Bölüme Başlamadan Önce En Az 10 Tane Emoji Yorumu Yapın; ⚜️ 🌸💜
❉ ⚜ ADEN ⚜ ❉
"Soypak ailesinden biriyle görüştüğünü düşünüyorum. Belki de iş içindir dedim ama,"
Gergince ellerini kavuşturdu.
"Senin adını duydum."
Derin bir nefes alıp verdim.
"Babam, Timur ailesiyle evlilik anlaşması yapmaya hazırlanıyor."
Gaye şaşkın şekilde yüzümü inceledi.
"Kiminle?"
"Aziz."
Birkaç saniye öylece bana baktı.
"Ama Aziz'in..."
Kafamı olumlu olarak salladım.
"Sevgilisi var." diye cümlesini tamamladım.
"O kıza bakarken gözleri ışıldıyor, Aden."
Sonra eliyle anında ağzını kapattı. Yanlış bir şey söylemiş gibi mahcup gözlerle bana baktı.
"Merak etme, bunu biliyorum."
Aralarını ben yapmıştım, nasıl bilmeyebilirdim?
Kız benim rus arkadaşlarımdan biriydi. Hatta 4 yıl aynı dairede kalmıştık, yani kendisi ev arkadaşımdı.
"O zaman siz, Aziz'le nasıl olacaksınız?"
Omuz silkeledim. "Henüz bilmiyorum, aslında bu konuda senden yardım isteyecektim."
"Tabii, elimden ne gelirse."
"Alışverişe ya da kuaföre diye çıksak, ben bir Aziz'le buluşsam olur mu?"
Gaye dudaklarını gergince birbirine bastırdı.
"Ama abin duyarsa ben biterim."
"Yine de seni kız kardeşim Yağmur'dan ayrı görmüyorum, Aden. Tamam, yapalım." dedi.
Buraya geldiğinde aileye uyum sağlaması için elimden geleni yapmıştım. Sanırım o zamanların hatrını kullanıyordum.
Yoksa Gaye böyle bir tehlikeyi göze alacak biri değildi. Abimle arasını bozacak olaylardan sürekli kaçınıyordu.
"Akşam yemeğinden sonra evden çıkamayız. Yarın kahvaltı yapıp çıkarız, olur mu?" diye sordum.
Kafasıyla beni onayladı. Üzerini rahat bir şeylerle değiştirdikten sonra aşağıya indik.
Azize: Duyduklarım doğru mu?
Titreyen telefonuma yemek masasının altından baktım. Evet, Aziz'i Azize diye kaydetmiştim. Lisede Azize diye bir arkadaşım vardı ve Aziz'i her seferinde o sanıyorlardı.
'Babam bu sabah söyledi, yarın öğlen xyz AVM'de buluşalım.'
Azize: Türkiye'de buluşmamız sorun olmayacak mı?
'Gaye benimle gelecek, o yanımızdayken bir şey olmaz diye tahmin ediyorum.'
Azize: Yani denk gelmişiz gibi yapacağız?
'Ee mecbur.'
Azize: Hayır o kadar aday içinde bizi eşleştirmeleri yok mu? Gerçekten bu kadar berbat gönül gözleri olamaz.
Azize: Kızım ben seninle hiçbir halt yapamam, benim gözümde sen sümüklü Aden'sin.
Gülümsememe engel olamadım. Birkaç kişinin bakışları bana dönünce ifadesiz yüzümü takınmaya çalıştım.
"Hayırdır, Aden?"
"Hala olacağım için mutluyum, abiciğim."
Kafasıyla beni onayladı.
"Aklından bebek mi geçiyordu?"
"Tabii ki. Gaye ile yarın alışverişe çıkacağız. Bebeğe bir sürü şey alacağım." diyerek içtenlikle gülümsedim.
Bunu gerçekten yapacaktım ama başka bir amacım daha vardı.
Abim bana göz kırptı ve önündeki tabağa geri döndü.
Babam, "Ceyhan." diyerek abime seslendi.
"Efendim, baba?"
"Birkaç gün içinde konsey toplantısı isteyeceğim, hazırlık yapabilir misin?"
Ceyhan abim kısa süre tepkisiz kaldı. Sanırım toplantı da evlilik anlaşmasını konuşacaklardı.
"Tabii baba yaparım, konu ne olacak?"
"Hasan'la, Aziz ve Aden arasında bir evlilik anlaşması yapmayı düşünüyoruz."
Hasan Timur, Alper eniştemin babasıydı. Haliyle de Aziz'in...
Fırat şaşkınlıkla kafasını babama çevirdi.
"Timur ailesiyle zaten akrabalık bağı kurduk? Onlara kız verdik, yeniden mi vereceğiz?" diye sordu.
Ablam Nil, Timur ailesinin en büyük oğlu Alper'le evliydi. Alper eniştem, şu an konseyde Timur ailesini temsil ediyordu.
Babamı masada ilk kez bu kadar kızgın gördüm.
"Ya ne olacaktı!? Biricik kızımı, Soypak ailesinden birine mi verseydim?"
"Hangisini tercih edersin, Fırat?"
"Kulüplerde sabahlayan zibidi Cenk'i mi yoksa işkenceci Tomris'i mi?"
Devrim'i söylememişti bile çünkü aramızda 6 yaş vardı. Bu aile için fazlaydı. Genelde birbirine denk yaşlar tercih edilirdi.
"Baba..."
Fırat'ın sözünü kararlı şekilde kesti.
"Kardeşin Aden, Aziz Timur'la evlenecek."
"Benim Soypak ailesine verilecek kadar değersiz bir kızım yok."
Yutkundum.
Bugün Devrim Soypak'la konuştuklarımızı babama söylemem gerekir miydi?
Abim Ceyhan, "Devrim peki?" diye sordu.
Babam dik şekilde abime baktı.
"Devrim seçenek bile değil, Ceyhan."
"Neden?" diye sordu.
Herkes bir abime bir de babama bakıyordu.
"Seyhan onunla okurken hepimiz onu yakından tanıdık. Zaten birlikte büyüdük. Hadi diğer kardeşleri dediğin gibiler. Ama Devrim öyle biri değil."
"Devrim, o koltukta oturabilmek için her şeyi yapmaya hazır. Sence kız kardeşine bu hırsla neler yapar, bir fikrin var mı?"
"Ya yapmazsa? Neden bunu varsayıyoruz?"
Babam şiddetle başını çevirdi.
"Bunun ihtimaline bile katlanamıyorum, sen nasıl katlanabiliyorsun?"
"Kız kardeşine zarar verirse ne halt edeceğiz?"
Fırat, "Babam haklı." dedi.
"Devrim konseyin sefiri, ona bu şekilde bile karşı gelmek çok zor. Eğer Aden'e zarar verirse, onun karşısında durmak ve yanından Aden'i almak imkansız olur."
Abim, "Yine de Soypak ailesiyle bir akrabalık bağımız olmayacak. Diğer aileler birbirleriyle evlilik anlaşması yaparken biz bu konuda geride kalacağız." dedi.
Babam son noktayı koyarak, "Benim Soypak ailesine verilecek ne kızım ne de oğlum var. Kapatın artık şu konuyu!" diye kızdı.
Annem ve Gaye, günlük konular açmaya çalışırken ben sessizce yemeğimi bitirdim.
Fırat haklıydı, ben de onun gibi düşünüyordum. O ailede benim gibi olan kimse yoktu ve beni çok rahat ezerlerdi.
Yine de... Devrim'in bakışlarını unutamıyordum.
Ceyhan abimden büyüktü ama ona bir kez bile Devrim abi dememiştim. Her zaman ismiyle seslenmiştim. Bunun nedenini tam olarak hatırlamıyordum.
Sanırım küçükken babam böyle tembihlemişti çünkü ondan başkasını dinlemeyecek kadar haylazdım.
Büyüdüm ve değiştim.
O hallerimi derimin altına gömdüm ve kapısını sıkıca kilitledim.
Tatlıyı yerken babam, "Kardeşinin eğitimleri nasıl gidiyor?" diye sordu.
Abim Ceyhan, "Aden'le her ihtimale karşı silahlar ve bedensel savunma üzerine çalışıyoruz." dedi.
Sonra da yüzünü buruşturdu. "Çok bir ilerleme katettiğimiz söylenemez."
Yutkundum ve bakışlarımı ellerime çevirdim.
Gerçekten bu ailenin yüz karası bendim. Elimden hiçbir iş gelmiyordu, onlar gibi cesur ve güçlü de değildim. Dikkatimi çeken sadece sanatsal konulardı.
Gaye bana, "Burada çalışmaya devam edecek misin?" diye sordu.
"İnternetten aldığım birkaç iş var. Bir de yayın şirketiyle anlaşmam devam ediyor."
Göz ucuyla babama baktım, sonra da abime döndüm.
"Haftada birkaç gün gidebileceğim bir kayıt stüdyosu olsa yeterli olur." dedim.
Seslendirmendim. Özellikle anime ve uzak doğu kültürüne ait diziler ya da filmler için tercih ediliyordum.
Aynı zamanda jingle müzikleri de yapıyordum ve teliflerinden her ay belli bir miktar kazanç elde ediyordum. Bir nevi pasif gelirim vardı.
Gerçi benim hiçbir zaman parayla ilgili bir derdim olmamıştı. Hem az harcıyordum, hem de babam banka hesabımı hiç boş bırakmıyordu.
Öylece bekleyen ufak bir birikimim vardı. 200 bin ya da 300 bin dolar kadardı.
Rusya'da rahat yaşayabilmem için babam benim üzerime ev ve araba almıştı. Genelde bana doğum günlerimde farklı ülkelerden ya da şehirlerden gayrimenkul hediye ederdi.
Ben... bunlara hiç ihtiyaç duymadım.
Nil, sadece bir gecede bu rakamları harcardı. Kıyafetleri ve mücevherleri servet değerindeydi.
Ama ben bu konuda hiçbir kardeşime benzemiyordum.
Sadece işimi yapabileceğim ufak bir alan, yatak ve yemek benim için yeterliydi. Çoğu zaman insan dahi aramazdım.
Abimin sesiyle düşüncelerimden sıyrıldım. "Tamam ayarlarım, Aden."
Yemekten sonra odama kapandım ve tüm gece hiç durmadan çeviri yaptım. Aslında bu benim işim değildi ama sonraki bölümleri merak etmiştim ve buna komple odaklanmıştım.
𓆸 𖧧 DEVRİM 𖧧 𓆸
Pamuğum akşam yemeğine kadar benimle takıldı.
Akşam yemeği eğlenceli geçmişti çünkü tüm aile bir aradaydık. Aybüke'm eve geldiğinde tamamlanmış hissediyordum.
''Kılıç ailesiyle her şey yolunda mı, güzelim?''
Aybüke kızının ağzına çatalı götürürken, ''Geçen gün Alex'le yapılan anlaşmayı konuştular. Sanırım birkaç güne seninle görüşmek isteyecekler.'' dedi.
Alex'e dönerek, ''Serra ile Mehir'i konuşurken duydum. Senden son derece etkilenmişler, ne kadar zeki olduğunu söylüyorlardı.'' dedi.
Alex utangaç bir gülümseme takındı ve olduğu yerde dikleşti.
Anneme döndüm. ''Yakında Alex ve Mehir'in evlilik anlaşmasını duyurmak için nişan partisi verebiliriz, sen şimdiden hazırlıklara başla anne.''
Heyecanla bana baktı ve kafasını olumlu olarak salladı.
Aybars'ın eşi yerinde huzursuzca kıpırdandı.
''Bir sorun mu var?'' diye sordum.
Tereddüt ederek yüzüme baktı ve ardından dudaklarını araladı.
Aden'in Aziz'i Azize olarak kaydetmesi?
Aden ve Aziz buluşmasında neler yaşanacak?
Aziz'in kız arkadaşı aslında Aden'in ev arkadaşı, bu nasıl yanlış anlaşılmalara neden olabilir?
Devrim buluştuklarını duyarsa neler hisseder?
Aden'in babasının Soypak ailesi karşısındaki tepkisi?

Bölüme Başlamadan Önce En Az 10 Tane Emoji Yorumu Yapın; ⚜️ 🌸💜
❉ ⚜ ADEN ⚜ ❉
"Soypak ailesinden biriyle görüştüğünü düşünüyorum. Belki de iş içindir dedim ama,"
Gergince ellerini kavuşturdu.
"Senin adını duydum."
Derin bir nefes alıp verdim.
"Babam, Timur ailesiyle evlilik anlaşması yapmaya hazırlanıyor."
Gaye şaşkın şekilde yüzümü inceledi.
"Kiminle?"
"Aziz."
Birkaç saniye öylece bana baktı.
"Ama Aziz'in..."
Kafamı olumlu olarak salladım.
"Sevgilisi var." diye cümlesini tamamladım.
"O kıza bakarken gözleri ışıldıyor, Aden."
Sonra eliyle anında ağzını kapattı. Yanlış bir şey söylemiş gibi mahcup gözlerle bana baktı.
"Merak etme, bunu biliyorum."
Aralarını ben yapmıştım, nasıl bilmeyebilirdim?
Kız benim rus arkadaşlarımdan biriydi. Hatta 4 yıl aynı dairede kalmıştık, yani kendisi ev arkadaşımdı.
"O zaman siz, Aziz'le nasıl olacaksınız?"
Omuz silkeledim. "Henüz bilmiyorum, aslında bu konuda senden yardım isteyecektim."
"Tabii, elimden ne gelirse."
"Alışverişe ya da kuaföre diye çıksak, ben bir Aziz'le buluşsam olur mu?"
Gaye dudaklarını gergince birbirine bastırdı.
"Ama abin duyarsa ben biterim."
"Yine de seni kız kardeşim Yağmur'dan ayrı görmüyorum, Aden. Tamam, yapalım." dedi.
Buraya geldiğinde aileye uyum sağlaması için elimden geleni yapmıştım. Sanırım o zamanların hatrını kullanıyordum.
Yoksa Gaye böyle bir tehlikeyi göze alacak biri değildi. Abimle arasını bozacak olaylardan sürekli kaçınıyordu.
"Akşam yemeğinden sonra evden çıkamayız. Yarın kahvaltı yapıp çıkarız, olur mu?" diye sordum.
Kafasıyla beni onayladı. Üzerini rahat bir şeylerle değiştirdikten sonra aşağıya indik.
Azize: Duyduklarım doğru mu?
Titreyen telefonuma yemek masasının altından baktım. Evet, Aziz'i Azize diye kaydetmiştim. Lisede Azize diye bir arkadaşım vardı ve Aziz'i her seferinde o sanıyorlardı.
'Babam bu sabah söyledi, yarın öğlen xyz AVM'de buluşalım.'
Azize: Türkiye'de buluşmamız sorun olmayacak mı?
'Gaye benimle gelecek, o yanımızdayken bir şey olmaz diye tahmin ediyorum.'
Azize: Yani denk gelmişiz gibi yapacağız?
'Ee mecbur.'
Azize: Hayır o kadar aday içinde bizi eşleştirmeleri yok mu? Gerçekten bu kadar berbat gönül gözleri olamaz.
Azize: Kızım ben seninle hiçbir halt yapamam, benim gözümde sen sümüklü Aden'sin.
Gülümsememe engel olamadım. Birkaç kişinin bakışları bana dönünce ifadesiz yüzümü takınmaya çalıştım.
"Hayırdır, Aden?"
"Hala olacağım için mutluyum, abiciğim."
Kafasıyla beni onayladı.
"Aklından bebek mi geçiyordu?"
"Tabii ki. Gaye ile yarın alışverişe çıkacağız. Bebeğe bir sürü şey alacağım." diyerek içtenlikle gülümsedim.
Bunu gerçekten yapacaktım ama başka bir amacım daha vardı.
Abim bana göz kırptı ve önündeki tabağa geri döndü.
Babam, "Ceyhan." diyerek abime seslendi.
"Efendim, baba?"
"Birkaç gün içinde konsey toplantısı isteyeceğim, hazırlık yapabilir misin?"
Ceyhan abim kısa süre tepkisiz kaldı. Sanırım toplantı da evlilik anlaşmasını konuşacaklardı.
"Tabii baba yaparım, konu ne olacak?"
"Hasan'la, Aziz ve Aden arasında bir evlilik anlaşması yapmayı düşünüyoruz."
Hasan Timur, Alper eniştemin babasıydı. Haliyle de Aziz'in...
Fırat şaşkınlıkla kafasını babama çevirdi.
"Timur ailesiyle zaten akrabalık bağı kurduk? Onlara kız verdik, yeniden mi vereceğiz?" diye sordu.
Ablam Nil, Timur ailesinin en büyük oğlu Alper'le evliydi. Alper eniştem, şu an konseyde Timur ailesini temsil ediyordu.
Babamı masada ilk kez bu kadar kızgın gördüm.
"Ya ne olacaktı!? Biricik kızımı, Soypak ailesinden birine mi verseydim?"
"Hangisini tercih edersin, Fırat?"
"Kulüplerde sabahlayan zibidi Cenk'i mi yoksa işkenceci Tomris'i mi?"
Devrim'i söylememişti bile çünkü aramızda 6 yaş vardı. Bu aile için fazlaydı. Genelde birbirine denk yaşlar tercih edilirdi.
"Baba..."
Fırat'ın sözünü kararlı şekilde kesti.
"Kardeşin Aden, Aziz Timur'la evlenecek."
"Benim Soypak ailesine verilecek kadar değersiz bir kızım yok."
Yutkundum.
Bugün Devrim Soypak'la konuştuklarımızı babama söylemem gerekir miydi?
Abim Ceyhan, "Devrim peki?" diye sordu.
Babam dik şekilde abime baktı.
"Devrim seçenek bile değil, Ceyhan."
"Neden?" diye sordu.
Herkes bir abime bir de babama bakıyordu.
"Seyhan onunla okurken hepimiz onu yakından tanıdık. Zaten birlikte büyüdük. Hadi diğer kardeşleri dediğin gibiler. Ama Devrim öyle biri değil."
"Devrim, o koltukta oturabilmek için her şeyi yapmaya hazır. Sence kız kardeşine bu hırsla neler yapar, bir fikrin var mı?"
"Ya yapmazsa? Neden bunu varsayıyoruz?"
Babam şiddetle başını çevirdi.
"Bunun ihtimaline bile katlanamıyorum, sen nasıl katlanabiliyorsun?"
"Kız kardeşine zarar verirse ne halt edeceğiz?"
Fırat, "Babam haklı." dedi.
"Devrim konseyin sefiri, ona bu şekilde bile karşı gelmek çok zor. Eğer Aden'e zarar verirse, onun karşısında durmak ve yanından Aden'i almak imkansız olur."
Abim, "Yine de Soypak ailesiyle bir akrabalık bağımız olmayacak. Diğer aileler birbirleriyle evlilik anlaşması yaparken biz bu konuda geride kalacağız." dedi.
Babam son noktayı koyarak, "Benim Soypak ailesine verilecek ne kızım ne de oğlum var. Kapatın artık şu konuyu!" diye kızdı.
Annem ve Gaye, günlük konular açmaya çalışırken ben sessizce yemeğimi bitirdim.
Fırat haklıydı, ben de onun gibi düşünüyordum. O ailede benim gibi olan kimse yoktu ve beni çok rahat ezerlerdi.
Yine de... Devrim'in bakışlarını unutamıyordum.
Ceyhan abimden büyüktü ama ona bir kez bile Devrim abi dememiştim. Her zaman ismiyle seslenmiştim. Bunun nedenini tam olarak hatırlamıyordum.
Sanırım küçükken babam böyle tembihlemişti çünkü ondan başkasını dinlemeyecek kadar haylazdım.
Büyüdüm ve değiştim.
O hallerimi derimin altına gömdüm ve kapısını sıkıca kilitledim.
Tatlıyı yerken babam, "Kardeşinin eğitimleri nasıl gidiyor?" diye sordu.
Abim Ceyhan, "Aden'le her ihtimale karşı silahlar ve bedensel savunma üzerine çalışıyoruz." dedi.
Sonra da yüzünü buruşturdu. "Çok bir ilerleme katettiğimiz söylenemez."
Yutkundum ve bakışlarımı ellerime çevirdim.
Gerçekten bu ailenin yüz karası bendim. Elimden hiçbir iş gelmiyordu, onlar gibi cesur ve güçlü de değildim. Dikkatimi çeken sadece sanatsal konulardı.
Gaye bana, "Burada çalışmaya devam edecek misin?" diye sordu.
"İnternetten aldığım birkaç iş var. Bir de yayın şirketiyle anlaşmam devam ediyor."
Göz ucuyla babama baktım, sonra da abime döndüm.
"Haftada birkaç gün gidebileceğim bir kayıt stüdyosu olsa yeterli olur." dedim.
Seslendirmendim. Özellikle anime ve uzak doğu kültürüne ait diziler ya da filmler için tercih ediliyordum.
Aynı zamanda jingle müzikleri de yapıyordum ve teliflerinden her ay belli bir miktar kazanç elde ediyordum. Bir nevi pasif gelirim vardı.
Gerçi benim hiçbir zaman parayla ilgili bir derdim olmamıştı. Hem az harcıyordum, hem de babam banka hesabımı hiç boş bırakmıyordu.
Öylece bekleyen ufak bir birikimim vardı. 200 bin ya da 300 bin dolar kadardı.
Rusya'da rahat yaşayabilmem için babam benim üzerime ev ve araba almıştı. Genelde bana doğum günlerimde farklı ülkelerden ya da şehirlerden gayrimenkul hediye ederdi.
Ben... bunlara hiç ihtiyaç duymadım.
Nil, sadece bir gecede bu rakamları harcardı. Kıyafetleri ve mücevherleri servet değerindeydi.
Ama ben bu konuda hiçbir kardeşime benzemiyordum.
Sadece işimi yapabileceğim ufak bir alan, yatak ve yemek benim için yeterliydi. Çoğu zaman insan dahi aramazdım.
Abimin sesiyle düşüncelerimden sıyrıldım. "Tamam ayarlarım, Aden."
Yemekten sonra odama kapandım ve tüm gece hiç durmadan çeviri yaptım. Aslında bu benim işim değildi ama sonraki bölümleri merak etmiştim ve buna komple odaklanmıştım.

𓆸 𖧧 DEVRİM 𖧧 𓆸
Pamuğum akşam yemeğine kadar benimle takıldı.
Akşam yemeği eğlenceli geçmişti çünkü tüm aile bir aradaydık. Aybüke'm eve geldiğinde tamamlanmış hissediyordum.
''Kılıç ailesiyle her şey yolunda mı, güzelim?''
Aybüke kızının ağzına çatalı götürürken, ''Geçen gün Alex'le yapılan anlaşmayı konuştular. Sanırım birkaç güne seninle görüşmek isteyecekler.'' dedi.
Alex'e dönerek, ''Serra ile Mehir'i konuşurken duydum. Senden son derece etkilenmişler, ne kadar zeki olduğunu söylüyorlardı.'' dedi.
Alex utangaç bir gülümseme takındı ve olduğu yerde dikleşti.
Anneme döndüm. ''Yakında Alex ve Mehir'in evlilik anlaşmasını duyurmak için nişan partisi verebiliriz, sen şimdiden hazırlıklara başla anne.''
Heyecanla bana baktı ve kafasını olumlu olarak salladı.
Aybars'ın eşi yerinde huysuzca kıpırdandı.
''Bir sorun mu var?'' diye sordum.
Tereddüt ederek yüzüme baktı ve ardından dudaklarını araladı.
Aden'in Aziz'i Azize olarak kaydetmesi?
Aden ve Aziz buluşmasında neler yaşanacak?
Aziz'in kız arkadaşı aslında Aden'in ev arkadaşı, bu nasıl yanlış anlaşılmalara neden olabilir?
Devrim buluştuklarını duyarsa neler hisseder?
Aden'in babasının Soypak ailesi karşısındaki tepkisi?

