Komutanımm: niye bir anda gittin ?
Görüldü.
Telefonum çaldığında Ahu'nun aradığını gördüm.
"Akasya!"
Sesi azar yiyeceğimi hissettirdiğin de bir şey söylemesine müsade etmeden öne atıldım.
"Ahu dur. Dur lütfen şu an da bunu kaldıramam anlamıyor musun ? Kötüyüm. Gerçekten kötüyüm."
Telefonda Ahu'nun sadece nefes sesleri geldiğinde bende soluklandım.
"Tamam. Sustum. Ama lütfen sende bana neden çekip gittiğini anlat."
"Abin nişanlıymış!"
"Derken?"
"Ne derken Ahu?"
" Abim nişanlı falan değil nerden çıkardın?"
"Mutfakta Ceyda ile konuşuyorduk. O söyledi. Ben ne kadar saf mışım?"
"Kandım."
"Evet safsın Akasya gerçekten çok safsın." İçine derin bir soluk çekerek hızlıca nefesini verdi.
"Yaw kızım abim nişanlı olsa ben sana söylerim değil mi ? Ve biz çocukluktan beri beraberiz abimin nişanı olsa seni de çağırmaz mıyız?"
"Azıcık mantık kur. Ceyda abimden hoşlanıyor yani benim analizlerime göre ki bunu sana yutturmak için söyleyip yalan atmış ortaya."
"Kesinlikle hoşlanıyor onu kanıtladık." Diyip düşüncelerini destekledi.
Ahu'nun sözleriyle birlikte sinir küpüne dönüştüğümü hissettim. Ağzımdan iki üç tane küfür savurduğum da Ahu"çok ayıp ama yerinde." Dediğin de ikimizde güldük.
"Şimdi o kızı boğmaya geliyorum."
"Nee!"
"Lan hayır gelme ve kızı da boğma."
"Ne yani bu yaptıkları yanına mı kalsın?"
"Kalsın demiyorum zamanı geldiğinde o kör abimin de gözünü açar intikamımızı da alırız."
"Ve eve tekrar gelme derslerin olduğunu ve acil çıkman gerektiğini söyledim."
"O zaman biri inanmamış."
"Kim inanmamış?"
"Abin. Arayıp duruyor mesaj da attı."
"Az önce masadan kalktı demek bunun için kalkmış."
"Ahu neyse ben biraz dinlenip saflığımı aza indirmeye çalışacağım görüşürüz."
"Bence de çalışmalara başla ve lütfen saçma sapan depresyonlara da girme Akasya."
"Görüşürüz."
"Görüşürüz."
Telefonu kapatıp tam cebime koyuyordum ki Kuzeyin aradığını gördüm.
Artık 11 cevapsız aramaya dayanamayıp açmıştım telefonu.
"Ahu!" Al işte al birini vur ötekini.
"Efendim."
"Sana bir şey oldu sandım neden öyle çekip gittin?"
"Acil bir işim çıktı da ondan."
" Ben yemem bunları Ahu."
"Off diyorum ya işte acil bir işim çıktı diye."
"İnanmadım ama tamam kurcalamıyacağım."
"Yarın müsait misin?"
"Evet."
"O zaman lunaparka gidiyoruz."
"Gerçekten mi?"
"Gerçekten, güzelim."
Söylediği kelimeyle affallayıp önümdeki kaldırım taşını görmediğim için yüzüstü yere düştüm.
"Ah!"
"Ahu?"
"Yok bir şey."
İki dizimi de kontrol edip sırıttım. Bu komutan tek bir kelimesiyle bile beni altüst edebiliyordu.
"Komutan sana bir şey soracağım?"
"Sor ama komutan kelimesi hiç güzel değil biz onu komutanım yapalım."
Hafifçe öksürerek yanaklarımın kızarmasını engellemeye çalıştım.
"Hiç birine aşık oldun mu?"
İki üç dakika sessiz kaldıktan sonra konuşmaya başladı.
"Evet." Yüzüm düştüğünde bu cevaba hazır olmadığımı hissettim ama yine her zaman ki gibi dudaklarım bana ihanet etti.
"Kime ?"
Hiç beklemeden cevap verdi.
" Akasya kokulu bir kıza."
"Seni seviyorum." Diyip telefonu bir şey dememe müsade etmeden kapattı.
Ben ise söylediği kelimelerle baş başa kaldım.
Emek vererek yazıyorum destek olur musun 🐚 🍸
Yorumunu ve beğenini alırımmmm 🖤🕯️
