Boğazını temizleyip sırıttı.
Ahu'ya daha bizden bahsetmemiştim. Vakit olmamıştı daha doğrusu.
Ahu yanıma gel otur işareti yaptığında rahatlayarak yanına oturdum.
Bakışlarım çaprazımda ki koltuğa çekildiğin de onun da beni incelediğini gördüm.
Altı saniyelik göz kurmak bile kalbime büyük bir sarsıntı bırakmıştı.
Asker kıyafeti ona çok yakışıyordu. Ve attığı fotoğrafta 1.80 falan gözüküyordu. Şimdi ise 1.90dı resmen.
Kuzeyin hemen yanında duran kız bana bakıp " çalışıyor musun yoksa okuyor mu?"
"Okuyorum. Konservatuar müzik bölümü hobi olarak modern dans çalışıyorum." Dedim gülümseyerek.
"Akasya." İsmimi duyduğum an göz göze gelmemek için uğraştığım adama döndüm.
Ahu abisine bir bana baktı. "Şey ben Akasya'yı bir iki dakikalığına kaçırsam?"
Kuzey tamam anlamında kafasını salladı.
Biz Ahu ile ayağa kalktığımız da bana soru soran kız ve yanındaki de bizle geldi. Mutfağa geçtiğimizde ikisiyle de tanıştım.
Kuzeyin bahsettiği gibi Duygu ve Ceydaydı isimleri.
Sabah kahvaltısını birlikte hazırlayıp bahçeye çıkmıştık. Kuzeyi, Onuru ve Alperi çağırıp kahvaltı yapmaya başladık.
İki saat sonra herkesle kaynaşmıştım en çok Onur şakacıydı. Onur masa da bana dönerek
"Akasya bak şimdi." Diyip leblebiyi havaya atıp ağzıyla yakaladı.
Herkes gülüşüp Onuru alkış yağmuruna tuttu.
Alper soğuk bakışlar atarak "şuna bak sokakta bunu görsem asker asla sanmam."
Onur göz devirerek "sen ilk önce kendine bak ya!"
Masadakiler onları ayırmaya çalışırken telefonuma gelen bildirim sesiyle elime aldım.
Mesaj Kuzeyden gelmişti. "Adam karşı sandalyen de oturuyor Akasya." İç sesimle birden aydınlanma geldiğinde bakışlarımı ona çıkamadan mesajı okumaya başladım.
Komutanımm: neden bana bakmıyorsun?
Akasyakolulu: bilmem.
Komutanımm: nasıl bilmem?
Komutanımm: sadece iki dakika baksan nolur ?
Komutanımm: o hasret kaldığım gözlerini görsem nolur?
Akasyakokulu: :)
Hafifçe sırıtıp omuz silkip telefonu masaya bıraktım. Gözlerim sanki ona bakmak istiyormuş gibi kilitlendi.
Kalbim hiç olmadığı kadar hızlı atmaya başlamıştı.
Kendime sakin ol komutları söylüyordum ama ne işe yarardı o bana böyle bakarken.
Gözlerimi ayırıp masa da duran bitmiş sürahiyi alıp doldurmak bahanesiyle mutfağa gittim.
Mermerin üstüne sürahiyi koyup kendime bir bardak soğuk su aldım.
Mutfağın perdesi hareket ettiğinde arkamdan büyük cüsseli bir gölge geçip karşıdaki sandalyeye oturdu.
O anda kilitlenip arkamı dönemedim.
"Neden benden kaçıyorsun Akasyakokulu?"
Adımı ilk kez ağzından sesli olarak duymuştum.
Cesaretimi toplayıp " Bilmiyorum. Bende değişik hisler uyandırıyorsun ve hazır mıyım değil miyim bilmiyorum. Bu beni korkutuyor."
Oturduğu sandalyeden kalkıp elimi tuttu. Yanında kendimi 1.75 olmama rağmen cüce gibi hissettim.
Teninin tenime ilk kez değişiydi. Ürperdim.
"Aynı şey benim içinde geçerli. Akasya bak ben hiç kimseye böyle hissetmemiştim. "
Diğer elini kaldırıp önüme gelen saçımı kulağımın arkasına sıkıştırdı. "Yanımda rahat ol çünkü ben öyle hissediyorum."
Bende öbür elini tuttuğum da yerde olan bakışlarımı gözlerine kenetledim.
"Akasya?"
İçeriye Ceyda girdiğinde hızlıca ayrılıp buzdolabından soğuk suyu çıkardım.
"Evet?"
"Bir şey oldu mu diye bakmaya gelmiştim merak ettik de." Kuzey mutfaktan ayrılıp bahçeye gittiğinde Ceyda yanıma gelip " Kuzeyle az önce gördüklerim gerçekti değil mi?"
"Hayır." Diyip kısa bir cevapla geçiştirdim.
"Akasya bak belki bilmiyorsundur ama Kuzeyin sevgilisi var hatta geçen yaz nişanlandılar bile-"
"Ne!"
"Bana öyle bir şey dememişti. Yani yalan neden söylesin ki?"
"Sen Kuzeyi boş ver daha iyilerine layıksın." Ceyda oturduğu sandalyeden kalkıp mutfaktan çıktı.
Bunu bana nasıl yapardı? Kuzey bunu nasıl yapar?
Yapmaz. "Yapmış işte görmüyor musun kızım?"
"Sus. Sus lütfen. Düşünmem gerek."
"Akasya?" Ahu' nun sesini duyduğumda ona döndüm.
"Kimle konuşuyorsun?"
"Ahu benim gitmem lazım." Hızlıca mutfaktan çıkıp kendimi dış kapının ardına atarak sahil kıyısına koşmaya başladım.
Emek vererek yazıyorumdestek olur musun 🐚 🍸
Sevgili okur yorumun benim için önem taşıyor yorum yaparsan sevinirim.


