İçeriğe geç

Ajanın İzinde

Bölüm 3 · 8 dk okuma

Ajanın İzinde

Bölüm 3

2.BÖLÜM

Şuan bir çatışmanın ortasındaydık ve sadece iki kişiydik iyi ki yanımızda yedek bataryamız vardı yoksa çoktan ölmüştük aslında çoğu adamı öldürmüştük ama geri kalanlar kolay değildi ya bunlar ajan gibiydi ama kendilerini açıkça göstermeleri ajan olmadıklarını gösteriyordu ve ayrıca hiç işimiz tokmuş gibi Melis`i koruyorduk çok zor bir durumun içindeydik ki öldürdüğüm adama çok sevinmiştim sadece bir tane kalmıştı onu da çok şaşırdığım biri öldürmüştü Melis nasıl ya bu kız ne ara silah kullanmayı öğrenmişti muhtemelen Oktay ona şimdiden öğretmeye başlamıştı. Hemen Melis`in yanına koştum:

-Aferin lan sana ne çabuk öğrenmişsin

-Sence onun işimi Açelya

-Hayır, çünkü o insanları öldürmeyi seviyor yani beni kendisi öldürecek.

Oktay`ın benim için yaptırdığı ev mahvolmuştu aslında üzülmüştüm ama yaptırırdım sorun değildi.

-Artık burası da güvenli değil Açelya abla

-Hayır, fazlasıyla güvenli çünkü onlarında tüm sülalesi şu anda öldü yani biri daha gitti.

-Peki, kaçı kaldı?

-Sadece iki biri nefes kadar yanımda diğeri ise onun patronu yani patron ölürse o da ölür Oktay işlemleri başlat.

-Ne işlemi bana da söyleyin.

-İlerde anlayacaksın güzelim sadece sabret

-Peki, her şeyin bir zamanı var değil mi neyse neredeyse bir saattir çatışmadasınız ben size yiyecek bir şey hazırlayayım.

-Düşünceli yeğenim benim o güzel tostundan yap bakalım bize

-Oktay evde yiyecek bir şey var mı?

-Evet, çok fazla şey var

-Neden ki

-Çünkü Açelya yemek yapmayı çok sever ama beceremez.

Bu sözlerden sonra onun kafasına vurabildiğim kadar sert vurmuştum:

-Ah! Acıdı lan

-Hak ettin sen

-Güzelim bir şey söylemeyecek misin?

-Doğru harekete bir şey söylenmez

-Canım yeğenim benim seni çok seviyorum

-Sana tost yok Oktay

-Tamam tamam Açelya`nın yemekleri çok güzel

-İşte böyle yola gelirsin

1 Saat sonra

Onlar evlerine gitmişti bense camcı çağırıp tüm camları kurşun geçirmez yaptırmıştım sürekli bu camlarla uğraşamam değil mi yani. Bir duş alıp rahatladım ama hala izleniyordum biliyordum artık bu durum canımı sıkıyordu ne yapacaksa kartları açık oynasın.

-Eğer izlemek istersen giyinmeye başlayacağım çünkü utanmam bil yani

-Tamam çıkıyorum kapa gözlerini

-Neden kapatıyorum bence artık kartları açık oynamalıyız ne dersin daha eğlenceli olur.

-Kes sesini

-Şuan seni öldürebilirim biliyorsun değil mi? Ellerimin ne kadar hızlı olduğunu görmek ister misin?

-Tamam sen istedin çıkıyorum karşına madem açık kart seviyorsun o zama…

Cümlesini bitirmeden arkamı döndüm ve anlamadığım bir biçimde kalbim hızlanmaya başlamıştı Allah`ım ne oluyor bana

-Sen nasıl bildin arkanda olduğumu

-Benim bir ajan olduğumu unuttuğunu düşünüyorum.

-Yani gerçekten bu kadar kuvvetli mi hisleriniz?

-Hepimizin değil ama çoğumuzun öyle saldırının nereden geleceğini bilemezsen ölürsün. Söyle bakalım adın ne?

-Yüzümü görmen yeterli devamını bilmene gerek yok.

-Ama kartları açık oynuyorduk.

-Tamam Alp benim adım git şimdi bildir de ekibine bul benim geçmişimi

-Ya ben psikopat mıyım? Ayrıca kendim zamanla öğrenebilirken bunu neden yapayım.

-Senin gibi iğrenç bir insanla daha fazla konuşmak bile midemi bulandırmaya yetiyor gidiyorum ben

-Dur, bekle benimle aynı evde kalacaksın.

-Neden

Bunun sebebini gerçekten bilmiyordum ama istiyordum azcık düşüneyim.

-Eğer benimle kalmazsan sana bu dünyayı dar ederim tüm sülalene kadar araştırıp işlediğin cinayetleri polise bildiririm muhtemelen de müebbet yersin ve hayatın mahvolur.

-Sen psikopatsın neyse tamam kalacağım ama açım ben

-Tamam sana yemek yapabilirim gel aşağıya gidelim ama önce o bıçağı karnından çıkar yoksa bana değil sana girebilir.

-Sen nasıl anladın lan

-Ajanları ve özellikle beni sorgulamayı bırak

Suikastçıma yemek yedirmiştim, onun için oda hazırlamıştım birde yatağının çarşafını falan geçirmiştim ya Allah aşkına ben neden bunları yapıyorum şimdiye kadar onu öldürmem gerekiyordu ama yapamıyordum. Ona tüm hizmetleri yaptıktan sonra odasını kilitleyip kendi odama gittim yatağa yatmıştım ama hala uyuyamıyordum, gözümü kapatınca sürekli gözümün önüne geliyordu köşeli bir çeneye sahipti gözleri kahverengiydi kahverengiye çalan saçları vardı çok da büyük olmayan kasları vardı giydiği dar tişört yüzünden karın kasları belli oluyordu galiba altılı baklavası vardı gerçekten çok yakışıklıydı galiba suikastçı olduğu için her şeyi siyahtı lan çoraplarına kadar siyahtı takıntılı adam, galiba kalbimi ele geçirmişti şimdi neden bizi duygulara kapılmamamız özelliklede aşık olmamamız için bu kadar sıkı eğittiklerini anlıyordum ona şiddet gösteremiyorduk onu öldüremiyorduk ve en kötüsü ise ben beni öldürecek olan adama aşık olmuştum ya kahretsin adam beni öldürmeye çalışsa ben ne yapacağım şuan ciddi anlamda korkuyordum daha önce aşık olmadığım için aşık olunca nasıl olduğumu bilmiyordum umarım sevdiğim kişiye karşı çok merhametli biri olmuyorumdur.

Uykusuz bir gecenin ardından sabah olmuştu tüm gece onu düşünmüştüm. Bana bir şey yapabileceğini düşündüğüm için Melis`i arayıp kahvaltıya onlara gitmiştim onunda odasına küçük bir tabak hazırlayıp bırakmıştım gönlüm el vermemişti aç kalmasına iyi ki erken uyanmıyordu. Melislere varmıştım.

-Hoş geldin Açelya abla

-Hoş buldum tatlım.

-Bu sabah fazla enerjiksin bakıyorum da

- Yok aynıyım ya

-Yok yok farklısında neyse geç içeri Oktay kalk artık Açelya abla geldi.

-Günaydın Açelya

-Oha ama artık lan ben seni kaç saattir kaldırmaya çalışıyorum bir Açelya sözüne nasıl kalktın.

-Travması var onun biz ajanlık eğitimi alırken bu kalmıyordu bende başından aşağıya buz gibi su döküyordum ama iki kova falan artık çocukta mekanizma oluşmuştu Açelya lafını duyduğu an hemen kalkıyordu.

-Oha Açelya abla

-Pislik Açelya niye anlattın şimdi bunu benim üzerimde kullanacak.

-Yok canım ben öyle şeyler yapmam.

Melis sinsi gözlerle Oktay`a bakmıştı.

-Al işte gözlerinden belli Allah`ım sabır ver bana, tamam güzelim sen bana onu yapma ben sen Oktay dediğin anda kalkacağım.

-Söz mü

-Söz söz

-Tamam bir tanem yapmayacağım hiç

-Oğlum sen kedi gibi bir şey olmuşun lan sen bunu eskiden görecektin herkese bağırıyordu şimdi sesi çıkmıyor.( Sesli bir şekilde gülmüştüm.)

-Kes Açelya ayrıca seninle konuşacaklarımız var.

-Ne var be konuşacağımız.

-Güzelim sen hazırla kahvaltıyı biz geliyoruz.

-Gel Açelya

-Geliyorum bekle

Onu takip ettim beni yatak odalarına getirmişti.

-Oğlum niye buraya geldik lan

-Melis`in tek bizi duyamayacağı yer burası şimdi söyle bakalım Alp kim

-S-sen bunu nereden biliyorsun yoksa kamera sistemimi sende de mi var

-Doğru tahmin zeki kız ya sen salak mısın Açelya kartları açık oynayalım ne ya birde gittin bir sürü bir şeyler yaptın çocuğa git bide aşık ol tam olsun.

-Ben aslında şey

-Saçmalama Açelya düşündüğüm şey olmadı değil mi sen seni öldürmek için tutulan bir adama aşık olmadın.

Bunları o kadar yüksek sesle söylemişti ki irkilmiştim.

-Ya bak nasıl oldu bilmiyorum ama galiba evet oldum.

-Ya sen ciddi olamazsın sen beni delirteceksin ben senin onu öldürmeni bekliyorum sen ona gidip aşık oluyorsun delireceğim ya

-Ne bağırıyorsun be ben sana yeğenime aşık olduğunu söyleyince böyle bağırdım mı?

-Aynı şey mi lan aynı şey mi ya şimdi sen ona kıyamazsan ama o sana kıyarsa o zaman ne yapacağız Açelya

-Daha önce kimseyi sevmedim yani belki de daha sert oluyorumdur bilmiyorum ne yapacağımı

Tam cümlemi bitirmiştim ki kapı bir anda açıldı ve Melis içeri düştü.

-Melis senin ne işin var orada

-Ş-şey ben

-Bizimi dinliyordun sen

-Ya yeter bıktım ya bana hiçbir şey söylemiyorsunuz kendimi dışlanmış hissetmeye başladım neden benden sürekli bir şeyler saklıyorsunuz ya ayrıca o kadar yüksek sesle bağırdın ki Oktay herkes seni duymuştur eminim ve sana küstüm.

-Neden ben ya neden Açelya değil

-Çünkü o bazı çok özel olmayan şeyleri anlatıyor ama sen bana hiçbir şeyden bahsetmiyorsun sözde senin eşin olacağım ama sen bana hiçbir şey anlatmıyor benimle ilgilenmiyorsun senin sevdiğin şeyleri bile öğrenemiyorum ve bunun sebeplerinden biri de sensin.

-Gerçekten mi ben senle ilgilenmiyor muyum b-ben farkında değildim güzelim neden bana bunları daha önce söylemedin istesen sana her şeyi anlatırdım ama ben sen bana sormayınca bende öğrenmek istemediğini düşündüm.

Oktay`ı ilk defa sesi titrerken görmüştüm ve bir kere daha anlamıştım ki Oktay Melis`i çok seviyordu Melis`i ne kadar iyi birinin ellerine bıraktığımı anlamıştım.

-Tamam gel buraya affettim, seni çok seviyorum.

-Bende seni çok seviyorum güzelim.

-Öğk

-(ikisi aynı anda) KES!

-T-tamam be

-Bu arada kahvaltı hazır hadi gidelim.

-Çok acıktım ya

-Bende özellikle sana bağırmak karnımı acıktırdı.

-Bana değil şu sol tarafımda gördüğün şeye kız benim suçum değil, ben demedim git beni öldürmek isteyen adama aşık ol diye.

-Gerçekten büyük sıkıntıları var.

-Bence de

Alp

Bu evde uyanmak sinirimi bozmuştu ya ben neden dün gece kaçmamıştım ki aslında bunu istemiştim ama ellerim kapıya gidemedi sağ tarafıma döndüğümde masanın üzerinde bir kahvaltı tabağı duruyordu muhtemelen yenice koymuştu çünkü domatesler suyunu daha salmamıştı. Aslında o kadının verdiği hiçbir şeyi yemek istemiyordum ama çok açtım umarım zehir yoktur bunlarda.

Kahvaltımı yapmıştım ve odadaki televizyondan bir şeyler izlemeye başlamıştım, telefonum yanımda yoktu ya almıştı ya da düşürmüştüm zaten eşofmanımın cebi çok güvenli değildi ama başka koyabileceğim yer yoktu.

Neredeyse akşam olmak üzereydi ama hala ne gelen vardı ne de giden galiba operasyonda evin kapısı kapandı galiba eve geldi ve odama daldı.

Açelya

-Merhaba ben geldim.

Ona dik dik bakmaya başladım.

-Ne bekliyorsun sana hoş geldin deyip sarılmama mı?

-En azından hoş geldin diyebilirdin neyse sana yemek getirdim acıkmışsındır.

-Sağ ol

-Bir şey değil.

Kapısını kilitleyip odadan çıkmıştım. Bugün o kadar yorulmuştum ki anlatamam tüm günüm bir hafta sonra yapılacak operasyon için araştırma yapmakla geçti ve buna Oktay da dahildi canımız çıkmıştı ve eve anca saat on bir buçukta gelebilmiştim, hemen bir duş alıp yatmaya karar verdim ancak içim de bir ses sürekli Alp`in odasına gidip nasıl uyuduğuna bakmamı söylüyor onun uyuduğunu biliyorum çünkü odasındaki kameradan görmüştüm.

İçimdeki sese ayak uydurdum ve onun odasına gidip bir yere gizlendim ve onu izlemeye başladım. Neredeyse bir saat onu izlemiştim çok güzel uyuyordu onun odasından çıkıp kendi odama gittim ve yattım.

Saat sabaha karşı beş gibi Oktay aramıştı:

-Ne oldu Oktay

-O y…

Bölüm sonu

3 yorum