Freya , sağ elini çenesinin altına koyarken gözlerini önündeki tabağında düşüncelere dalmaktaydı. Onun yanında duran bir yandan yemeğini yerken bir yandan da kızın dalgınlığını yan gözle izleyen Tom Riddle kızın ne düşündüğünü gözlerinden okumak istercesine bakıyordu.
Freya ve Ciel , iki gün önce uyanmışlardı. Artık daha sağlıkları öncekine kadar kötü değildi. Yine de yaşadıkları olay bu iki genci de etkilemişti.
Ciel Freya uyandığından beri kızın gözlerine bakamıyordu. Hatta kızın yanında olmak da istemiyordu çünkü yaptığı şey elinden gelen bir şey olmadığı için yanlış anlaşılmak istemiyordu. Ayrıca , kimseye utandığını söylemek istemiyordu.
Yıllar önce içinde sakladığı laneti insanlara söylemi zayıflık olarak görüyordu. Dedesi ... ona tembihler etmiş lanet ile ilgili araştırmasını yapmıştı yine de Ciel zeki bir çocuktu ve bu büyünün yapan kişi ölene kadar geçmeyeceğini de çok iyi biliyordu.
Ve Alice'in ölümü de .... imkansız gibi bir şeydi .
Kadının içinde yatan ve öldürdüğü insanlara ne yaptığını çok iyi biliyordu. Kendisini güçlü hissetse de bunu yardımsız yapamazdı.
Freya ise kalktığından beri düşünceli bir haldeydi. Hafızasının derinliklerinde yaptıklarını ve geçmişini gözden geçiriyordu.
Buraya geldiğinden beri başka kimlik edinmiş ve çok çalışmıştı. Açlık , şiddet daha fazlasına katlanmıştı.
Şimdi ise kendisini beceriksiz hatta işe yaramaz hissediyordu. Yaptığı plan her ne kadar Alice'in istediğini örtse de .... kendisinden güçlü olduğunu kesinlikle anlamıştı ve içinde kırgınlık ve endişe hakimdi.
Derslere bir zombi gibi giriyor. Tom Riddle ve onun arkadaşları dışında pek insanlarla konuşmuyordu.
Uyandığında Riddle'ı görmüş bunun okula yaydıkları sevgili dedikodular yüzünden yanında olduğunu düşünüyordu. Riddle ise kızın dalgınlığını fark etmiş sebebini öğrenmek istese de üzerine düşmemiş kızı zorlamak istememişti.
Freya , önüne konulan bir kase mısır gevreğine boş boş baktıktan sonra eliyle kendinden uzaklaştı . Omuz çantasını alarak masadan ayağa kalktı.
Zaten iyice tuhaf bir ruh halinde olan Slytherin masası kızın kalkması ile birlikte dikkatleri üzerine çekmiş ve daha da sessizleşmişti.
Bu , gerici durumu Profesörler de fark etmişti. Profesör Dumbledore mavi gözlerini kapıdan çıkan bir süre sonra da peşinden giden Tom Riddle a bakıyordu.
Zeki gözlerinde bir ışık kaşlarının çatığında da endişe vardı. Diğerleri fark etmese de kız geldiğinden beri yaşanan değişimin farkındaydı .
Masasında altın kupasını kavradı ve içindeki şarabı içmek için ağzına götürdü.
-----------------------------------------------------
Tom Riddle , hızla nefes alıp vererek kızın peşinden koşmaya başlıyordu. Aniden kalkıp gitmesi sinirlerini germişti. Ayrıca endişeleniyordu.
Aldığı yaraları görmüş ve bunu yapan kimse - yada yapmasını sebep olan mı demeliydi ?- büyük bir usta veya kara büyü yeteneğine sahip olduğunu düşünüyordu.
Siyah kaşlarını çattı. Ondan daha büyük ve kudretli insanların olduğunu düşünmek sinirlendiriyordu.
" FREYA! Merlin Aşkına! Yavaşla biraz.!"
Freya , bir süre durup durmamak arasında kalarak yürümeye devam etti. Am oğlanın inadını biliyordu ve eninde sonunda başına geleceklerinin de farkındaydı .Onunla yüz yüze gelmek. Kendisini erteleyecek kadar korkak biri olarak da görmüyordu.
Yavaşlayarak durdu ve arkasından nefes nefese kalan Tom Riddle'ı beklemeye başladı.
-
Tom Riddle , zehrin en masum tonu kaplanmış yeşil gözlerini kıza çevirerek nefes alışverişini düzene sokmaya çalıştı.
Freya ise oğlanı beklemek ve yüzüne bakmakla meşguldü.
"Neden bu kadar tuhaf davranıyorsun ?"
" Tuhaf davranmıyorum Riddle ..."
" O zaman niye böyle davranıyorsun. Bir anda donuklaştın."
Freya kaşlarını kaldırdı. Bu oğlan ile her zaman laf dalaşına girebileceğini hissediyordu ama şu anda uğraşamazdı . Aklındaki planını uygulamak istiyordu.
" Riddle ben sırlar odasını açmak istiyorum."
Tom şaşkınlıkla kızın dediklerini idrak etmek istermiş gibi dona kaldı. Kafasında uzun zaman önce sırlar odası hakkında konuşmalarını hatırlıyordu ama... gerçekten yapacağını düşünmemişti. Kendisi bile kutsal Salazar'ın varisi olmasına rağmen yerini bulamamıştı.
" Nereden çıktı şimdi bu ?"
Freya iç çekti ve omzundaki çantasını kavradı.
" Sana daha öncesinde de söylemiştim. Sırlar odasını açmak ile ilgili. Bunun bana yani Ciel ile bana olan saldırılar hakkında bir bağlantı olduğunu düşünüyorum. Ayrıca ... sen varisisin ve hemen o yılana ulaşması gerekmen gerek ... Başkaları gelmeden."
" Freya , asi cadı , hiç dediğinden anlamıyorum."
" Elbette anlamazsın . Yaşadığım saldırıdan sonra ... tuhaf bir ruh haline girdiğim doğru. İç dünyam tepe taklak oldu. Sana yeteneklerimin olduğunu söylemiştim. Beni güçlü yapsalar da hiç yardımcı olmuyorlar .. Her neyse ."
Freya dudaklarını bükerek başını eğdi ve aylar sonra biraz daha uzamış ve kabarmış ipek gibi saçlarını karıştırdı.
".. Sorun Alice . O saldırı... bizi okuldan atmak istemekti . Ana hedefi biz olduğumuz veya bizi sevmediği için değil ayak altından çekilmemiz gerektiğini düşündüğünden."
Tom dudaklarını yalayarak kollarını birleştirdi.
" Yani bu ... benim yılanım ile bağlantısı ne ."
Freya başını yan çevirerek yandan Tom Riddle ın gözlerine dikti gözlerini.
" Yanisi şu ki... bu deli kadın o yılanı kullanmak istiyor . Ne yapmak istediğini veya ne amaç ile kullanacağını bilmiyorum . Ama o aile hakkında .... bir takım şeyler öğrendim. Alice hakkında da .."
Çantasından günler önce elde ettiği , annesinin ? günlüğünü çıkardı.
" .. Bunu bana annem olduğunu söylenen kadın tarafından yazılmış." diye yanıt verdi Freya Tom'un gözleri deftere çevrildiğinde.
" Burada Alice hakkında bilgiler var. Taktikleri neler , nasıl biridir vs. falan filan. Öğrendiğim kadarı ile her zaman bir canavarı olsun istermiş . Öyle basit olandan değil hatta trende karşılaştığımız gibi de değil."
Freya kafasını çevirerek Tom'un gözlerinin içine baktı.
" Tom , Alice her zaman bir yılanı olsun istermiş. Ve bu yılan tam da sırlar odasında bulunuyor."