İçeriğe geç

Akıl ve kalp - Tom Riddle fanfic

Bölüm 43 · 7 dk okuma

Akıl ve kalp - Tom Riddle fanfic

Bölüm 43

Güven

Çok Gerginim. Bu yüzden rahatlamak için bölüm yazmanın iyi geleceğini düşünüyorum İyi okumalar.

Gecenin karanlığının içinde karışan canavarlarını izledi uzun uzunca. Yüzünde zafer dolu bir gülümseme vardı. Yaptığı işin başarısından gurur duyuyordu. Hiç başarısız olmamıştı.

" Daha önce başarısız olduğun çokk olaylar oldu hatırlatırım Alice."

Alice'in yüzündeki gülümseme silinerek arkasında sinsice beliren adama döndü. Kocası Zeus karşısında aşık olduğu kadından çok rakip düşman varmış gibi bakıyordu.

" Sana aklımı okuma diye daha önce de söylemiştim."

Zeus omuz silkti . " Söylediklerimden kaçamazsın Alice."

Alice dudaklarını büküp gözlerini kıstı . Beline kadar inen saçlarını diğer omzuna attı.

" Ben hiçbir şeyden veya hiç kimseden kaçmam Zeus aksine onlar benden kaçar." ardından kıkırdamıştı.

Alice'in bu neşeli tavrına karşın Zeus'un yüzündeki sert ifade değişmemişti.

"Çocuklardan ne istiyorsun Alice ? Daha önce onun yanına yaklaşmaman için özel olarak uyarmıştım seni. "

Alice alayla güldü.

"Senin veledine ne yapacakmışım. Boş boş geziyor . Gelmedi bile ayrıca ben onun kılına bile..."

" Bana her zamanki saçma lakırtılardan bahsetme . Daha önce öz oğlumuzun gözünü kırpmadan aklımdan gitmiyor."

Alice'in gözleri dondu kaldı.

" Bana yapamayacağın saçmalıklardan bahsetme. Bu sefer olmayacak."

Zeus buharlaşmadan önce arkasına sinirle parlayan gözlerle bakarak ardından yok oldu. Alice ise gömdüğü anıları tekrardan canlanmıştı.

" Anne ! Hayır Anne ! Ben senin öz çocuğunum! Yapamazsın!"

Lucifer hızla karısının önüne geçerek kendini annesinin asasına siper etmişti.

Alice , gözleri sinirle çakmak çakmak olmuş gelininden oğluna çevirdi.

" Genler önemsizdir Lucifer . Önemli olan belirlediğimiz ilkeler ve geleneklerimizdir..."

" Saçmalık ! HEPSİ LANET OLASI BİR SAÇMALIK ANNE! Duygular olmadan nasıl yaşarız! Bizi biz yapan ilkeler ve gelenekler gibi soğuk şeyler değil sevgi bizi bir arada tutar ! Lütfen !"

Alice oğluna yaklaşarak yüzüne bir tokat attı. Lucifer ise başını eğerek karısına daha da sarmalarken yüzüne bulaşan kanlarla birlikte göz yaşları yere aktı.

"BEN SENİ DÜŞMANIMIN KIZIYLA EVLENESİN DİYE YETİŞTİRMEDİM LUCİFER !! AKLINI BAŞINA AL! SANA OĞLUM DEMEKTEN UTANDIRIYORSUN BENİ!"

Lucifer alayla kahkaha attı sonrada acı acı güldü.

" Her ne kadar beni insanların arasında övsen de ben senin için utanç kaynağı oldum. Aslında ikizimi kendine daha yakın hissettiğini biliyorum. Beni sadece övünç kaynağı olarak tutuyorsun yanına..." Ardından kafasını yerden annesine çevirdi. Suratında büyük bir tiksinti vardı.

".... Sana anne demek o zamandan beri ağzıma aldığım en büyük küfürlerden biri. Senden iğreniyorum.."

Alice , kocasının eski anıları deşmesiyle birlikte aklında canlanan anıyla birlikte kendine geldi ve mağaradan buharlaşarak yok oldu.

---------------------------------------------------------------------------------------------------------

Freya'nın başı sanki son sürat giden jete binmiş gibi dönüyor ve ağrıyordu. Kendini çok zorlamıştı. Bazı güçlerini sık sık kullanmaması gerekiyordu. Sonuç olarak bir psikopata bağlıyor ve ona zarar veriyordu. Eskilerden beri bu elementlerle uğraşanların sonunu iyi biliyordu. Daha dikkatli olmalıydı.

Gözlerini yavaşça kırparak bulanık görüntüyü azaltmaya çalıştı. Görüntüsü yavaş yavaş netleşiyordu. Sonunda ona bakan iki çift yeşil göz fark etti. Şaşkınca doğrulmaya çalıştı. Ama yeşil gözler eliyle onu eski pozisyonuna dönmesini sağladı. Tom kıza kısık gözlerle bakıyordu. Kemikli ve büyük eli kızın iki elinin bileğini sıkıca tutuyordu.

" Ne oldu ne yapıyorsun Tom ? Baban nerede ?"

Freya hızla etrafına bakınarak Bay Riddle nerede olduğunu anlamaya çalıştı ama aslında Tom'un yüzüne bakmamak için yapıyordu.

"Babam bur da değil ."

"Nerede o zaman ?"

Tom cevap vermedi.

" Niye susuyorsun Tom ? Cevap versene ."

Tom alayla güldü. Freya ilk defa yeşil gözlerin saf öfkesi karşısında korktuğunu hissetti.

" Asıl sen niye susuyorsun bana söylemediğin şeyler karşısında ? Cevap vermelisin."

Freya cevap vermedi. Çünkü ne yapacağını bilemez biçimde donakalmıştı. Tom'un gözleri kızın gözlerinden aralanmış dudaklarına indi. Sel elinin baş parmağını kızın dudağının üzerine koydu.

" Belkide konuşmanı sağlayabilirim. O ilk günkü gibi.."

Freya korkudan gözlerini açarak titreyerek ter içinde uyandı ve etrafına bakındı. Kızın ani uyanması ile birlikte Bay Riddle endişeyle kıza dönmüştü. Tom'da elini kızın alnına koyarak kucağında olan kızın kafasını bastırdı.

" Sakinleş . Bur da bizi rahatsız edecek kimse yok."

Freya ter içinde bir süre etrafı inceledikten sonra Tom'un sözleriyle gözlerini yeşil safirlere çevirdi. Aklına az önceki görüntü geldiğinde daha da ter altında kalıyor ve titriyordu.

" Biliyorum." diyerek kalkmaya çalıştı ama Tom bunu engelledi.

" Ney yapmaya çalışıyorsun?"

Freya anlamayan gözlerle çocuğa baktı.

" Oturmak istiyorum Riddle . Kan şekerim düştü ve bir şeyler yemeliyim. "

Tom olumsuz anlamda kafasını iki yana salladı ve kızın bileklerinde olan ellerini daha da sıkılaştırdı.

" Cevaplarımı alana kadar seni bırakmayı düşünmüyorum Leydi Azura."

"Tom..."

"Bana açıklama borçlusun."

Freya bıkmış biçimde derin bir nefes alıp vererek bir süre düşündü. Yaratıklara saldırmadan önce Tom'a gerçekleri söyleyip söylememek arasında kalmıştı. Eninde sonunda olacaktı ama şahit olmak... Derin bir nefes aldı.

" Riddle , sana açıklama borçlu olduğumu biliyorum zaten aklımdaydı.."

"Bana söz verdin..." dedi kızı suçlayarak.

"Evet , biliyorum. Hata ettim ama Tanrı aşkına Tom gelip ben dört element bükmenin yanı sıra kanda büküyorum ayrıca sen Salazar varisi olsan da bende çatal dili falan biliyorum mu deseydim ? Yüzde kaç bana inanırdın."

Tom bir süre düşündü.

" Senden gelseydi sorgulamaz inanırdım."

Freya gözlerini yuvarladı.

" Artık beni bırakabilir misin ?"

"Hayır ."

" Salazar gülü Tom lütfen beni bırakır mısın?"

"Hayır , daha bana açıklama yapmadın."

Freya sabır diler gibi derin bir nefes aldı.

" Yeteneklerimi çok ama çok önceden fark ettim. Üç veya dört yaşındayken. Sonra her akşam yetimhaneden kaçarak bu yeteneklerimi geliştirmeye çalıştım. İlk gücüm dört elementti . Bunları geliştirince diğerlerinin de kapısı açılmış oldu. Bayılmamın sebebi kan bükmem çünkü kan bükerken ruh halim değişiyor bir psikopata bağlıyorum. Çatal dilini salazar soyundan geldiğim için değil kutsal yılanlar sayesinde öğrendim."

Tom kaşlarını çattı.

"Onlarda ne?"

Bu sorusunun cevabı olarak beyaz ve siyah yılan kızın göğsünün üzerine gelerek Tom'a selam verdiler.

"Bizlerden bahsediyor Bay Efendi Riddle." diye tısladı kara yılan.

Tom merakla kaşlarını kaldırdı.

" Sizler ne oluyorsunuz ?"

"Bizler uzun senelerdir dünyada yaşayan ve özel kişilere yardım eden yılanların en büyük atası ve en yücesiyiz. Eskiden dünyanın hakimiydik . Karım ile düşman ilişkimiz vardı ve savaşlar bol olurdu. Birleşince çoğu şeyden vazgeçtik."

"Cevabını aldın mı?"

Tom tuttuğu bileklere bir süre bakarken sonunda kızı bıraktı . Freya yılanları düşmemesi için eline alıp omzuna koyarken bileklerini ovuşturdu.

" Nasılda sıkmışsın..."

"Çok fazla değil ." diye savundu Tom.

Freya ve Tom arasında yeni birbirini sinir etme savaşı başlarken ön koltuklarında oturan Bay Riddle bu benzer ilişkiyi daha önce düşünüyordu. Her aklında belirişinde yüzündeki gülümseme daha da uzuyordu.

" Seni şeytan ! Sana ona dokunmayacaksın demiştim!!"

Neredeyse bordo saçlarını geriye atarak kuzgun saçlı mavi gözlü çocuğun kıyafetinden tuttu.

" Ben ona bir şey yapmadım o bana yaptı!"

"Teknik olarak abisi yaptı! O ise seni kurtarmaya çalışıyordu! Ha sen elbette o iri göğüslü sarışın nişanlını havalı görünmek için toparlanmaya çalışırken ailesi ile başı derde giren benim sevgili kardeşim!"

Genç kız sinirle çocuğu uzun yaprakları dökülmek üzere olan ağaca çarparak sıkştırdı.

" Bana bak karafatma yoksa..."

"Ne yaparsın ha ?" diye tısladı kadın.

" Senin gibi bir lanet Muggle düşünebilmesine şaşmamalı."

" Belkide seninle takılmaktan sana çekiyordur."

Kız arkasında gelen sesle kafasını sese çevirdi ve kaşlarını daha da çattı.

" Ahhh Lucifer eğer öyle olsaydı arkadaşın bir dahi olurdu." ardından kavradığı kıyafeti bırakarak oğlanın yere düşmesini sağladı.

Genç kız çekip giderken Lucifer kadının önünü kesti ve kolundan tuttu.

" Böyle kaçıp gitmen pek adil değil değil mi Afrodit."

Afrodit yüksek sahte bir kahkaha attı.

" Sizin yaptıklarınız da adil değildi annesinin emzikli kuzusu."

" Sana bana öyle dememen için kaç kez..."Afrodit kolunu adamdan kurtararak sözünü kesti.

" Uyarmıştın evet ama zerre umrumda değil kardeşime karşı davranışlarınız düzelene kadar da öyle olacak . Sakın yanaşmayın."

Afrodit son sözü tane tane söyleyip bastırırken hızla çekip gitti. Lucifer kızın arkasından uzun uzun bakarken Riddle arkadaşının yanına geldi.

" Kaplan kadar kız. Ondan neden hoşlandığını anlıyorum."

Bay Riddle bu benzerlik karşısında Freya ve oğlunun arasındaki ilişkiyi düşündü. İçinde gram şüphe yoktu. Kıza güveniyordu. Özellikle Afrodit'in kaplan mizacı ve Lucifer'in şakacı tavırlarının benzemesi ile artık oda kızı sayılırdı.

Tren , dumanları tüten ve uzun yıldır büyücü ve cadılar tarafından tıslımlarla korunan bir kasabaya ilerlerken Bay Riddle oğlunun ve manevi kızının didişmesini ve uyuya kalmalarını izledi.

Çok çok kısa oldu evet ama bu bölüm için başka ne olacağını bilemedim. Diğer bölüm zaten tatil biterek Hogwarts'a geri dönerler çok kısa bir bölüm olduğu için özür dilerim. Umarım beğenmişsinizdir. İyi geceler.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.