İçeriğe geç

AH BEN!

Bölüm 2 · 2 dk okuma

AH BEN!

Bölüm 2

İkinci Bölüm

"Evet burası tam olarak odam oluyor." Yatağın üstündeki kamerayı yavaşça sağa çevirerek, "İşte bu da ben. Ve işte böyle oldu. Zarfı açar açmaz ne kadar şaşırdığımı, bayıldığımdan anlayabilirsiniz. Sonuç mu? Sınavı kazandım fakat nasıl kazandığımı tahmin dahi edemezsiniz. Belkide çoktan tahmin ettiniz bile. Neyse öğrenmek için beni izlemeye devam edin."

"Yalnızca bir abonen var. O da dedeme ait. "

Hemen kamerayı kapatıp toparlandı. Çantasını sırtına alarak abisine doğru, kapıya yürüdü. Aynı hizzaya gelince keskin gözleri ile ona savaş açarcasına baktı. Adeta gözleri ile yaptığı bu savaşı bir kaç saniye içerisinde kazandı. Hoş, tekvando kursunda da onu çok dövdüğü olurdu."

Salona geçtiğinde dedesi kendisi için çok güzel yiyecekler hazırlamıştı. Fakat heyecandan yiyemedi. Tabi dedesi her zamanki gibi onu tıka basa doyurmayı başardı.

Özel üniversitenin önüne geldiğinde büyük bir gurur, mutluluk ve tüm bunları bastıran heyecan tüm hücrelerine kadar yayılmıştı. Kartını çıkarttı ve kampüse girmek için bariyerlerden birine okutup içeriye geçmek davrandı.

Yalnızca bir kaç saniye sonra bariyerin arasında sıkıştığını hisseder gibi oldu. O an yan tarafta duran görevli ile göz göze geldi. Adam gayet sakin ama ciddi bir tavırla.

"Vazgeç artık, geçemiyorsun."

"Ahh hayır hayır efendim, inanın bana bunu başarabilirim!"

"Kıracaksın bırak artık."

"Ama o okulda okuyorum, geçmem lazım."

Adam yan köşedeki geniş alanı gözleriyle gösterdi.

Güldü. "Ahh bu harika!" Dişlerini sıkarak, "Daha önce neden söylemediniz ki!"

"Kendi bedeninin farkında olmadığını bilemezdim."

"Gayet normal bir kiloya sahibim ben!"

"Elbette."

Bu defa çıkmak için son gücüyle yüklendi. O sırada iyi giyimli zengin öğrenciler, lüks araçlarından inip, yanından geçip gidiyorlardı. Geçerken de bir kaç saniye durup bakmayı hatta kimisi gülmeyi de ihmal etmiyordu.

Bu defa geri çıkmak için davrandı ancak ne ileriye ne de geriye doğru hareket edebiliyordu.

"Yardım edin lütfen, çıkamıyorum" dedi utana sıkıla.

Adam onu izlemekten keyif alıyor gibiydi.

Biraz sonra siyah bir araç okula yanaştı. Okyanus grubunun üyeleri tek tek indi. Her biri birbirinden şık giyimli, yakışıklı altı gençti. Onlar iner inmez okulun gerisinde duran genç kız hayranları bir anda çığlık atarak onlara doğru koşmaya başladı. Bu kız akınını durduranlar da her zamanki gibi korumaları oldu.

Haru, başındaki gözlüklerini gözlerine takarak,

"Bir gün, hayranlarım tarafından ezilebilme olasılığı beni korkutuyor!"

"Kendine gel Haru! O gördüğün kızların yüzde biri bile senin hayranın değil."

Haru dışında kalan herkes güldü. Sonra da bariyerleri geçip kampüse girdiler.

En son, arkadaşlarının ardından o da girdi. Bir kaç adımdan sonra durdu ve iki adım geri çıkıp hayatı boyunca gördüğü en tuhaf olay örgüsüne baktı. Gözlüklerini çenesine doğru çekerek,

"Kız ne işin var senin o daracık yerde..?"

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.