•4 yıl sonra•
"Anneeee!" Bade kulaklarımı tırmalayan bir sesle yanımda oturan o küçük kıçını kaldırıp elinde poşetlerle gelen Duygunun beline sarılmıştı.
"Anne iyi ki geldin teyzem çok sıkıcı benle hiç bir şey oynamıyor!" Dedi isyankar bir tavırla.
"Küçük beyne bakın siz! Kuru iftira atılıyor üstüme! Ben yarım saattir senle bebek oynuyorum!" Dedim ağlamaklı bir sesle.
Bade hemen yanıma gelip bana sarıldı. " Ya tamam ben şaka yaptım ki üzülme ağlama teyze valla bak şaka yaptımm." Bu kız çok kurnazdı aynı babası gibiydi. Bilgisayarlara da ilgisi vardı.
Büyüyünce babası gibi hayalleri vardı.
Asker olmak istiyordu.
Demir de elinde poşetlerle bahçeden içeri girdiğinde Bade ona da koşup sarıldı.
Demir ise bacağına sarılmış olan Badeyi yürüterek- sürükleyerek- poşetleri masanın üzerine koydu.
Hepimiz toplanıp Ahunun evin de mangal yakacaktık.
Herkes toparalanmıştı. İşinin gücünün başındaydı. Demirle Duygu evlenmişti ama olaylı evlenme teklifi almıştı. Duyguya denizin kenarında sürpriz evlenme teklifi yapacaktık ama deniz kıyıya getirdiği dalgalarla hepimizi içine almıştı.
Komik bir durumdu ama ölme tehlikemiz vardı. Doğrusu ölüm kelimesi artık bizden uzaktı. Psikologum intihar yollarımdan sonra bana bunu söylemeyi yasaklamıştı. O yüzden öyle yapmalıydım. Hepimiz öyle yapmalıydık yoksa o yangın tekrar gün yüzüne çıkıyordu. Ahu Onurla birlikte kahkaha atarak mutfaktan çıkarken elleri yüzleri un halde bize baktılar.
"Size noldu böyle? " Dedi Duygu. Ahu ise un dolu ağzı ile öksürüklerle masum masum
"Biz tatlı yapıcaktık." Dedi. Ardından Onur sözü devr alarak "Sonra bu kız bana un bulaştırdı. Olanlar oldu."
"Vallahi kızımdan daha çocuk oldunuz." Dedi Demir.
Ahu ve Onur birbirine bakarak kıkırdadı.
"Offf tamam gidin eliniz yüzünüz yıkayın bizde Bade ile tatlıyı yaparız Demirle Onur da mangalı yakarlar Duyguyla Ahu da öbür yemekleri hazırlar ve bitti." Dedim alkışlayarak. Ben Bade doğduğundan beri onla bu kadar uğraşmıyordum.
Hala hareket etmeyip sinirlenmeme gülen iki yetişkine baktım "Hadi!" Diye bağırdığım da sıçrayıp hızlıca mutfağa tekrar yöneldiler.
•••
Akşam olduğunda bütün herkes öğlen bulunduğumuz masa da toplanmıştı.
Onur Bade ile oyun oynuyor Demir mangalın başında Onur'a söyleniyordu.
Haklıydı ne demeliydim ki.
Ahu ve Duygu da masayı kurarken bana söyleniyorlardı. Ne diyim onlarda haklıydı. Herkes haklıydı.
Gözlerimi herkesin üzerinde gezdirip anılar canlandırıp kendimi üzmek diyince de bendim işte. Çok güzel gözüküyorlardı hayatımız yıkıldığın da bile dimdik ayakta durmuştuk.
Hayat bizi bir arada tutmuş aramıza hiç kopmayacak bir ip bağlamıştı. Bundan memnundum. Mutluydum. Birbirimize destek oluyorduk yanındaydık ne olursa olsun destekçiydik bu en büyük nimetti.
Demir artık mühendis olarak çalışıyordu. Ahunun evine yakın oturuyorlardı. Duygu ise artık çok sevdiği işinden hamilelik ve çocuk büyütmek için ayrılmıştı geri dönmeyi elbette planlıyordu ama Demir buna sıcak bakmıyordu.
Onur da alt kademelere düşürmüştü kendini masa başı iş yapıyordu ama onu mutlu ediyordu. Herkes mutluydu huzurluydu hayatım boyunca istediğim şey buydu.
Ceyda ise ondan çok haber alamıyordum ama Duygu arada bir onla konuşuyordu. Askerlik mesleğine sıkı sıkıya bağlıydı istifa etmezdi. Kuzeyi ve Alperi de sık sık ziyarete gittiğini duymuştum. Evet hiç haz etmiyordum ama gönlüm de nasılsın demeye çok meraklıydı. Ahu beni tutuyordu aramamam için.
Ben ise konservatuarı bitirmek için an kolluyordum. Teşkilattan ayrılmıştım. Son verilen görev bana iyi gelmemişti canımdan can alınmıştı.
Konservatuarı bitirip ne yapacağımı bilmiyordum. Bazı arkadaş guruplar vardı üniversitede konuştuğum onlarla birlikte barlar da çalmayı düşünüyorduk. Bu bölüm çok güzel arkadaşlıkları olan bir evrendi.
Aynı zamanda yapabileceğim bir sürü şey vardı. Lakin daha ne istediğimi bilmiyordum. Müzik terapisti olabilirdim... Ülkem çok güzeldi ama bu sanat alanı kısmı iş olanağı ve verilen değer yoktu.
Bilmiyordum belki de müzik öğretmeni olurdum.
Yıllar bunu gösterecekti.
Kızlar masayı kurmuş Onurla Demir de etleri pişirmiş kaplarda getiriyordu.
Bende hızlıca mutfağa gidip son kalan tabakları Bade ile öğlen yaptığımız tatlıyı ve dolapta duran salataları getirdim.
"Ooo Akasya hanım siz bir şeyi tutsanız bir yerleriniz kopuyor zannettik." Dedi Onur önünde duran tabağına dört beş tane bonfile eti koyuyordu. Bu çocuğun da boğazı durmuyordu. Aslında bana benziyordu yiyip yiyip kilo almıyor ve sonra yemek yediği için vicdan azabı çekiyordu.
Karışırsak da benim midem diyordu karışmayınca niye beni durdurmadınız oluyordu. Tuhaftı biraz da deli ama abimdi.
Kalsik Onurdu işte.
"Koptu zaten! Kollarım." Dedim yakınarak.
Onur hemen elim de duran tabakları alıp masaya koydu.
"Tamam hadi oturun artık. Bade kızım hadi gel yemek yiyoruz." Dedi Duygu.
Bade elinde topla gelerek sofraya oturduğunda Duygu hemen çocuğun ağzına et tıkıştırmaya çalıştı. Nefes alıyordu yaşıyacaktı.
Bende yemek yemeğe başlamadan önce Demir "Yarın sabahtan gidiyor muyuz ziyarete?" Dedi.
Yemek yememi bile etkiliyordu.
Yarın Kuzey ve Alperin ölüm ve anma yıldönümleri vardı dört yıl göz açıp kapayıncaya kadar geçmişti ama her yıl o her an her gün ve o saat bana zaman gibi gelmiyordu.
Baş komutanımız bu sabah aramıştı hem bu haber için hemde bizim yarım bıraktığımız terör örgütünü çökertikleri için. Akşam haberlerde açıklama yaptıklarında yarım bıraktığımız işi bitirdikleri için onlarla gurur duyuyordum. Ölen olmamıştı. Türk milleti el ele verdikçe daha da güçlenecek ve daha da birlik olacaktı terörün kökünü kurutacaktı. İçim öyle bir rahatlamıştı ki intikam damarlarımda ki kandı sanki.
Önümde duran etten bıçakla kesip bir lokma aldım.
"Evet. Gidelim sizde isterseniz."
Herkes kafasını salladı bu sessiz bir onaylama olsa da kelimelerin çıkmaması o yürekteki acının bir iziyidi.
Emek vererek yazıyorum destek olur musun 🪻 🖤
Ayyy ya bir ya da iki bölüm kaldııı
Çok heyecanlı ilerliyor yazarken sabırsızlanıyorum
Bana kızmayın biraz öldürdüm birilerini 🪰ama olması gerekiyordu.
Bende inanın yazarken yapmak istemzdim ama hikayenin sonu böyle hissettirdi.
Unutmayın ki mutlu son hiç kimse için yoktur fanilerin sonları ölümle yazılır (fantastik bir yanım yazılmak için tutuşuyor) öbür bölümlerde görüşmek üzere kendinizle kalın 🖤