İçeriğe geç

Akıl ve kalp - Tom Riddle fanfic

Bölüm 41 · 10 dk okuma

Akıl ve kalp - Tom Riddle fanfic

Bölüm 41

Gecenin Ecelleri

Moralim bozuk bu yüzden yine düştüm bu batağa kafa dağıtmak için.Medya şarkı bu bölüm için bestelenmiş okurken dinlemeniz iyi olur bence. Neyse ... İyi okumalar pastalı turtalarım.

İnsanların ve sihrin dünyasında , birçok farklı yaratık gezer bu su dolu gezegende. Muggle'lar için tehlike kavramı farklı olduğu gibi sihir dünyasında tehlike kavramı apayrıydı.

Muggle dünyasında tehlike adı altında korkunç olaylar tahlikenin ucuna bile yaklaşamıyordu. Ahhh çoğu basit korku parçacıklarından ibaretti yine de aralarından sıyrılıp farkını gösteren çıkabiliyordu...

İlk örnekleri daime psikolojik olarak ön plana çıkmıştır. Sihir dünyasında ise apayrı renklerle kendini göstermiştir . Çeşitli tutkuları ile insanları zarar veren büyüler üreten kara cadı ve büyücülerden çeşitli karanlığın tonlarında yaşayan yaratıkları kullananlara kadar .

Panoptikon ailesi , Sharksmile , Jackroll gibi aileler örnek gösterebilirdi ama Panoptikon ailesi diğerlerini her zaman ezip geçen mizaçları ve kuralları vardır.

Yarattıkları canavarlarda her zaman adlarını duyurmuştur .

özellikle biri vardı ki adları duyulduğunda köy , kasaba veya aile fark etmeksizin hemen oradan uzaklaşır insansa onunla konuşulmaz yaşadıkları evin komşuları o ailenin evinden uzaklaşırdı.

Onlara bazıları kokan ölüm veya gece sisi derlerdi. Ama Panoptikon ailenin koduğu asıl isimleri Gecenin Ecelleriydi.

Bu yaratıklar , döllenmiş basiliks yumurtasını alınıp içine ruh emicilerin parçası enjekte edilerek Bengard adında kemikten ve ince deri haricinde başka bir görüntüsü olmayan hayvanın kesesinde iki ay kabuktan çıkması beklenerek elde edinirdi.

Elde edilen başarı da üç türü ortaya koymuştu. Birincisi yerde uzunca sürünebildiği gibi boyutları kocaman görüntüsü de asil bir hayvan olan siyah zehirli etrafa sis yayıyormuş gibi dumanlar yayan ve yılana sanki buhardan yapılmış bir hava katan Gecenin Ecelleri Ölüm Öpücüğü . Bu ismi vermelerinin sebebi kurbanlarının ağzına girip onların içlerine girerek içten parçamalarıydı. Bazıları ise öper gibi kurbanlarının ağzını ısırarak veya buhar formuna dönüşerek saldırmasıydı.

İkincisi ise görünüş bakımdan aç kalmış gözleri olmayan ölü bir at kafasını benzesede uzun yüzlü gözleri olmayan boyu iki metre görüntüsü ise yürüyen kertenkeleyi andıran sürüngendi. Yılan gibi zehirli veya saldırgan görünmesede kurbanlarını acı çektirmeden tek vuruşla öldüren ve hedef gösterdiği kurbanı bulmadan ayrılmayan yılan familyasından gelen akrabaydı. Çatal şeklinde dili ile havayı koklar etrafını görmesini sağlardı. Takımın beyni olması ile birlikte ona Gecenin Ecelleri - İzci Gözler adı vermişlerdi .

Üçüncüsü ise belkide en farklı olanı ve ne yapacağı kestirilmez olanıydı. Bu yaratık etten çok sudan yapılmış gibi görünüyordu. İskeletinin etrafında havada durabilen su ile sarmalanmıştı. Görüntüsü ise su altında yaşayan timsaha benziyordu. Elbette , bir timsah ailesinden gelmiyordu. Ayakları olmayan havada süzülen sudan bir ruh emici gibiydi ama yinede ruh emiciden çok daha farklıydı. Eleri bembeyaz kemikten gibiydi ama aynı zamanda su altında ölmüş ve kemikleri çözünen tırnağı uzun sürüngeni hatırlatıyordu. Gövde kısmı görünmüyordu ve şapka gibi başına bir şey geçirilmişti. Yüzü deniz atına benziyordu. Bu yaratığa da Gecenin Ecellerinden - Şeytanın Tokmağı deniyordu.

Bu üç tür birleşerek tek bir türü oluşturmuşlardı. Çünkü çıktıkları yumurtadan üçüz olarak doğarlardı. Ve Ölüm - Beyin ve Ruh özelliklerini alarak Gecenin Ecellerini oluşturdular.

Alice'in yaptığı gibi yaratıcıları tarafından uzun süre saklanmak ve hapsedilmek zorunda kalmışlardı. Upuzun yaşlarına ve neredeyse öldürülemez oluşlarına bakılacak olursak nesilleri de tükenmiyordu. Yine de onlardan sadece on iki tane vardı ve her biri özel amaca hizmet için tutuluyordu.

Bazılarını düşmanlarına bazılarını korunmak bazılarınıda intikam vb amaçları ile tutuyorlardı.

Alice'in dedesinden önce kimse bu yaratıkları kullanmamıştı. Alice de ilk defa kullanacaktı . Bu yüzden girdiği kemiklerle dolu mağaradan taşın üzerindeki delğe asasını zevkten titreyerek uzattı.

----------------------------------------------------------------------------------

Freya terleyerek yerinde hafifçe titredi ve gözlerini açtı. Gördüğü görüntüler her zaman onu böyle kötü terletir ve huzursuz yapardı. Ama uyandığında bu huzursuzluğuna ek olarak içinde kötü amellerin habercisi bir his vardı. Freya bu histen nefret ediyordu ve her zaman çıkması onu korkutmuştu. Çünkü ilk yaşadığında az kalsın dayaktan öldürülecekti. Sonra sihrini tutamamış ve yetimhanede çalışan birisini duvara çarpmış neredeyse ölmesine sebep olacaktı .

Freya , ' Acaba bugün hangi bela beni bulacak .' diye düşünerek hafifçe gerildi ve karşısında uyuyan adama baktı sonra da başı kucağına düşmüş Tom Riddle'a . Tom'un babasından kaçmak için yanına uyuduğunu biliyordu ama ne zaman başını kucağına aldığını hatırlamıyordu. Uykusundan yarı uyanık Toma ' İstersen başını kucağıma koyabilirsin . Daha rahat edersin.' dediğini Tom'un da itiraz ettiğini ama eliyle başını kucağına koyduğunu hatırlıyordu. Bunu hatırlayınca yanakları hafifçe kızardı Tom'un itiraz etmemesi de şaşırttı . Tom'un sakin nefes alışlarını dinledi. Freya Tom'un bu masum ve rahat uyumasını izledi. Oğlanın yüzüne bakarken içi ısınmaya ve kalbi sıkışmaya başladı.

Neden böyle hissettiğini bilemiyordu. İçinde Tom'un bukle bukle olmuş siyah saçlarını okşama hissi uyanmıştı.

Dikkatini dağıtmak için dışarıyı seyretmeye çalıştı . Dışarısı kararmıştı . Tek ışık kaynağı ise trende durdukları yerin tavana asılan mumdu.

Freya , hisleri ile mücadele ederken kendi kendine bir yandan hiçbir şey olmayacak diyerek ikna etmeye çalışıyordu. Birkaç dakika sonra esmeyecek rüzgar mumu söndürüp kendine lanet okuyana kadar.

Freya , tehlike sezen av köpeği gibi hemen etrafı incelemek için cebinde kendisi gibi tetikte yılanlarını çıkardı ve sürünmesi için yere bıraktı.

Yılanlar , kanıt veya tehlike bulması için her yeri gezerlerken sonunda trenin son kısmında ufak açık kısımdan giren tuhaf kara bir duman fark ettiler. Freya hemen yılanlarını yanına gelmelerini emretti.

" Lanet olsun." diye fısıldadı Freya ve acele ile Tom ve onun babasını uyandırdı.

" Tom, Bay Riddle! Uyanın çabuk peşimize birilerini takmışlar!" diye seslendi.

Bay Riddle hemen uyanarak kızın tekrarladığı sözcüklerle buz kesilerek Tom kızın kucağında kafasını çekerken gözlerini ovuşturdu.

Freya , kalbi şimdi yerinden çıkacak tehlike alarmlarına benziyordu.

" Ne oldu sorun ne ?" diye sordu Tom.

" Birde soruyor musun? Babanın peşinde kimse peşimize bizi araması için canavara benzer bir şey yollamış trenin sonunda bize doğru geliyor! Asanı çıkar , başlarım okuldan korunmamıza ! Hayatımız tehlikede !"

Tom kaşlarını çatarak çantasından çıkardığı beyaz asasını çıkararak etrafına bakındı ve ' Lumos ' diye fısıldadı.

Freya , kritik seçimin ortasında kalmıştı yinede karar vermesi uzun sürmedi. Ya güçlerini kullanıp Tom'a hesap vermesi gerekiyordu veya asası ile onları engellemeye çalışcaktı . Sonra ' Siktir et Tom'a bir cevap bulurum bana birkaç gün trip atar yinede bana döner. Hayatımız tehlikede!' diye kendi kendine fısıldadı yine de asasını kıyafetin kol kısmının altına sakladı. Sonra çantasından üç şişe Felix Felicis çıkardı. Birini hemen içerken birini ağzını açıp Tomun dudaklarına dayayarak diğerini Tom'un babasının kucağına attı. Tom dudağına sertçe değdirip içirilen iksire karşı hafifçe öksürdü ve kızın endişesine karşın durumun ciddiliyetini yavaş yavaş farkına vardı. Freya boş şişeleri çantasına fırlatırken Bay Riddle'ın sihir yapamamasına karşın onu fark etmemesini sağlayan bir görünmezlik büyüsü yaptı ama bu büyü kendi icatıydı . İnsanlar dışında ruhani yaratıklarında görünmemesini sağlıyordu sadece yapan görebiliyordu.

" Evan Coram." diye fısıldayarak aynı büyüyü Toma yaptı. Tom'a yapmasının sebebi olaya karışmaması içindi . Böylelikle güçlerini kullanabilir ve onları silebilirdi.

Hiç bir şey fark edilmesin başkaları saldırılmasın diye tek seferde " Evan Coram Maxima." diye fısıldayarak diğer yolculara da aynısını yapmış oldu.

Freya kompartımandan çıkarken kapıyı kapatmadan önce duraksayarak ona şaşkınca bakan baba ve oğla baktı.

" Lütfen burdan çıkmayın ve özür dilerim."

Freya kompartımanı hızla kapatarak büyü ile kitledi . Tom kızın ne yaptığını fark ederek kapıyı açmak için hemen koştu ve cama kırılması için yüksek şiddetle yumruklamaya başlayarak bağırdı. Ama sesi gitmiyordu Freya'da zaten onlaran uzaklaşmıştı.

Freya , hızla ilerlerken beyaz ve siyah yılanları hemen ayaklarına çıkarak kızın kollarını sararak destek olurcasına tısladılar. Yaratıktan çok kızın alacağı hasardan endişelilerdi.

" Biliyorum ama ben güçlüyüm ve yeteneklerimi geliştirmek için zamanında çok çalışıp yıllarımı verdim lütfen beni gazlayıcı cümleler kurun yoksa daha fazla geriliyorum." dedi çatal diliyle.

Yılanlar üzgünce başını salladı.

Freya sonunda trenin sonlarına yaklaştığında tehşetle yerinde dona kaldı . Ne gördüğünü ve gördüklerinin gerçek olup olmadıklarını bilmiyordu. Ne olduklarına dair en ufak bir fikri yoktu veya ne tür bir yaratık olduğunu biliyordu. Sadece sezgilerinin hissettikleri ile saf kötülük olduğunu algılayabiliyoru. Saf kötü ruhlu bir sihir.

Üç taneydiler. Biri yılan gibi etrafa insanlara tıslıyor avını arıyordu. Diğeri de çatal dilini çıkartıyor ve tıslamalarıyla treni dolduruyordu. Diğeri de havada dokunduğu yerde ıslaklık ve ceset kokusu bırakıyordu.

Freya'nın kolundaki yılanlar kızın şoktan uyanması için kolunu hafifçe ısırdılar . Birkaç ısırıktan sonra Freya kendine gelerek birkaç adım geriye çekilerek rakiplerini ölçtü . Sonra ikinci görüsünü çıkarttı.

Yılan , vücudu buhar ve kül gibiydi ayrıca etrafa metal kokusu bırakıyordu. Hava ve demir bükme yeteneği ile onu yok edebilirdi ama diğerleri saldırırdı . İkinci timsaha benzeyen yaratık ise vücudunda kemiksi olsa da kan ile doluydu kanını dondurursa hareket etmemesini ve beyin sinyalleri ile yanındakilerle konuşmamasını sağlayabilirdi. Diğeri de saf su olduğu için onu dondurabilirdi.

Freya hangisi ile başlaması gerektiğine karar verememişti. Düşündü , yılan çok çevik diğerleri de yavaştı. Ama yılan yakın ve uzak mesafedekileri fark edememe sorunları vardı ve gözleri timsaha benzeyen yaratık gibiydi. O ne derse onu yapıyordu. Diğeri de zaten çok yavaştı . İlk önce timsah olanı durduracak yılana saldıracak su ile dolu yaratığı donduracaktı.

Freya ,derin bir nefes aldı ve yoğun elementlein onda hissettirdiği etkileşime kendini bıraktı.

Kan bükebilmesi için içinde yoğun arzu duyması lazımdı katilin kana duyduğu arzu . Bu yüzden kana fısıldayarak kendini kanın yoğun akışına bıraktı başını eğdi ve sol elini kaldırarak bileklerini büktü.

Timsah , yerinde dona kalarak iletişimi kesilmiş oldu. Sonra endişeyle elini kaldırırken Freya diğer elini de kaldırarak elini ters çevirdi sonra da yukarı aşağı kaldırıp indirerek yaratığın yere oturup sinmesini sağladı.

Diğerleri ise beyinlerinin gitmesi ile endişeyle daha da vahşileşmişlerdi. Su olan buhar olur gibi kaybolmuştu.

Freya bunu göerek ter içinde kendini havaya teslim ederek yılanın tıslamalarını aldırmadı. Yılanın ne dediğini bile dinlemedi.

Kara yılan top haline gelerek daha da kararak yoğun katı bir hale geldi. O sırada su olan Freya'nın arkasından saldıracakken Freya'nın kolundaki yılanlar o yaratığa saldırdı. Normal hallerinden büyüyerek yaatığı hipnoz etmeye çalıştılar. Başarılı da oldular Ama bir süreliğine . Freya diğer ikisini etkisiz hale getirirken arkasını dönerek açtığı elini yumruk yaparak su dolu yaratığı donmasını sağladı . O sırada yılan konuşmaya devam ediyordu.

"SİZİ ADİ ÇOMAR TOHUMLARIII. BENİM GİBİ YÜCE RUHU NASIL BU HALE GETİRİRSİNİZZZZ. BEDELİNİ ÖDEYECEKSİNİZZZ."

Freya kahverengi gözleri buz mavisi bir halde döndüğünü fark etmeden konuşan yılana ilerledi.

" Ne yapacak mıssın bana beceriksiz yılan? "

Yılan kızın sözlerine daha da hiddetlenirken cevap verdi.

"BEN YÜCE YILANIM YILANLARIN YILANLARI ÖLÜM ÖPÜCÜĞÜNÜ VEREN TAKIMIN ÖLÜMÜ . SENİ YAVAŞ YAVAŞ İÇİNE GİRİCEMMM . İÇTEN PARÇALANMIŞ OLACAKSINNN BEDENİNDE KAHVALTIM OLACAKKK."

Freya güldü.

" Demek öyle ? Beyni başkasının ellerinde olan için büyük sözler bu. Ama sana kötü bir haber vereyim. Hayarın benim ellerimde..."

Freya uzattığı sol elini son darbe yapmak için kaldırırken fark etmeden çatalağız konuşuyordu.

" Hoşçakal yılancık. Sana emir veren ucubeye ne yaptığını anlatamadan öleceksin."

Yılan tıslamaları atıp etrafına zehir saçarken Freya hava dolu yaratığı tek hamlede parçalanıp yok olmasını izledi. Diğerleri ise kardeşlerinin ölümü yüzünden hafifçe onlardan da parça gitmiş gibi solup bedenlerinde çatlamaya benzer izler çıkmaya başlamıştı.

Freya zor olan kısma gelerek timsaha döndü. Yüzünde hiç olmadığı kadar psikopat bir katil ifadesi vardı.

" Sana gelince kardeşin için üzüldüğümü söyleyemem . Ne yazık ki seni de yok etmem gerekecek."

Kollarını iki yana açarken yavaşça birbirine bastırır gibi ellerini yaklaştırmaya çalışmıştı. Bu hali kola tenekesini parmaklarını pençe yapıp ezen birini hatırlatıyordu.

Freya pençeye benzeyen kemikli beyaz parmaklarını birbirine değdirirken timsah boğuluyormuş gibi sallanarak açılan çatlakları daha da derinleşip yayıldı oda kan gibi yoğun bir hale dönerken toz haline dönerek kan kırmızısı parçaçıkları damla bisali dönmüş havada durmuş ve yok olmuştu.

Arkasını döndüğünde gözleri neredeyse beyaza dönmüştü.

" AHh sende bir halta yaramadığına kızamadan yok olacaksın . Ne acı.." Sonra sinsi sinsi kıkırdadı.

Tek hamle ile donmuş uçan yaratığı parçalara ayırırken yere düşen buzları seyretti. Buzlar sonunda parçalara ayrılmış ve eriyip gitmişti.

Buz yaratık önünde çekilip yok olurken arkasında duran şaşkın yüzleri göstermişti. Tom Riddle dehşetle Freyaya bakıyor babası da şokunu atlatmak için demir parçasına tutunmuştu.

Freya'nın yüzündeki dehşet sırıtması silindi. Neredeyse beyaza dönmüş irisleri eski haline döndü sonrada burnundan kan gelerek gözleri karardı ve bayıldı. Son gördüğü şey Tom kız bayılırken ona doğru koşması ve bağırmasıydı.

Umarım beğenmişsinizdir . Ben yazarken çok heyecanlanmıştım. Elim ağrısada yazmaya devam ettim umarım beyenirsiniz. Kitabın sıkılaşmaması için böyle sahneler eklemeyi düşünüyorum aslında olması gereken bu çünkü resmi olarak artık o başlardaki duraksama yok. Heyecanlı kısımlara geldik. Bu kitap kaç bölüm olur bilmem ama yüzü bulacak gibi . Beğenmişsinizdir umarım. Bol bol yorum oy verip yayarsanız beni mutlu edersiniz hepinize iyi akşamlar krazlı çikolatlı rüyalarım.

Bölüm sonu

1 yorum