İçeriğe geç

AİDİYET - ADEN & DEVRİM

Bölüm 2 · 6 dk okuma

AİDİYET - ADEN & DEVRİM

Bölüm 2

1.0

Bölüme Başlamadan Önce En Az 10 Tane Emoji Yorumu Yapın; ⚜️ 🌸💜

(BAŞLANGIÇ TARİHİ: 28.12.2024)

❉ ⚜ ADEN ⚜ ❉

''Rusya'dan bugün döndüm, anne.'' diye isyan ettim.

Annem kafasını salladı ve odamdaki camı açtı.

''Gülizar'ın kızı dönmüş, derneğe kadar gelmezse darılırız dediler. Mecbur geleceksin yavrum.''

Parmağıyla banyoyu gösterdi. ''Hadi hazırlan, Aden.''

''Anne şu an beynim çalışmıyor,''

''Gerçekten.''

Odamın kapısının tıklatılmasıyla yatakta doğruldum. Babam kafasını uzatarak bir anneme bir de bana baktı.

''Gülizar Hanım, müsaade edersen birkaç dakika kızımla konuşmak istiyorum.''

Annem usulca babama onay verdi ve odamdan ayrıldı.

''Baba?'' diye merakla sordum.

Genelde bu şekilde odama girmezdi.

Gerçi son yıllarda yalnızca birkaç kez yüz yüze görüşebilmiştik.

''Gelebilir miyim?''

Yatakta bağdaş kurarak oturdum. ''Elbette, lütfen gel.''

Babam içeriye girdi ve adımlarını yatağıma yönlendirdi. Ardından da yanıma oturdu.

Ellerimi tutup kendisine çekince anlamaz bakışlarımla onu inceledim.

''Bir sorun mu var, baba?''

Kafasını olumlu olarak salladı.

''Sorun denemez... sadece,''

''Hayırlı bir iş diyebiliriz.''

Yutkundum, ne demek istediğini anlamıştım.

''Kim?'' diye sordum.

Bizim gibi ailelerde anlaşmalı evlilikler son derece normaldi. Aslında yaşım gereği çok bile beklemişlerdi.

Biz beş kardeştik ve tüm kardeşlerimin evlilik anlaşmaları vardı. Sırasıyla; Seyhan, Ceyhan, Nil, Fırat ve Aden. İsimlerimiz bu şekildeydi.

Seyhan ablam, Ceyhan abim ve Nil ablam, köklü ailelerin çocuklarıyla evlenmişlerdi.

Fırat ise aynı şekilde bir ailenin kızıyla anlaşmalı şekilde nişanlanmıştı.

Babamın ve annemin bize verdikleri isimler ise... evet, son derece ilginçti.

''Aziz Timur.''

Babamın dudaklarından dökülen isimle gözlerimi kırpıştırdım. Aziz yıllardır dostumdu.

Kim en yakın arkadaşıyla evlenmek isterdi ki?

Tabii ailelerimiz bu tarz arkadaşlıklara sıcak bakmadığı için, biz bunu Aziz'le saklamak zorunda kalmıştık.

''Aziz Timur olmak zorunda mı?''

Babam merakla, ''Neden?'' diye sordu.

Sonra da düşünceli şekilde odamda gözlerini gezdirdi.

''Kişiliğiniz ve hobileriniz son derece benzer, birbirinize uyum sağlayacağınızı düşündük.''

Gerçekten de öyleydi, birbirimizle çok iyi anlaşırdık. Ama bir erkek ve bir kadın arasında beklenen kıvılcımlar bizim aramızda yoktu. Hiç olmamıştı.

''Aziz'in,'' Babam hitap ediş şeklimden dolayı tek kaşını havaya kaldırdı.

''Aziz Bey'in bir kız arkadaşı olduğunu duymuştum.''

Kafasını sallayarak, ''Öyle mi?'' dedi.

''Seni yok saymasına ya da küçük düşürmesine asla izin vermem. Bu konuda, Aziz'i ve ailesini uyaracağım.''

''Baba...'' diye fısıldadım.

''Neden Timur ailesinden biri olmalı?''

Ellerimi kalın parmaklarıyla usulca okşadı.

''Sen burada yokken Soypak ailesi çok fazla güçlendi, Aden.''

''Devrim Soypak hiç durmuyor, bir saniye bile dinlenmiyor. Onu basit anlaşmalarla yenemeyiz.''

''Hatta... şu an ona denk olmak bile zor. Arada uçurumlar oluşursa konseydeki aileler huysuzlanmaya başlar ve sonrası tam anlamıyla felaket olur.''

Babam bana hafifçe gülümsedi. ''En azından açılan farkı kapatmalıyız.''

Bunun için benim Aziz'le evlenmem mi gerekiyordu?

''Ekin Bey ya da Gediz Bey?'' derken babam sözümü kesti.

''Onlar sana uygun değiller, seni yaralarlar.''

Kafasını şiddetli şekilde olumsuz olarak salladı.

''Ben kimsenin biricik kızımı incitmesine izin vermem, Aden.''

Babamın sert çehresini merakla inceledim.

''Başka bir aile benim için anlaşma teklif etti mi?''

Birkaç saniye yüzümü izledi.

En sonunda yenilgiyle, ''Evet.'' dedi.

''Yaşını dolduralı çok oldu Aden, haliyle birçok aile senin için anlaşma teklifi yaptı.''

''Ben... sana uyacak birini beklemiştim. Çünkü ne kadar kırılgan bir yapıda olduğunu biliyorum.''

Dudaklarım şaşkınlıkla aralandı.

Babam doğru söylüyordu, ablalarımın aksine içine kapanık biriydim.

Onlar evlenmeden önce, ailemizin yasaklarını delmek konusunda son derece ısrarlıydılar.

Bense bu korumacı tavrın nedenini anlıyor ve aileme karşı çıkmıyordum.

Onların belirlediği özgürlük sınırları çerçevesinde hayatımı idame ettiriyordum.

''Asıl mesela bu mu? Timur ailesi siyasetle ilgileniyor ve diğer aileler gibi illegal işleri yok.''

Babam içtenlikle kafasını olumlu olarak salladı.

Beni dünyadaki kötülüklerden uzak tutmaya çalışıyordu.

Korunaklı olarak yaşadığım 23 yıldan sonra, babam bir silah tüccarıyla ya da yasaklı madde taciriyle evlenmemi istemiyordu. Haklıydı.

''Peki babacığım, sen nasıl uygun gördüysen öyle olsun.''

Aziz'le bir an önce konuşmalıydım, onunla birlikte orta yolu bulabilirdik.

En azından Bartu Yavuz gibi sapkın bir adamla evlendirilmiyordum.

Yavuz ailesi, Türkiye'deki kaçakçılık işinin başındaydı. Ve benden birkaç yaş büyük olan Bartu, gerçekten ailedeki en psikopat kişiydi.

Babam alnımdan öperek, "Teşekkür ederim, kızım." dedi ve yataktan kalktı.

"Hadi kahvaltıya gel, Aden."

Kafamla babamı onayladım ve doğruca banyoya ilerledim.

Kısa sürede hazırlandıktan sonra aşağıya indim.

"Günaydın, Özkan ailesi."

Babam bana gülümserken annem sandalyemi işaret etti.

"Günaydın, Aden."

Fırat'a bakarak gülümsedim, aramızda yalnızca bir yaş vardı. O yüzden birbirimize yakın büyümüştük.

"Vay canına! Evin hiç bu kadar sessiz olduğunu görmemiştim."

Babam hüzünlü şekilde masadaki boş sandalyeleri süzdü.

"Evet, kahvaltıda normalde hiç susmazdınız."

Fırat arsızca, "Kim dedi beş tane yapın diye?" dediğinde babam anında kaşlarını çattı.

Annemse, "Fırat!" diye onu uyardı.

Lafı değiştirmek amacıyla, "Anne, Ceyhan abim ve Gaye neredeler?" diye sordum.

Gaye benden birkaç yaş büyüktü. Gediz'in en büyük ablasıydı. Gaye'nin ve Gediz Abay'ın ailesi silah ticareti yapıyordu.

Benim ailemse ticareti yapılan ne varsa, bunların lojistiğinden sorumluydu. Babam Hamza Özkan, Ceyhan abim ve Fırat, bununla ilgileniyordu.

"Onların bugün özel işleri vardı, canım."

Annem, babamın ve abimin bakmadığına emin olduktan sonra 'hastanedeler' diyerek dudaklarını oynattı.

Gülümseyerek kafamı salladım.

Abim ve Gaye, yakın zamanda çocuk istediklerine karar vermişlerdi ve bunun için doktora gitmişlerdi.

Belki de bugün onlar eve gelince sevindirici haberler alabilirdik.

"Baba?"

"Efendim, Aden?"

Yerimde merakla kıpırdandım.

"Bana neden Aden ismini verdin?"

Çünkü diğer çocuklarının ismine annem, benimkine ise babam karar vermişti.

Fırat sorum karşısında şaşırırken, babam güçlü kahkahasıyla odayı doldurdu.

"Yoksa annen ismini karadeniz koyacaktı, o yüzden kızım."

"Ne!?"

Annemin ifadesi anında değişti.

"Akdeniz, Hazar, Ege, Marmara ve Atlas da tercihlerim arasındaydı."

Şok içinde anneme baktım.

Fırat, "Başka nehir ismi yok muydu, denizlere açılmışsınız?" diye sordu.

Babam, "Hiçbiri kız ismi değildi." diye cevap verdi..

"Tabii ki annenizin saydığı bu isimleri kabul etmedim."

Annem omuz silkeledi.

"Sonuçta hepinizin ismine ben karar verdim, birine de Hamza Bey'in karar vermesi uygundu."

Annem ve babamın birbirine hanım ve bey diye hitap etmesine alışmıştım. Ama ben evliliğimde eşime daha yakın olmak istiyordum.

Aziz'le evlenecek olmam bu isteğimi yerle bir etmişti.

Annemle babam da anlaşmalı evlilik yapmıştı. Dediğim gibi bizim camiamızda bu, son derece normaldi. Ne yazık ki sevdiğiyle evlenen hiç yoktu.

Teşebbüs etmeye çalışanlar da, hem ailelerinden hem de ülkeden dışlanırdı. Yani buna kimse cüret edemezdi.

"Peki neden Dicle değil de, Aden?" diye sorunca annemle babam bana öylece bakakaldılar.

Annem heyecanlı şekilde babama dönerken, babam sadece yutkundu ve gözlerini kapattı.

"Ay bu hiç aklıma gelmemişti, Hamza Bey."

Annemin babama gözleri parlayarak bakması üzerine Fırat araya girdi.

"Anne! Sen menopoza hâlâ girmedin mi?"

Annem Gülizar kızgınlıkla, "Terbiyesiz! Sana ne benim menopozumdan? Anneyle nasıl konuşmak bu!?" dedi.

"Altıncıyı istemiyoruz, en küçüğümüz 23 yaşında."

Fırat kafasını hiddetle olumsuz olarak salladı.

"Torun bakacak yaştasın, sırf adını Dicle ya da Hazar koyabilmek için yeniden hamile kalamazsın."

Annem somurtarak arkasına yaslandı.

Babamsa uyarı dolu bakışlarını Fırat'ın üzerine sabitledi. Babam ne olursa olsun, kimsenin karısını üzmesini istemiyordu.

Babam Hamza, hem anneme hem de bize saygılı davranırdı.

"Bu annenizle benim aramdaki bir mesele, lütfen dahil olmayın."

Babam da başka bir çocuk istemiyordu, yine de karısı kendisine kırılmasın diye bizi uyarmıştı.

Fırat, "Müsaadenle baba, nişanlım Serra'yı alışverişe götüreceğim. Masadan ayrılıyorum." dedi.

Serra, Kılıç ailesinin kızlarından biriydi. Onun ailesi yasaklı madde işindeydi.

Aslında benden birkaç yaş büyük olan Ekin Kılıç'ın kız kardeşiydi.

Ben bu yüzden Ekin'le evlendirilirim diye düşünüyordum.

Instagram: ARK.Kitap | Yazar.Ruyam

RuyamG --- Profilimi muhakkak takip edin, sonraki bölümlerle ilgili kesitler gelecek!

Adettendir, kitaba başlangıç tarihinizi buraya yazabilirsiniz.

Bölümler kısa ancak günlük olarak gelecektir.

Bol bol yorum desteğinize ihtiyacım var, lütfen kitabımın önerilmesi ve diğer Kami okuyucularının görmesi için elinizden geldiği kadar çok yorum yapın.

Aden Özkan alışık olduğunuz karakterlerden biraz farklı, bakalım onu sevebilecek misiniz?

Bölüm sonu

16 yorum