İçeriğe geç

AHŞAP DOLAP

Bölüm 1 · 3 dk okuma

AHŞAP DOLAP

Bölüm 1

BEŞ EL SİLAH ALTI HAYAT

23 Haziran 2004

🍁

"Anne, Aybüke ve Emir'e göz kulak ol, olur mu? Oyuna dalıp geç yatmasınlar."

"Tamam yavrum. Aklınız burada kalmasın, siz eğlenmenize bakın."

Anneannemin iki katlı evinin merdivenlerinde, Emir'le birlikte yakalamaca oynuyorduk. Emir benden hızlı koştuğu için beni hep yakalıyordu, ancak ben ona bir türlü yetişemiyordum. Bugün Emel yenge ve Sedat dayımın evlilik yıl dönümüydü. Annem, babam ve birkaç arkadaşlarıyla kutlama yapacaklardı. Emir'le tüm gün bizi de kutlamaya götürmeleri için yalvarmış, ancak başarılı olamamıştık.

Emel yengem bir yandan çantasını arıyor, annem babama yanlış gömleği giydiği için kızıyor, Sedat dayım ise kapının önünde yavaş oldukları için söylenip duruyordu. Etrafı ise anneannemin yaptığı elmalı kurabiyenin kokusu sarmıştı. Yakalamaca oynamaktan çok sıkılmıştım. Kendimi halının üzerine bıraktım, bacaklarımı bağdaş kurup, tüm bu tantanayı izledim. Tam o sırada Emir önüme atlayıp, "Hadi saklambaç oynayalım." dedi. Hiçbir şey söylemeden başımla onayladım ve onu takip ettim. Anneannemin yatak odasına girdik,"Emir ben sayarım diye atlatıp saymaya başladı."

Ben de hızlıca ebelemek için anneannemin dolabının içine girdim. Anneannemin ahşaptan yapılmış kocaman bir gardırobu vardı. Giysiler dışında içerisine yorganlar ve büyük minderler de koyabiliyordu. Elimle ahşap oymasının dokusunu incelemeye başladım, bu sürede de Emir saymayı bitirmiş beni arıyordu. Ellerim dolabın tahtalarında gezinirken birden bir oyuk olduğunu fark ettim. Farklı bir deseni vardı ve bu desen sadece belli bir bölgede vardı, kalanı düz ahşaptı.

"BULDUM SENİ!"

Emir'in sesiyle birden irkildim. Emir'in kapağı açmasıyla birlikte gelen ışıktan gözlerim kamaşmıştı. Kısılmış gözlerle desenlere tekrardan bakarken, "Emir bak, burası farklı yapılmış." diyerek az önce keşfettiğim ahşap oymayı gösterdim.

"Hani neresi?" diyerek benim yanıma dolabın içine girdi. Emir'in girmesiyle dolabın kapağı kapandı. Ve kapanmasıyla büyük bir sesin tüm evde yankılanması bir olmuştu. Silah sesi... Sesin ardından evde yankılanan peş peşe gelen çığlık sesleri... "Emel!" Gelen bağırma sesi dayıma aitti... Emir, şok olmuş bir şekilde kısık ve ağlamaklı bir sesle, "Anne." dedi. Biz daha ne olduğunu anlamadan dolaptan çıkmak isterken bir el silah sesi daha kulaklarımızda yankılandı. Sesin korkusuyla Emir'le birbirimize sarıldık. Çığlık sesleri yankılanmaya devam ediyordu. Bacaklarım titriyordu, sesim çıkmıyor, adeta boğuluyordum. Emir bana sıkı sıkı sarılmış, aynı benim gibi titriyordu. Beş el silah sesi daha gelmişti. Son sesten sonra çığlık atan kalmamıştı... Boğuk bir adam sesi anneannemin ahşap evinin koridorlarında yankılandı.

"Evdeki herkes temizlendi mi?" Adamın sesine karşılık olarak bir ses daha geldi.

"Evet, bitti. Diğer odalarda kimse yoktu."

Ses çıkarmamak için adeta nefesimi tutmuş, sıkı sıkı Emir'e sarılmıştım. Emir ses çıkarmıyordu ancak boynumda hissettiğim ıslaklıktan ağladığını anlıyordum. O pozisyonda ne kadar süre kaldık bilmiyorum. Saatler, hatta günler bile geçmiş olabilirdi. Korkum sürekli artıyor, ne olduğunu ve ne olacağını daha beteri sıranın bizde olup olmadığını merak ediyordum. Allah'a bunların korkunç bir rüya olması için yalvarıyordum. Aradan dakikalar, belki saatler geçe dursun, bir çığlık sesi yükseldi. Her şeyin tekrardan başladığını düşünüp Emir'i bırakıp kulaklarımı ellerimle kapattım. Ve birden yatak odasının kapısı açıldı. Emir sessiz akıttığı gözyaşlarını daha fazla tutamayıp birden sesli ağlamaya başladı. Bir elime kulağımı kapatırken diğer elimi Emir'in ağzına doğrultup Emir'i susturmaya çalıştım. Ve birden gardırobun kapağı açıldı. Sonumuzun geldiğini anlamış, tüm vücudumu kenetlemiş, gözlerimi sıkıca yummuştum.

"Emir."

"Aybüke."

Sesler yabancı değil, şefkat doluydu. Gözlerimi açtım. Ayhan abi ve Aslı ablaydı. Sesleri şefkat doluydu ancak gözlerinde büyük bir korku vardı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.