İçeriğe geç

Aklımdan Çıkmıyorsun

Bölüm 4 · 4 dk okuma

Aklımdan Çıkmıyorsun

Bölüm 4

4. BÖLÜM

O günden sonra her şey tekrar normal gibi hissettirdi. En azından öyle görünüyordu. Davut hala her zamanki gibi kafeye geliyordu. Olağan dışı hiçbir şey yoktu ve dürüst olmak gerekirse gayet iyi alışmıştım. Her şeyin akışına uyum sağlamaya başlamıştım. Biraz market alışverişi yapmaya karar verdim. Gündelik şeyler alacaktım. Temel ihtiyaçlarım azalmıştı. Teslimat nihayet geldiğinde hiç beklemediğim bir şey söyledi.

‘’Hanımefendi market alışverişiniz geldi. Ha bu arada aşağıda birisi bunların ödemesini yaptı.’’

‘’Kimdi acaba?’’

‘’Bir adam uzun boylu koyu renk saçlı, biraz da sessizdi. Senin için güzel bir şey yapmak istediğini söyledi.’’

İçimden ‘’bu da ne lan?’’ diyordum.

‘’Ta-mam’’

Mecbur kargoyu aldım ve aldıklarımı dolaplara yerleştirmeye başladım. Kuryenin tarif ettiği adam Davut'tu ama umarım bunların parasını ödeyen Davut değildir. Bunları ödedim diye üzerimde bir hakkı varmış gibi davranmaz umarım. Ah Davut ah! nereden rastladın bana ruh hastası. İşe gitmeliyim. Davut aşağıda beni bekliyor olmalı. Allah yardımcımız olsun. Merdivenlerden aşağı indim ve aniden önüme çıktı. Kahkaha atıyordu. Sinirden gözlerimi devirdim. Kalp atışımı düzeltmeye çalıştım.

‘’Davut! Beni korkuttun ama.....Sürprizin için sağ ol’’

‘’Teşekkür etmeyecek misin?’’

Geri zekalı mı bu. Ettim ya. İstemediğim bir şey yapıp bir de teşekkür bekliyor.

‘’.....Teşekkürler ama zahmet etmesen de olurmuş.’’

‘’Yapma ya, sadece nazik davranıyordum. Yeni geldin buraya. Biraz yardımcı olayım dedim.’’

Onun bir şeyi tekrar etme alışkanlığı olduğunu fark ettim. Çok sinir bozucu.

‘’Yani... iyi niyetli jestimi beğendin mi?’’

‘’Az önce evet dedim ya zaten. Bu arada kafeye geç kaldım. Acil gitmeliyim.’’

‘’Meşgul kızsın. Neyse seni tutmayacağım. Zaten halletmem gereken bazı işlerim var.’’Ben bunu takip edeceğim.

İşi olmasa beni rahat bırakmayacak bu adam. Kafeye gitmeliyim. Hadi işimize başlayalım artık. Serra’nın yüzüne baktığımda sağ gözü morarmıştı.

‘’Gözüne ne oldu Serra?’’

‘’Bu mu? Bir şey olmadı ya. Sadece aptalca bir kaza. Neyse hadi hazırlanalım. Vardiyamız başlamak üzere.’’

‘’İyi olduğuna emin misin?’’

‘’Evet, evet. Her zamanki gibi sakarım sadece. Bu durumu büyütmeyelim olur mu?’’

Gözleri dolmuştu. Ben de daha fazla üstüne gitmedim ama onun için endişelenmiştim. İlk müşterimiz Davut olacak diye korkmuştum da farklı insanlar geldi. Hemen siparişleri almaya başladım. Siparişleri hazırlarken Serra bana seslendi;

‘’Emel benim hemen gitmem lazım. Lütfen kalan vardiyamı sen hallet.’’

‘’Bekle. Ne? Ne oldu? İyi misin?’’

‘’Kocam.... Gerçekten gitmem lazım, kendine iyi bak’’

‘’Serra...’’

‘’Sonra açıklarım. Sadece...teşekkür ederim.’’

Beni dinlemeden hızlıca dükkandan çıkmıştı. Kocası, kocası Serra’yı dövmüyordur inşallah. Dükkanı da öylece bırakamam. İçeride müşteriler var. Tek kaldım. Davut gelse burada 34 tane kahve istese ona karşı hiçbir şey yapamam. Ne yapacağım ben. Müşteriler bana bakıyordu o yüzden çalışmaya devam ettim. Ödemeleri aldıktan sonra dükkandan tam çıkacaktım orospu evladı geldi yine

‘’Zor bir gece mi?’’

Seninle her gece zor Davut.

‘’Aynen öyle bir şey.’’

‘’Serra üzgün görünüyordu. Umarım evde her şey yolundadır.’’

‘’İyi olacağına eminim.’’

Serra’nın erken ayrılmasının sebebinin kocası olduğunu nasıl bildiğini anlamamıştım.

‘’Evet. İlişkiler zor olabilir, tek yanlış adımda her şey yıkılabilir.’’

Öf ne diyor bu yine.

‘’Bir şeye ihtiyacın var mı?’’

‘’Yok ya. Sadece uğradım. Şehrin en sevdiğim garsonunun iyi olduğundan emin olmak istedim.’’

‘’Teşekkürler Davut. Geri dönüp işleri bitirmem gerekiyor.’’

‘’Biliyor musun? Bu gerçekten güzel bir şey. Hep burada olan, güvenebileceğin birinin olması insanın içine dokunuyor.’’

‘’Kapatma işlerini bitirmeliyim’’

‘’Peki peki, rahat bırakıyorum seni. Görüşürüz’’

Giderken geri dönmüştü.

‘’Hımm...bu garip.’’

‘’Ne oldu?’’

‘’Sosyal medya kullanmadığını söylemiştin. O zil sesi Snapchat’ ten geldi değil mi?’’

Telefonuma gelen bildirimi duymuş olamaz değil mi.

‘’Davut şu anda bunun zamanı olduğunu sanmıyorum. Hem Ben sadece WhatsApp'tan annemle konuşuyorum. Bir de babam kayıtlı. Bir de Jale teyze. Bu zil sesi’’

‘’Benimle dalga mı geçiyorsun? Bana yalan mı söyledin? Neden böyle bir şey yaptın?’’

‘’Davut sakin ol. Bu yaptığın çok saçma’’

Öfkeliydi ama daha korkutucu olan bunu bu kadar iyi saklamasıydı.

‘’Doğru doğru. İyi akşamlar Emel’’

Onun çıktığından emin olduktan sonra telefonuma gelen mesaja bakmıştım. Mesaj Serra’ dandı.

‘’Emel başım gerçekten dertte. Birisi kocama yalan söylüyor. Bu zamana kadar hep kafedeydim. Artık ne yapacağımı bile bilmiyorum.’’

Ben de bu mesaj karşısında ne yapacağımı bilememiştim. Ellerim korkudan titreyerek dükkanın kapısını kitledim ve anahtarı cebime koydum. Eve vardığımda saat oldukça geç olmuştu. Bu kafeyi tek başıma kapatmak her zaman düşündüğümden daha uzun sürüyordu. Salonun içinde adım attıkça biraz olsun rahatlamıştım. Atmam gereken biraz çöp vardı. O yüzden tam da bunu yaptım. Yolun karşısındaki çöp konteynerine atmam gerekiyordu. Sanırım arka sokaktaki lambalar bozuk. Çöpü atıp koşarak binaya girdim. Kalbim yerinden çıkacak gibi atıyordu. Çok gerilmiştim. Sakinleşmeye çalışırken kapım çaldı. Yine o yaşlı adam. Sıkıldım ama ha!

‘’Daha önce de söylemiştim. Geceleri gürültü çıkartma artık. Şurada uyumaya çalışıyoruz.YEMİN EDERİM BİR DAHA! bir daha duyarsam. Neyse pardon lütfen geceleri ses yapmamaya çalış.’’

Şaşkınca arkasından baka kalmıştım. Ben evde bile değildim. Ne saçmalıyor bu bunak. Telefonuma bilinmeyen bir numaradan mesaj gelmişti.

‘’Yeni mi geldin eve? Daha dikkatli olmalısın. Ya sen dışarıdayken biri içeri girseydi.’’

‘’Sen de kimsin?’’

‘’İyi geceler. Emel’’

‘’Cevap ver!’’

Adımı da nereden biliyor. Başım dönüyordu. Etraftaki görüntü bulanıklaşmaya başlamıştı. Yardım mı istemeliyim yoksa hemen uyumalı mıyım bilmiyorum.

Yardım istemek istiyorsan 5. Bölüme git

Uyumak istiyorsan 6. bölüme git

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.