🎈Ala.Z
" Hayatın rüzgarlı havalara mağruz kalsada yıkılmayan ama yıpranan bir tekne kızıl geyik"

Ezginin günlüğü, Alagöz
yüzyüzeyken konuşuruz, Ne farkeder
Sezen aksu,kendimce
1.Bölüm🎈
Tekrarlanan zelzele
Estonya,Tallin 5:58
Ömrün bir dengesi yoktu.Eğrisi,doğrusu ve telaşı yoktu.Lavların patlaması kadar yavaş ve usul usul biterdi.Sarmaşıktan bile karmaşıktır.Ömür size masallar anlatırdı fakat siz anlayamazdınız.Ömür bittiğinde anlaşılırdı çünkü.Tıpkı bir neşe gibi.Ömürde kaybedildikten sonra değeri anlaşılırdı.İnsanlarda hayatlarının anlamlarını kabettikten sonra anlarlardı çoğu zaman.
Şafak'a iki saat otuz yedi dakika vardı.Timen değil Odin'dim.Görev'de değil iş üstündeydim.Dağda değil şehirdeydim.Acımasız değil caniydim.Vidin'de değil Estonyadaydım.Kardeşlerimle değil tek başımaydım.Estonyanın soğuk ve buzlu bir gecesinde kurbanımın nefesindeydim.Bir bilgi gelmişti delillerle birlikte. İsimsizdi.Estonyanın en azılı kumar,uyuşturucu ve insan kaçakçılığı gibi her türlü pisliğin kalbi olan Petrova kralığına ait bilgi ve deliler.Onları ömür boyu hücreye çivileyecek bilgiler.İnsanlar bana Devlet ve ya pis işlerle uğraşan kişiler hakkında bilgi ve deliler getirirlerdi bende onların istediği kişinin infazını çıkarırdım.
Ben Odin.Dünyaca ünlü Seri katil.
Para karşılığında değil bilgi ve deliler karşılığında insanları öldürüyorum.Petrova krallığını bitirecek bilgileri veren kişi isimsizdi.Zaten ismiyle ilgilenmiyordum bilgilerle ilgileniyordum.Çoğu kişi normal hayatta öldüremedikleri kişileri benim sayemde ortalıktan kaldırıyorlardı.Yani isimsiz kişi öldürdüğü kişinin en yakınıydı muhtemelen.
Petrova kralığını bitirecek bilgileri veren kişi isimsizdi fakat tuhaf olan şey öldürmemi istediği kişide isimsizdi.Sadece ona ait bilgiler ve konakladığı yer vardı.
Dört yıldır babası ve amcasını öldürmek suçuyla hapishanedeydi.Bir ay önce hapishaneden firar etmiş.Yirmi dört yaşın'da kadın.Yarı Türk yarı Estonyalı.Amcasını ve babasını öldürdüğü gece kardeşi kayıplara karışmış.Hapishanedeyken bir kadın mahkumun yüzünü parçalamış.Yüzünü parçaladığı kadının oğlu o hapishaneden firar ettikten sonra peşine düşmüş,öldürmek için.
Hayır! ben öldüreceğim bu gece.Kurbanımı kimseye bırakmayacak kadar kıskanç birisiydim.
Kadın hakkında verilen bilgilerle uyuşan kalbimi sıkıştıran bir insan vardı fakat onun olduğuna dair ihtimal bile vermiyordum çünkü o hapishanedeydi.Ki o bana kedini öldürtemezdi.
Ya oysa öldürmeye gittiğin kurbanın Odin?
Olamazdı, çünkü hapishaneden firar etse bile bilirdim,nefesim hep onunlaydı.
Bir aydır tutsaktın Timen.Adsızın seni apar topar bu göreve çıkartması biraz tuhaf değil mi? O yaşlı kurt sadece bir şeyler gizlediginde acele eder.Ya o hapishaneden firar ettiyse ve sen delirme diye söylememişlerse?
Siktiğim düşünceleri beynime akın ederken sıkıntılı bir nefes verdim.Aklımı ve dikkatimi dağıtan kadına deli oluyordum ve çoğu zaman ona sinir oluyordum.İş üstündeyken onun hakkında düşünmemeyi kendime yasaklamıştm.Onun zihnimde olsa bile kötü şeylere ortak olmasını asla istemiyordum.
Zaten her salise beyninde değil mi?
Dikkatini topla Odin sonucu faleket olmasın.
Sikerler.Bir aydır Estonyada bir Aile pansiyonunda kalıyordu.Bir saat on bir dakikadır kurbanımın uyumasını bekliyordum.Pansiyonun ikici katında kalıyordu.Sarı ve loş odasındaki ışığın kapatıldığını gördüm.Normalde kapıdan girebilirdim fakat burası Aile pansiyonuyudu,içerde çocuk olabilirdi.Kurbanımın ikinci kattaki kaldığı odasına tırmanıcaktım bu yüzden.
Zaman ateş gibi sönduğünde artık şafak'a çok az kalmıştı.Hayatının son gecesiydi.Öldürmeye gittiğim herkesin Azrailı olur ve o canı almadan dönmezdim hiç bir zaman.Ve tek gözünü tabi.
Tek bir kişi hariç Odin. İyiki tek bir kişi hariç.
Bu gecede yeni kurbanımın canının şarabını içicektim. Yerdeki tabaka halindeki karların üzerinden sesiz bir şekilde yürüdüm tek bir ses çıkarmadan.Bazen kabimin sesini bile kısardım yürürken.Mavi duvarları olan pencerenin altına yavaşça yürürken bir nefes sesi işittim.Kulaklarım tilki gibi havaya kalktı.Arkama bile dönemden sırtımı bir şey deldi. Hızla silahımı kuşattım ellerimle ve pansiyonun arka bahçesindeki en yakın ağaca yasladım sırtımı.Fakat her şey saniyelikti. İkici bir delinme omzumu yarıp geçtiğinde bunun bir ok olduğunu anladım.Zihnim oku görünce ufak bir şaşkınlığa uğradı fakat hemen toplarlandım.Üçüncü bir ok sol sırt bölgemi deldiğinde bir küfür savurdum.Ağaç vücudumun tamamını kapatamıyordu!Vücudum aniden uyuştuğunda hafifçe sendelensem'de ayakta durmaya çalıştım.
Zehirli bir oktu.
Sana onu düşünmeyi bırak yoksa bu gece felaketle sonuçlanacak demiştim.
Elim tamamen uyuştuğunda silah elimden kayıp gitti.Düşmemek için sırtımı iyice ağaca yasladığım an bir ses duydum.
"Azrağilin çocuğu! üç büyükbaş hayvan uyutma oku girdi bedenine nasıl hala ayaktasın?"diye bir ses duyduğumda kafamı kaldırmak istedim fakat oynatamadım bile.
siktir ,siktir, siktir.Yanlış duymuş olmalıyım o ses ona ait olmazdı.Hapishanedeydi o,beynim benimle oyun oynuyordu!Son gücümle ağacın arkasından çıktığımda o artık karşmdayı.Ala rengi gözlerine baktığım an kabimin zelzele gibi atmaya başladı. Ala ZELZELESİ.
🎈Ala.Z
Kimliğin açığa çıktığı an hala yaşıyorsan nefesini tutmak dahi olsa kendini yok et.
Başka devletlerin eline düşersen sendeki herşeyi alırlar.kendini öldür.
ilk kural asla yakalanma
İkici kural,birici kuralı yıkarsan kendini infaz et. Sırtımdan başlayan ağrı vücudumun her köşesine usul usul yayıldığında hızla gözlerimi araladım.Siktir, yakalanmıştm.
Yakalandığın an sakın panik yapma.Gözlerin bir şahin,zihnin bir kaplan,bedenin bir cita ve ruhun bir tilki olsun.Önce kimin seni yakladığını anla.Eğer yakalandığın kişiler diğer Devletler değilse acil düğmesine bas.
Baş parmağımı saran siyah,kare ve zirkon taşlı yüzüğün yüzeyine iki dakika buyunca aralıksız bastığım an acil durum düğmesi çalışırdı.Ben kurtarmaya en fazla yarım saatte gelirlerdi.Halatla bağlandığım için parmaklarım yüzüğüme ulaşabiliyordu fakat yapmadım.Zihnimde bir eksiklik vardı.Birşeyi atıyordum.Oturmyan taşlar vardı zihnimin kuytusunda.Ilk defa Odin olarak yakalanmıştım.Timen olarak yakalansam bile sorun değildi çünkü kimliğim gizli değildi.Fakat Odin kimliğim gizliydi.Nasıl beni yaklayacak kadar zeki,halatla bağlayacak kadar aptal olabilirdi?Bu halatları gözlerimi açtığım an zaten çözmüştüm.
Panik yapmadım.Zaten panik lügatımda yoktu.
Etrafıma baktığımda karanlık olsada yerde uyuyan tavuklardan burasının kümes olduğunu anlayabilmiştim.Kümes mi? Pansiyonun arkasında küçük bir kulübe vardı.Muhtemelen kulübenin içindeki kümesteydim
Hala Estonyada ve hala geceydi tavuklar uyuduğuna göre.Bir şeyler eksikti beynimde,bir şeyleri atlıyordum.Kulübenin kapısı gıcırdayarak açıldığında ışık süzmesi girdi içeriye.Gözüme çarpan ilk şey uzun ve kalın beyaz botlardı.Samanlığın üzerindeki beyaz botlar çok eğreti duruyordu.Gözlerimi biraz daha yukarıya taşıdığımda uzun krem regi kaban ve dizlere gelen beyaz boğazlı elbise.
Kestane sarısı iki çift göz.
Ben Dünyaca ünlü Seri katil Odin.
Ben Vidin'in Askerî.
Ben Denizhan Ala Kumlu.
Her isimle çok güçlüyüm.Fakat kestane sarısı gözler karşısında her zaman tüm isimlerim güçsüzdü.Müjganını yavaşça kaldırarak gözlerini gözlerime değdirdği an falekatim başladı.Dört yıl önce gözleri gözlerime değdiği an benim dünyadaki felaketim başlamıştı.Dört yıl sonra dediği gibi beni bulmuştu.
"Oğlunu istiyorum."diyen sesini duyduğum an kalbim göğüs kafesimde kurşunlarcasına atmaya başlamıştı.
Panik atak geçiriyordum sanki.
Siktir benim oğlum mu vardı?Dilsiz ergen.
"Evleneceğiz.Kocam olacaksın." dedi kadife gibi sesle.Beni büyükbaş hayvan oklarıyla bayıltmasına gerek yoktu.Bu sözleri söyleseydi zaten bayılırdım.
Ömrün değerini hiç bir zaman bilememiştim.Diğer insanlar gibide bittiğinde bile değerini anlmazdım.
Bilirdim kendimi.Ala gözlerin sahibi önüme çıkmasaydı ömrün değerini anlamadan yaşayıp gidecektim.O bana yaşarkende ömrün değerini öğretmişti bir bakışıyla.