Sen söyle
nedendir bülbülün kışlardan değerli kanatları
insanlar nedendir onda çekinir
belki de insanlık bir teker gibi döner, dönüşümüz müdür biz yaşlardan ve makinalardan koparan
sırlar ipek bağlarken kollara
bir menekşe
bir menekşe düşüyor dağların yamacından inen kız çocuklarından
ve yıl birden 1966 oluveriyor
sokaklar daha dün gibi temiz
güvercinsiz bir ev arıyorum ve bulamıyorum daha yeni evlenmiş bir ev
çiftler arasında yok güvercinli olan ve neden
neden korkuluyor güvercinlerden
şapkalar, üniformalar, ünvanlar
hepsi korkutuyor insanlığı bacak aralarından çıkmayıncaya
ve böylece ocaklar her zamankinden hızlı kapanıyor
Hercaisiz bir aşk şimdi benziyor insanoğlu sanılmış topraktan örtülere
ve sen
söyleyemediğin korkular,
zeke
temiz sokaklarda güvercin aranırken bir polis amca geliyor yanıma
ayyaş gibiymişim
nedendir insanlık gibi
nedendir insanlık gibi kalayım zekeliğimin
onun tam da ortasında
Ve yıl yeniden 1966 oluveriyor
Kuşkonmazlarla örülü bir tarlanın tam ortasında uyanıyorum
hava sıcak, güneş batmaz ama ayakta da duramıyorken, zalim menekşelerimi getirmedim buraya,
ve amentü
insan inandı mı göklere
ben o kuşkonmaz tarlasındaydım
benim boyum onlardan uzundu, onlarınki de benden kısa
ve şimdi ayaklar üstünde durmak
zorlaşıyor dışarıdan bakmak zekeye
ardından bir kırç gelir doğudan
hayır bir araptan değil
daha çok köylü bir kırç gelir doğudan, dondurur kuşkonmazlarımı anında
bense bir makina olarak kaçıyorum yedi dehlizçesine
Ben böyle kaçarken kyo bir resmimi çekip bana veriyor
ve ben fotoğrafı yolladım sevgilime
O fotoğraf her yerdeydi
kimdi
nedendi benim sevgilim insanlık mı?
acıma boşuna mı yara kazandırdı o insan
insanlar bana
ve böylece ben utanıyorum zekeden
evlerin altına, insanlık adına yapılan zulme ve zamanında yazılmış şiirlere gizleniyorum
Yürüyorum gölgelerde, ve bir gölgeden süzülüyor
güvercinden zeke
bense bir gölgeyim
böylece yeniden ve yeniden
amentü
insanlık
başarılırsa bir gün dünyada kalkış izni
ve ben paraya bakardım, incelerdim üstündeki yedi kere yediyi
ve böylece ben yahudiydim
zekem ise bir almanken biz yeniden seviştik
çocuğumuz ise doğmadı
Sahi size kim söylemişti çocuğumuz olacağını
böylece menekşelerim dağdan şehre hücum ediyor
ve bayraklar asılıyor evler korunsun diye ama durmuyor menekşeler ve bastırıyorlar camiilere
ezan sesleri havalarda uçuşuyor "tanrı uludur" diye
ve kalk diyorum ben kendime
kalk ve al silahını eline ve çık dışarı
bir devrimcinin silahıdır asla inanmadığı tanrı
ve yavaşça ezan sesleri duruyor fakat susmuyor bayraklardan akar kanlar
böylece yıl yeniden 1966 oluyor
bense ikircikli değilim bu durumda
affı olmaz yaptıklarımın
ve af beni katil etme yolunda çok da ileriye götürmemişti
zekeliğim doğuştan katil bir bedendeydi ve kyo bunu çok iyi izlemişti
ve sıhat odur ki atlı bir şekilde gelir karşıma
böylece ateş nedir bilinmez
bey'-i mevkuf edemezliğini insanlığa göstermez
ve bir duvar
yıkılmayı hevesle bekleyen bir tiyatro salonu adeta
ve o günü gören insanlar ise, onu izleyemezdi ve karışırdı devrimin tam ortasına
ve yığınla toz karışmıştı dünyaya
böylece yedinci zoestik devrim başlamıştı insan aklında
ve ben zekeyi selamladım zoestik devrime ayak uydurmadan önce
o da bana selam verdi kyoyla güvercinleşmeden önce
böylece ingilizce kullanmamak namümkünoluyor yeni çağda
ve bir şarkı, biraz kürt, biraz birleştirci, biraz ırkçı
böylece sosyal yapıdan kopuluyor zoestik devrimle
makinalarla sevişilip
alman olmadan önce
ve böylece yıl 1966'dan şimdiye geliyor
kocaman senelerce süren zoestik devrim devam ederken bizde hala kuşkusuz sürdürüyor, ve bizde onu tozutuyorduk
akşam ezanında gelmediğim ev sessiz artık
kimliksiz
böylece bayrağı yeniden açıyoruz evlere
koskoca bayraklarımızı bir kırçtan korkmuyoruz artık
ve sende korkma
aklımda kaldığın gecelerdeki gibi

