış kapısını aramaya başladı. Sonunda kapıyı bulmuştu ama artık saniyeleri kalmıştı. Bir saati olmasa da kapının yarı silik yarı gözüken hali tüm her şeyi anlatıyordu. Tüm gücünü kullanarak kanat çırpmaya başladı. Yorulduğunu hissetse de o kapıdan çıkmak zorundaydı; var gücüyle kanat çırpmaya devam etti. Kapının görüntüsünün kaybolmasıyla Alçin'in dışarı çıkması aynı anda olmuştu. Başarmıştı.

O kadar yorulmuştu ki normal haline geri dönüşmüş, tek cümlesi "çıktım" oldu. Sonra olduğu yere bayıldı.

Alçin, vadiye girerken kapının sol üstünde yazan yazı:

Nefs Vadisi

Bu vadi uçsuz bucaksız güzelliklerle dolu, dert ve tasanın olmadığı, bütün isteklerin gerçekleştiği bir yerdi. Mekânın büyüsüne kapılan bazı kuşlar onca yolu gitmenin getireceği yorgunluğu düşünmüşlerdi. Bu yüzden bütün güzelliklere kolay yoldan ulaşmanın hayaliyle yanıp tutuşarak amaçlarından vazgeçmişlerdi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.