Bambaşka bir dünyada yaşıyordu Alçin. Onun yaşadığı dünyada sihir, büyü ve dönüşebilen insanlar vardı. Yaşadığı gezegeni çok sevmesine rağmen yeni gezegenler keşfetmek ve oradaki insanlarla tanışmak hep hayali olmuştu. Bu yüzden Alçin, dönüşebileceği hayvan olarak Anka kuşunu seçti. Fakat Anka kuşuna dönüşmesi Alçin için pek de kolay olmayacaktı. Bu kararını önce ailesine, sonra da dönüşümünden sorumlu olan hocasına açıkladı. Alçin'in bu kararına çok şaşırmış olsalar da onun ne kadar kararlı biri olduğunu da çok iyi biliyorlardı. Bu sebeple herkes onay verdi ve hocası, Anka kuşuna dönüşebilmesi için Alçin'e gerekli olan her şeyi teker teker anlatmaya başladı:
Hocası:
"Seçtiğin bu kuşa, bunca süre gelen yaşamımız boyunca dönüşmeyi başarabilen sadece 10 kişi var. Diğer arkadaşlarının sınavı kadar kolay olmayacak. Gitmen gereken çok uzun bir yol bekliyor seni. Tam yedi tane vadiden geçmen lazım. Bu vadileri geçmek o kadar zorludur ki onlara 7 dipsiz vadi adı verilmiştir. Geçmen gereken vadilerin adı: nefs, aşk, istek, yalnızlık, inançsızlık, dedikodu ve ben vadileri."
Duyduklarına biraz şaşırmıştı Alçin. Anka kuşuna dönüşmesinin kolay olmayacağını zaten farkındaydı ama bu yedi vadiden hiç haberi yoktu. Tüm bunları kafasında düşünürken hocasının sesi ile irkildi Alçin:
Hocası:
"Alçin, eğer söylediklerimden sonra seçtiğin hayvanı değiştirmek istersen hala zamanın var."
Alçin:
"Hayır, istemiyorum. Bilmediğim birçok şey öğrendim az önce ve kabul etmem lazım, saydığınız vadilerden biraz korktum. Ama bu kuşa dönüşmem için tüm bu zorlu sınavı geçmem lazım ise o zaman yapacağım."
Çok net ve kesin konuşmuştu Alçin. Şimdi sadece hocasının söyleyeceği tek bir kelime ile Anka kuşunun yeni sahibi olacaktı. Hocası yavaş yavaş duyuru yerine giderken Alçin'in de kalp atışları hızlanıyordu. O kadar heyecanlanmıştı ki kalp atışının sesini çok net duyabiliyordu.
Hocası konuşmaya başlar:
"Yaşıtlarının içinde dönüşebileceği hayvanı seçmeyen sadece bir tek öğrencim kalmıştı. Sizin gibi ben de onun hangi hayvanı seçeceğini merak ediyordum. Lakin o, seçmesini beklemediğim bir hayvanı seçti. Bana geriye kalan sadece tek bir şey kalıyor; onun bu seçimini onaylamak. Alçin, çemberin tam ortasına gel."
Heyecandan yürümekte bile zorlanıyordu Alçin. Derin derin nefes alarak dönüşüm çemberinin tam ortasında durdu. Şu andan sonra hocası söyleyene kadar konuşmaması gerekiyordu.
Hocası:
"Tüm dünyada sadece bir tane olduğuna inandığımız ey Zümrüd-ü Anka, sen ki kendini küllerinden var eden en görkemli kuş. Sen ki tüm kuşların hükümdarı, her şeyi bilen o muhteşem Zümrüd-ü Anka. Çemberin tam ortasında duran genç kız seni seçti. Sınavı geçerse ruhunla ruhu bir bütün olsun. Eğer sınavı geçemezse ruhunla ruhu sonsuza dek yok olsun. Terk etsin bu dünyayı."
Hocasının sözleri bitince ortasında durduğu çember rengarenk yandı. Yavaş yavaş havaya yükseldi Alçin. Geçici olarak bir dönüşen hayvan olan kızıl çalı kuşu olmuştu. Geçici dönüşümü tamamlanınca tekrar insan bedenine geri döndü Alçin.
Hocası:
"Çemberin içinden çıkınca konuşabilirsin. Bundan sonra sınavın başladı, umarım başarırsın."