İçeriğe geç

Akıl hastanesi: sürgün

Bölüm 1 · 5 dk okuma

Akıl hastanesi: sürgün

Bölüm 1

1-) ☆°KARAMSARLIK HİSSݰ☆

Hayat? Bana göre boş bir kelimeden fazlasını ifade etmiyordu...
Hele de o gittikten sonra daha da bir değersizleşmişti gözümde.

Bazı insanlar için hayat farklı şeyler ifade edebilirdi. Hep hayata küskün, depresif insanlar yoktu sonuçta dünyada. Mutlu olmayı bilen hatta bunu çok güzel bir şekilde başaran bir çok insan vardı.
Ama ben onlardan biri değildim. Hiç bir zaman da olamadım.

Garip bir şekilde kendimi bildim bileli nefret ederim her şeyden, herkesten. İçim hep karamsar olur. Mutlu olmayı çoğu zaman beceremem.

Meraklı biriyim. Sürekli her şeyi sorgularım. Ama ruhum ölü. Ruhum bedenimin içindeydi ama o gittikten sonra artık ruhumu da hissetmiyorum içimde.

Dünyaya boş bir amaç uğruna geldiğimi düşünmüyorum. Ama boş boş yaşıyorum. O raydan çıkan hayatımı bir güzel oturtmayı başarmıştı ama artık tek başıma mücadele etmem gerekiyordu.

O yoktu. Ondan haber almadan geçirdiğim bilmem kaçıncı günümdeyim. Ufak bir detaya dikkatinizi çekmek istiyorum. Ölü mü ? Yoksa sağ mı? Bilmeden geçirdiğim bilmem kaçıncı günüm.

Düşündüğüm gibi bir yanlış anlaşılmaya sebep olduysam diye söylüyorum. Hayır! Aşk acısı felan çektiğim yok. Sevdiğimden de kısa zaman önce ayrılmadım. Yani bu tipik erkek sorunları değil.

Tabi soracaksınız şimdi. Madem bir erkek meselesi yok neden konuşmaya başladığından beri aşk acısı çeker gibi konuşuyorsun?

Çünkü kafayı sıyırıyorum!

Her neyse her şeye en başından başlayayım o zaman. Korkmayın kısa bir özet geçeceğim. Öyle uzun uzun anlatmaya mecalim yok zaten.

İsmim Aybel. Aybel Doğan.

İsmimin tuhaf olduğunun bir hayli farkındayım. Ama emin olun hikayesi de bir o kadar tuhaf.

Kendimi tanıtacak olursam eğer; bir ailem yok. Hiç olmamış.

Annem beni bir sokakta doğurmak zorunda kalmış. Sonra da beni orada bir poşetin içinde, göbek bağım bile henüz kesilmemişken ölüme terk edip gitmiş.

Beni orada öylece bırakıp nereye gidiyordu bilmiyorum ama her nereye gidiyorsa bir araba yanlışlıkla ona çarpmış.
Sonrası beni bir çöp kontaynırının yanında poşetin içinde doktorlar bulmuş.

Ölmek üzereymişim. Ama ölmemişim. Bunu bile becerememişim yani.
Ne de gülünç öyle değil mi?

Neyse devam ediyorum. Annem tedavi olana kadar beni bir kere olsun görmek istememiş. Kokumu bile solumak istememiş. O zamanlar stajyer bir doktor varmış. Ali abi. Anneme çok dil dökmüş hatta biraz ileri gidip anneliğine bile laf etmiş. Ama annem beni orada öylece bırakıp hastaneyi terk etmiş.

Babama gelecek olursak. Onun varlığımdan bile haberinin olduğunu sanmıyorum.

Yani Anlayacağınız hayat mücadelem tam da burada başlıyor.

Hayatımın bu kadar çekilmez olacağını bilseydim orada ölmek için her şeyimi verirdim.

Ben daha yetimhaneye verilmeden önce Ali abi koymuş ismimi.
'Aybel'. Ona neden bana bu ismi verdiğini sorduğum zaman.

"Simsiyah saçların, simsiyah gözlerin ve bembeyaz tenin kızım.. bana gece tüm ihtişamıyla beliren Ayı anımsatıyor." Demişti.

20 yaşında gencecik bir kız olmama rağmen ortalama bir tipten ve çoğu insana göre daha iyi olan fiziğimden ilerisi yoktu bende.

Güzel değildim. Belki bunu fazla dağınık ve paspal bir insan olmama da bağlayabilirdim.

Hayatımın kısaca başlangıç kısmı buydu.

Sonrasında zaten ağır ve ölmekten beter olduğum yetimhane süreci başlıyor. Sürekli zorbalığa uğradığım o günler ölmekten başka hiç bir şeyi düşlemiyordum. Küçücük bedenimin istediği ve arzuladığı tek şey basit bir ölümdü. Ama buna hiç bir zaman cesaret edemedim.

Öylede korkak biriyim işte.

Yetimhane de uzun bir süre hiç güzel bir güne gözlerimi açamadım maalesef. Ama sonra onunla tanıştım ve canımın bir parçası oldu.

O parçayı benden kısa bir zaman önce koparıp aldılar.

O kişi Ablam. Yani manevi ablam, Seda. Beni o zorbaların elinden onların sözlü tacizlerinden az da olsa kurtaran oydu.
Hala fazlasıyla Korkak biriyim biliyorum ama o olmasaydı inanın bana hayatta kalmayı bile beceremezdim.

Her şey çok güzel gidiyordu. Ben üniversite sınavına hazırlanırken o da hayatının aşkını bulmuş, düğün hazırlıkları yapıyordu.

Her şey de tam olarak burada başlıyor zaten.

Ablam yaklaşık bir ay önce doğum yaptı... Yeğenim ölü doğdu.

Eniştemde tüm bu olanlardan dolayı ablamı suçlayarak onu terk edip gitti.

Kucağına almayı düşlerken mezara gömdüğü bebeğinin üzerine birde onu terk edip yüz üstü bırakan kocası eklenince ablam iyice darmadağın oldu.

Psikoljisi giderek bozuldu. Yemeği sadece ölmemek için yiyordu.

Onun bu haline daha fazla dayanamayıp her zaman yanımızda olan Ali abiden yardım istedim.

Kısa zamanda Ablamın bir akıl hastanesine yatışı alındı.

Onu oraya Ali abi götürüp bırakacaktı fakat hastane prosedürü zırvalıkları felan olduğu için ablamı sadece psikiyatri merkezine kadar götürebildi. Ondan hiç ayrılmamak elimde olsa onunla bile gitmek isterdim.

Korkaklığım en büyük acizliğim. Bunun farkındayım.

Ablam akıl hastanesine yatalı yaklaşık bir yada bir buçuk yıla yaklaşıyordur.

Başlarda hiç bir sorun yoktu. Her gün aramaya çalışıp onunla konuşuyordum. Sürekli oranın ona iyi geldiğini söyleyip telefonu fazla uzatmadan kapatıyordu.

Ama garip bir şekilde günlerdir ondan haber alamıyorum. Ne zaman hastaneyi arasam ' hasta kimseyle görüşmek istemiyor. Lütfen endişelenmeyin. Biz sizi bilgilendireceğiz' diyip yüzüme kapatıyorlardı.

Tamam kabul ediyorum. Kötü ve zorlu şeyler yaşadı ama o benimle konuşmadan sesimi duymadan yapamaz ki.

Belki onu orada yanlız ve bir başına bıraktığım için bana kızgındı yada kırgındı ama ablam dayanamaz arardı beni. Biz ne zaman birbirimizi incitecek bir şey yapsak bir şekilde birbirimize sarılıp ağlayarak hallederdik. Ters giden bir şeyler var. yoksa o benim sesimi duymadan yapamaz dı ki.

Sorgulama diyorum içimden. Bazı şeyler sorgulanmaz. Ama ortada bir terslik var. Hissediyorum bunu.
Polise bile gittim. Ama kimse benim hislerimle haraket edemeyeceğini söylüyor.

Abla biliyorum duymasan bile hissediyorsun beni. Endişe etme, en kısa sürede yanında olacağım. Çekip çıkartacağım seni o karanlıktan.
Nefes almaya devam et ve sadece beni bekle...

Nefes alıyorum kan kokusu doluyor içime. Korkup gözümü kapatıyorum kanla dolu görüntüler canlanıyor birden bire. Korkuyorum. Seninde korktuğunun farkındayım...

Bölüm sonu. Valla dayanamayıp yazıp attım bölümü. Ilk bölümlerde olan dikkatsizliklerim ve hatalarım içn beni mazur görün lütfen. Oy ve yorumlarınıza çok ihtiyacım var.

Birde oy atarken intarnetinizin açık olduğna dikkat edermisiniz? Kapalı oy verdiğinizde oy sayılmıyor da.

Her sey için çok teşekkür ederim. Umarım bazı şeyler zihninizde birazcık ta olsa anlam kazanmıştır.

Sizleri seviyorum Allaha emanet olun.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.